<?xml version='1.0' encoding='UTF-8'?><?xml-stylesheet href="http://www.blogger.com/styles/atom.css" type="text/css"?><feed xmlns='http://www.w3.org/2005/Atom' xmlns:openSearch='http://a9.com/-/spec/opensearchrss/1.0/' xmlns:georss='http://www.georss.org/georss' xmlns:gd='http://schemas.google.com/g/2005' xmlns:thr='http://purl.org/syndication/thread/1.0'><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165</id><updated>2011-11-27T17:15:33.886-08:00</updated><category term='Gebelik ve Doğum'/><category term='Kadın'/><category term='Yemek Tarifleri'/><category term='Zayıflama'/><title type='text'>FİZİK  TEDAVİSİ  CİLT  BAKIMI</title><subtitle type='html'>fizik tedavisi,cilt bakımı,bitkisel tedavi,şifalı bitkiler,saç dökülmesi ve saç bakımı,diyet,zayıflama,kilo alma,erken boşalma,kadın hastalıkları</subtitle><link rel='http://schemas.google.com/g/2005#feed' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/posts/default'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default?max-results=100'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/'/><link rel='hub' href='http://pubsubhubbub.appspot.com/'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><generator version='7.00' uri='http://www.blogger.com'>Blogger</generator><openSearch:totalResults>82</openSearch:totalResults><openSearch:startIndex>1</openSearch:startIndex><openSearch:itemsPerPage>100</openSearch:itemsPerPage><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8198475121317266627</id><published>2010-06-26T13:46:00.000-07:00</published><updated>2010-06-26T13:47:20.566-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek Tarifleri'/><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Gebelik ve Doğum'/><title type='text'>Kadın Hastalıkları, Şifalı Bitkiler, Yemek Tarifleri</title><content type='html'>&lt;div class="menu"&gt;   &lt;div class="textwidget"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li class="cat-item  cat-item-4"&gt; &lt;a style="cursor: pointer;" title="Ağız Ve Diş Sağlığı kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;  Ağız Ve Diş Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-4"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Aile Hukuku kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/aile-hukuku/"&gt;  Aile Hukuku&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-103"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Akciğer – Karaciğer Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/"&gt;  Akciğer – Karaciğer Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item  cat-item-5"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Aşk Ve Evlilik kategorisi altındaki  tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/"&gt;  Aşk Ve Evlilik&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Bebek ve Çocuk Sağlığı kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;   Bebek ve Çocuk Sağlığı&lt;/a&gt;  &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-15"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eğlence kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/eglence/"&gt;   Eğlence&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-37"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Süt Bebeği kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/sut-bebegi/"&gt;    Süt Bebeği&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-41"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Yeni Doğan kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/yeni-dogan/"&gt;   Yeni Doğan&lt;/a&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-8"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Beslenme ve Diyet kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/beslenme-ve-diyet/"&gt;  Beslenme ve Diyet&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-210"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Beyin ve Kafa Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/beyin-ve-kafa-hastaliklari/"&gt;  Beyin ve Kafa Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-190"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Böbrek Hastalıkları kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bobrek-hastaliklari/"&gt;  Böbrek Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-9"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Bulaşıcı Hastalıklar kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bulasici-hastaliklar/"&gt;  Bulaşıcı Hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-11"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Cinsel Sağlık kategorisi altındaki  tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/cinsel-saglik/"&gt;   Cinsel Sağlık&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-206"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Deri ve Cilt Hastalıkları kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/deri-ve-cilt-hastaliklari/"&gt;  Deri ve Cilt Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-14"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eğitim ve Öğretim kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/egitim-ve-ogretim/"&gt;  Eğitim ve Öğretim&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-28"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eklem ve Kemik Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;  Eklem ve Kemik Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-17"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Göz Sağlığı Ve Bakımı kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/goz-sagligi-ve-bakimi/"&gt;  Göz Sağlığı Ve Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-18"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Güzellik Ve Cilt Bakımı kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/guzellik-ve-cilt-bakimi/"&gt;  Güzellik Ve Cilt Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-19"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hamilelik Gebelik Doğum kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/"&gt;  Hamilelik Gebelik Doğum&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-20"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hormon Hastalıkları kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hormon-hastaliklari/"&gt;   Hormon Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-21"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="İlk Yardım kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ilk-yardim/"&gt;  İlk Yardım&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-24"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kadınlarda Sosyal Yaşam kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kadinlarda-sosyal-yasam/"&gt;  Kadınlarda Sosyal Yaşam&lt;/a&gt;   &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-38"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Türk Ailesinde Kadının Yeri  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kadinlarda-sosyal-yasam/turk-ailesinde-kadinin-yeri/"&gt;   Türk Ailesinde Kadının Yeri&lt;/a&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-26"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kalp Ve Damar Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;  Kalp Ve Damar Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-98"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kanser Hastalıkları ve Tedavisi  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kanser-hastaliklari-ve-tedavisi/"&gt;  Kanser Hastalıkları ve Tedavisi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item  cat-item-192"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kulak Burun Boğaz Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;   Kulak Burun Boğaz Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item  cat-item-33"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Ruhsal ve Psikoloji Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ruhsal-ve-psikoloji-hastaliklari/"&gt;  Ruhsal ve Psikoloji Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item  cat-item-34"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Saç Sağlığı Ve Bakımı kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sac-sagligi-ve-bakimi/"&gt;  Saç Sağlığı Ve Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-218"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Sağlık kategorisi altındaki tüm  yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/"&gt;  Sağlık&lt;/a&gt;  &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-109"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hastalıklar ve Tedavileri  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/"&gt;   Hastalıklar ve Tedavileri&lt;/a&gt;   &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-209"&gt;    &lt;a style="cursor: pointer;" title="Enfeksiyon Hastalıkları kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;    Enfeksiyon Hastalıkları&lt;/a&gt;    &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-35"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Şeker Hastalığı kategorisi altındaki  tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/seker-hastaligi/"&gt;  Şeker Hastalığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-250"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Sindirim Sistemi Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sindirim-sistemi-hastaliklari/"&gt;  Sindirim Sistemi Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-36"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Solunum Yolları Hastalıkları  kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/solunum-yollari-hastaliklari/"&gt;  Solunum Yolları Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-39"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Örgü Dantel El İşleri" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/orgu-dantel-el-isleri/"&gt;Örgü  Dantel El İşleri&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-39"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Türk Düğün Gelenekleri kategorisi  altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/turk-dugun-gelenekleri/"&gt;  Türk Düğün Gelenekleri&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-211"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Zehirlenmeler kategorisi altındaki  tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/zehirlenmeler/"&gt;   Zehirlenmeler&lt;/a&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-211"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Şifalı Bitkiler" href="http://www.kadinlar.tc/sifali-bitkiler/"&gt;Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-211"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Süs Bitkileri" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sus-bitkileri/"&gt;Süs Bitkileri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-211"&gt;     &lt;div class="menu"&gt;&lt;h2 class="section-header"&gt;Yemek Tarifleri&lt;/h2&gt;&lt;ul&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/balik-yemekleri/" title="Balık Yemekleri"&gt;Balık Yemekleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/corba-tarifleri/" title="Çorba Tarifleri"&gt;Çorba Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/dolma-ve-sarma-tarifleri/" title="Dolma ve Sarma Tarifleri"&gt;Dolma ve Sarma Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/et-yemekleri/" title="Et Yemekleri"&gt;Et Yemekleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/" title="Hamur İşleri"&gt;Hamur İşleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/biskuvi-tarifleri/" title="Bisküvi Tarifleri"&gt;Bisküvi Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/borek-tarifleri/" title="Börek Tarifleri"&gt;Börek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/corek-tarifleri/" title="Çörek Tarifleri"&gt;Çörek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/kek-tarifleri/" title="Kek Tarifleri"&gt;Kek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/kurabiye-tarifleri/" title="Kurabiye Tarifleri"&gt;Kurabiye Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pasta-tarifleri/" title="Pasta Tarifleri"&gt;Pasta Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pide-tarifleri/" title="Pide Tarifleri"&gt;Pide Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pizza-tarifleri/" title="Pizza Tarifleri"&gt;Pizza Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pogaca-tarifleri/" title="Poğaça Tarifleri"&gt;Poğaça Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/kofte-tarifleri/" title="Köfte Tarifleri"&gt;Köfte Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/pastirma-ve-sucuklar/" title="Pastırma ve Sucuklar"&gt;Pastırma ve Sucuklar&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/pilav-tarifleri/" title="Pilav Tarifleri"&gt;Pilav Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/salata-tarifleri/" title="Salata Tarifleri"&gt;Salata Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/" title="Sebze Yemekleri"&gt;Sebze Yemekleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/" title="Tatlı Tarifleri"&gt;Tatlı Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tatli-tarifleri/helva-tarifleri/" title="Helva Tarifleri"&gt;Helva Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tavuklu-yemekler/" title="Tavuklu Yemekler"&gt;Tavuklu Yemekler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/yumurta-yemekleri/" title="Yumurta Yemekleri"&gt;Yumurta Yemekleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;         &lt;div class="menu"&gt;&lt;div&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/adiyaman-yemekleri/" class="tag-link-311" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Adıyaman Yemekleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/akne/" class="tag-link-307" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Akne&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/ardic/" class="tag-link-309" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Ardıç&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/ayak-hastaliklari/" class="tag-link-295" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Ayak Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/agrilar/" class="tag-link-301" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Ağrılar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/bakla/" class="tag-link-310" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Bakla&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/bagirsak-hastaliklari/" class="tag-link-293" title="10 konu" style="font-size: 13.4825pt; cursor: pointer;"&gt;Bağırsak Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/biskuviler/" class="tag-link-261" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Bisküviler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/borekler/" class="tag-link-217" title="58 konu" style="font-size: 20.6294pt; cursor: pointer;"&gt;Börekler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/ergenlik-donemi/" class="tag-link-317" title="10 konu" style="font-size: 13.4825pt; cursor: pointer;"&gt;Ergenlik Dönemi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/etli-yemekler/" class="tag-link-287" title="4 konu" style="font-size: 10.1538pt; cursor: pointer;"&gt;Etli Yemekler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/gogus-kanseri/" class="tag-link-303" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Göğüs Kanseri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/hamilelik-ve-dogurganlik/" class="tag-link-304" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Hamilelik ve Doğurganlık&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/hormon-tedavisi/" class="tag-link-302" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Hormon Tedavisi&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kaktus-bitkileri/" class="tag-link-273" title="81 konu" style="font-size: 22pt; cursor: pointer;"&gt;kaktüs bitkileri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kaktusler/" class="tag-link-272" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Kaktüsler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kan-hastaliklari/" class="tag-link-291" title="6 konu" style="font-size: 11.6224pt; cursor: pointer;"&gt;Kan Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kebaplar/" class="tag-link-314" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Kebaplar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kebap-tarifleri/" class="tag-link-313" title="4 konu" style="font-size: 10.1538pt; cursor: pointer;"&gt;Kebap Tarifleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kekler/" class="tag-link-251" title="23 konu" style="font-size: 16.8112pt; cursor: pointer;"&gt;kekler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kozmetikler/" class="tag-link-315" title="6 konu" style="font-size: 11.6224pt; cursor: pointer;"&gt;Kozmetikler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/krepler/" class="tag-link-269" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Krepler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kup-tarifleri/" class="tag-link-281" title="2 konu" style="font-size: 8pt; cursor: pointer;"&gt;Kup Tarifleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kurabiyeler/" class="tag-link-268" title="8 konu" style="font-size: 12.6014pt; cursor: pointer;"&gt;kurabiyeler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/kofteler/" class="tag-link-254" title="13 konu" style="font-size: 14.5594pt; cursor: pointer;"&gt;köfteler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/menopoz/" class="tag-link-290" title="8 konu" style="font-size: 12.6014pt; cursor: pointer;"&gt;Menopoz&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/mide-hastaliklari/" class="tag-link-292" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Mide Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/pastalar/" class="tag-link-282" title="2 konu" style="font-size: 8pt; cursor: pointer;"&gt;Pastalar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/patlican-yemekleri/" class="tag-link-312" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Patlıcan Yemekleri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/pideler/" class="tag-link-258" title="9 konu" style="font-size: 13.0909pt; cursor: pointer;"&gt;pideler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/pizzalar/" class="tag-link-264" title="4 konu" style="font-size: 10.1538pt; cursor: pointer;"&gt;pizzalar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/pogacalar/" class="tag-link-259" title="7 konu" style="font-size: 12.1119pt; cursor: pointer;"&gt;Poğaçalar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/salon-bitkileri/" class="tag-link-271" title="72 konu" style="font-size: 21.5105pt; cursor: pointer;"&gt;Salon Bitkileri&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/sarmasik-ve-dekoratif-bitkiler/" class="tag-link-275" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;sarmaşık ve dekoratif bitkiler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/simitler/" class="tag-link-253" title="2 konu" style="font-size: 8pt; cursor: pointer;"&gt;simitler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/sinus/" class="tag-link-297" title="4 konu" style="font-size: 10.1538pt; cursor: pointer;"&gt;Sinüs&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/sivilce/" class="tag-link-308" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Sivilce&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/sutlu-tatlilar/" class="tag-link-285" title="3 konu" style="font-size: 9.17482pt; cursor: pointer;"&gt;Sütlü Tatlılar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/tartlar/" class="tag-link-267" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;Tartlar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/tatlilar/" class="tag-link-283" title="11 konu" style="font-size: 13.8741pt; cursor: pointer;"&gt;Tatlılar&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/verem/" class="tag-link-294" title="4 konu" style="font-size: 10.1538pt; cursor: pointer;"&gt;Verem&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/yemek-tarifi-videolari/" class="tag-link-288" title="2 konu" style="font-size: 8pt; cursor: pointer;"&gt;yemek tarifi videoları&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/cicekli-bitkiler/" class="tag-link-274" title="19 konu" style="font-size: 16.028pt; cursor: pointer;"&gt;çiçekli bitkiler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/corekler/" class="tag-link-252" title="14 konu" style="font-size: 14.8531pt; cursor: pointer;"&gt;çörekler&lt;/a&gt; &lt;a href="http://www.kadinlar.tc/etiket/iltihap/" class="tag-link-296" title="5 konu" style="font-size: 10.9371pt; cursor: pointer;"&gt;İltihap&lt;/a&gt;&lt;/div&gt;         &lt;/div&gt;       &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;/div&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;/div&gt;   &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8198475121317266627?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8198475121317266627/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8198475121317266627' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8198475121317266627'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8198475121317266627'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2010/06/kadn-hastalklar-sifal-bitkiler-yemek.html' title='Kadın Hastalıkları, Şifalı Bitkiler, Yemek Tarifleri'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7844930606995559007</id><published>2010-06-26T13:32:00.003-07:00</published><updated>2010-06-26T13:32:37.175-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Zayıflama'/><title type='text'>Sağlık ve Diyet</title><content type='html'>&lt;div style="display: block;" class="t1 tab-content"&gt;     &lt;ul class="categories"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7003"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/a-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="A İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;A İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-683"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/" title="Ağız Ve Diş Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Ağız  Ve Diş Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6932"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/akciger-karaciger-dalak-hastaliklari/" title="Akciğer – Karaciğer – Dalak Hastalıkları kategorisi altındaki  tüm yazıları göster"&gt;Akciğer – Karaciğer – Dalak Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6607"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/alzheimer-hastaligi/" title="Alzheimer Hastalığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Alzheimer  Hastalığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6938"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/asalak-hastaliklari/" title="Asalak Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Asalak  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7012"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/b-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="B İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;B İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6939"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bagirsak-barsak-hastaliklari/" title="Bağırsak, Barsak Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Bağırsak, Barsak Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-5"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/" title="Bebek ve Çocuk Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Bebek  ve Çocuk Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-690"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/bel-ve-boyun-fitigi/" title="Bel Ve Boyun Fıtığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Bel  Ve Boyun Fıtığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-687"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/beslenme-ve-diyet/" title="Beslenme ve Diyet kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Beslenme  ve Diyet&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-678"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/beyin-hastaliklari/" title="Beyin Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Beyin  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-5041"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/bulasici-hastaliklar/" title="Bulaşıcı Hastalıklar kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Bulaşıcı  Hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7040"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/c-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="C İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;C İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-4338"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/" title="Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları kategorisi altındaki tüm  yazıları göster"&gt;Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-4"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cinsel-saglik/" title="Cinsel  Sağlık kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Cinsel Sağlık&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7041"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/d-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="D İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;D İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7050"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/e-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="E İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;E İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6997"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/eklem-ve-kemik-hastaliklari/" title="Eklem ve Kemik Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Eklem ve Kemik Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6929"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/enfeksiyon-hastaliklari/" title="Enfeksiyon Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Enfeksiyon Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-689"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/cinsel-saglik/ergenlik-donemi/" title="Ergenlik Dönemi kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Ergenlik  Dönemi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7048"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/f-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="F İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;F İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-895"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/" title="Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar kategorisi altındaki tüm  yazıları göster"&gt;Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7052"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/g-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="G İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;G İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-1840"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/gebelik/" title="Gebelik –  Hamilelik kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Gebelik – Hamilelik&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-691"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/goz-sagligi/" title="Göz  Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Göz Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-692"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/guzellik-ve-bakim/" title="Güzellik ve Bakım kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Güzellik  ve Bakım&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7042"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/h-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="H İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;H İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-359"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/" title="Hastalıklar kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-901"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar-ve-bitkisel-tedavisi/" title="Hastalıklar Ve Bitkisel Tedavi kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Hastalıklar Ve Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-148"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ic-hastaliklari/" title="İç Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;İç  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-688"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ilk-yardim/" title="İlk Yardım  kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;İlk Yardım&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7035"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/k-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="K İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;K İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-682"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kadin-sagligi/" title="Kadın  Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Kadın Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-679"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kalp-ve-damar-hastaliklari/" title="Kalp ve Damar Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Kalp ve Damar Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6915"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kan-ve-kan-hastaliklari/" title="Kan ve Kan Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Kan ve Kan Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-3064"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/kanser-hastaliklari/" title="Kanser Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Kanser  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-2352"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kisirlik/" title="Kısırlık kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Kısırlık&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-1822"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/" title="Kulak Burun Boğaz Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Kulak Burun Boğaz Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7053"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/n-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="N İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;N İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-681"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/ortapedi/" title="Ortapedi  kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Ortapedi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7045"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/p-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="P İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;P İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-677"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/psikoloji/" title="Psikoloji  kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Psikoloji&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7049"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/r-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="R İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;R İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-2401"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/ruh-ve-sinir-hastaliklari/" title="Ruh Ve Sinir Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Ruh Ve Sinir Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7038"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/s-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="S İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;S İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6600"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sac-sagligi-ve-sac-bakimi/" title="Saç Sağlığı Ve Saç Bakımı kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Saç Sağlığı Ve Saç Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-6263"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/saglikta-soru-cevap/" title="Sağlıkta Soru – Cevap kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Sağlıkta  Soru – Cevap&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7005"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/seker-hastaliklari/" title="Şeker Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Şeker  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-685"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/" title="Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Şifalı  Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-680"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sindirim-sistemi/" title="Sindirim Sistemi kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Sindirim  Sistemi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7044"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/hastaliklar/tansiyon-hastaliklari/" title="Tansiyon Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Tansiyon  Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-686"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/uroloji/" title="Üroloji  kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Üroloji&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7002"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/vucut-yapimiz/" title="Vücut  Yapımız kategorisi altındaki tüm yazıları göster"&gt;Vücut Yapımız&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7051"&gt;&lt;a style="cursor: pointer;" href="http://www.saglikvediyet.info/bolum/sifali-bitkiler/z-ile-baslayan-sifali-bitkiler/" title="Z İle Başlayan Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları  göster"&gt;Z İle Başlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;     &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7844930606995559007?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7844930606995559007/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7844930606995559007' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7844930606995559007'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7844930606995559007'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2010/06/saglk-ve-diyet.html' title='Sağlık ve Diyet'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-3424573543425946539</id><published>2009-10-03T12:36:00.000-07:00</published><updated>2009-10-03T12:39:47.924-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Yemek Tarifleri'/><title type='text'>Yemekler</title><content type='html'>&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://4.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/SseodlxEtTI/AAAAAAAAABg/Nxd7QpfGd5o/s1600-h/yemekler.jpg"&gt;&lt;img style="cursor: pointer; width: 272px; height: 240px;" src="http://4.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/SseodlxEtTI/AAAAAAAAABg/Nxd7QpfGd5o/s400/yemekler.jpg" alt="" id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388460705479701810" border="0" /&gt;&lt;/a&gt;
&lt;ul&gt;&lt;li&gt;
&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/corba-tarifleri/" title="Çorba Tarifleri"&gt;Çorba Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/dolma-ve-sarma-tarifleri/" title="Dolma ve Sarma Tarifleri"&gt;Dolma ve Sarma Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/" title="Hamur İşleri"&gt;Hamur İşleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/biskuvi-tarifleri/" title="Bisküvi Tarifleri"&gt;Bisküvi Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/borek-tarifleri/" title="Börek Tarifleri"&gt;Börek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/corek-tarifleri/" title="Çörek Tarifleri"&gt;Çörek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/kek-tarifleri/" title="Kek Tarifleri"&gt;Kek Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/kurabiye-tarifleri/" title="Kurabiye Tarifleri"&gt;Kurabiye Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pasta-tarifleri/" title="Pasta Tarifleri"&gt;Pasta Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pide-tarifleri/" title="Pide Tarifleri"&gt;Pide Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pizza-tarifleri/" title="Pizza Tarifleri"&gt;Pizza Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/hamur-isleri/pogaca-tarifleri/" title="Poğaça Tarifleri"&gt;Poğaça Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/kofte-tarifleri/" title="Köfte Tarifleri"&gt;Köfte Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/pilav-tarifleri/" title="Pilav Tarifleri"&gt;Pilav Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/salata-tarifleri/" title="Salata Tarifleri"&gt;Salata Tarifleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/sebze-yemekleri/" title="Sebze Yemekleri"&gt;Sebze Yemekleri&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;li&gt;&lt;a href="http://www.kadinlar.tc/kategori/yemek-tarifleri/tavuklu-yemekler/" title="Tavuklu Yemekler"&gt;Tavuklu Yemekler&lt;/a&gt;&lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-3424573543425946539?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/3424573543425946539/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=3424573543425946539' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3424573543425946539'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3424573543425946539'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2009/10/yemekler.html' title='Yemekler'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://4.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/SseodlxEtTI/AAAAAAAAABg/Nxd7QpfGd5o/s72-c/yemekler.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-4456115969089365975</id><published>2009-10-03T12:35:00.000-07:00</published><updated>2009-10-03T12:42:37.056-07:00</updated><category scheme='http://www.blogger.com/atom/ns#' term='Kadın'/><title type='text'>Kadın Hastalıkları</title><content type='html'>&lt;div class="textwidget"&gt;&lt;ul&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-3"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Ağız Ve Diş Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;  Ağız Ve Diş Sağlığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-4"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Aile Hukuku kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/aile-hukuku/"&gt;  Aile Hukuku&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-103"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Akciğer – Karaciğer Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/akciger-karaciger-hastaliklari/"&gt;  Akciğer – Karaciğer Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-5"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Aşk Ve Evlilik kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ask-ve-evlilik/"&gt;  Aşk Ve Evlilik&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-7"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Bebek ve Çocuk Sağlığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;  Bebek ve Çocuk Sağlığı&lt;/a&gt;  &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-15"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eğlence kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/eglence/"&gt;   Eğlence&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-37"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Süt Bebeği kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/sut-bebegi/"&gt;   Süt Bebeği&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-41"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Yeni Doğan kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bebek-ve-cocuk-sagligi/yeni-dogan/"&gt;   Yeni Doğan&lt;/a&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-8"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Beslenme ve Diyet kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/beslenme-ve-diyet/"&gt;  Beslenme ve Diyet&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-210"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Beyin ve Kafa Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" 
&lt;a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="http://3.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/Sseo72sOynI/AAAAAAAAABo/M0tPut0BB5U/s1600-h/kadindogum.jpg"&gt;&lt;img style="float:left; margin:0 10px 10px 0;cursor:pointer; cursor:hand;width: 398px; height: 400px;" src="http://3.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/Sseo72sOynI/AAAAAAAAABo/M0tPut0BB5U/s400/kadindogum.jpg" border="0" alt=""id="BLOGGER_PHOTO_ID_5388461225418869362" /&gt;&lt;/a&gt;
href="http://www.kadinlar.tc/kategori/beyin-ve-kafa-hastaliklari/"&gt;  Beyin ve Kafa Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-190"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Böbrek Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bobrek-hastaliklari/"&gt;  Böbrek Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-9"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Bulaşıcı Hastalıklar kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/bulasici-hastaliklar/"&gt;  Bulaşıcı Hastalıklar&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-11"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Cinsel Sağlık kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/cinsel-saglik/"&gt;  Cinsel Sağlık&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-206"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Deri ve Cilt Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/deri-ve-cilt-hastaliklari/"&gt;  Deri ve Cilt Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-14"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eğitim ve Öğretim kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/egitim-ve-ogretim/"&gt;  Eğitim ve Öğretim&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-28"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Eklem ve Kemik Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/eklem-ve-kemik-hastaliklari/"&gt;  Eklem ve Kemik Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-17"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Göz Sağlığı Ve Bakımı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/goz-sagligi-ve-bakimi/"&gt;  Göz Sağlığı Ve Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-18"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Güzellik Ve Cilt Bakımı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/guzellik-ve-cilt-bakimi/"&gt;  Güzellik Ve Cilt Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-19"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hamilelik Gebelik Doğum kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hamilelik-gebelik-dogum/"&gt;  Hamilelik Gebelik Doğum&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-20"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hormon Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/hormon-hastaliklari/"&gt;  Hormon Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-21"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="İlk Yardım kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ilk-yardim/"&gt;  İlk Yardım&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-24"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kadınlarda Sosyal Yaşam kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kadinlarda-sosyal-yasam/"&gt;  Kadınlarda Sosyal Yaşam&lt;/a&gt;  &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-38"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Türk Ailesinde Kadının Yeri kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kadinlarda-sosyal-yasam/turk-ailesinde-kadinin-yeri/"&gt;   Türk Ailesinde Kadının Yeri&lt;/a&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-26"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kalp Ve Damar Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kalp-ve-damar-hastaliklari/"&gt;  Kalp Ve Damar Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-98"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kanser Hastalıkları ve Tedavisi kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kanser-hastaliklari-ve-tedavisi/"&gt;  Kanser Hastalıkları ve Tedavisi&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-192"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Kulak Burun Boğaz Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/kulak-burun-bogaz-hastaliklari/"&gt;  Kulak Burun Boğaz Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-33"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Ruhsal ve Psikoloji Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/ruhsal-ve-psikoloji-hastaliklari/"&gt;  Ruhsal ve Psikoloji Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-34"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Saç Sağlığı Ve Bakımı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sac-sagligi-ve-bakimi/"&gt;  Saç Sağlığı Ve Bakımı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-218"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Sağlık kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/"&gt;  Sağlık&lt;/a&gt;  &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-109"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Hastalıklar ve Tedavileri kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/"&gt;   Hastalıklar ve Tedavileri&lt;/a&gt;   &lt;ul class="children"&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-209"&gt;    &lt;a style="cursor: pointer;" title="Enfeksiyon Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/hastaliklar-ve-tedavileri/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;    Enfeksiyon Hastalıkları&lt;/a&gt;    &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;   &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-35"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Şeker Hastalığı kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/seker-hastaligi/"&gt;  Şeker Hastalığı&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-250"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Sindirim Sistemi Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/sindirim-sistemi-hastaliklari/"&gt;  Sindirim Sistemi Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-36"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Solunum Yolları Hastalıkları kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/solunum-yollari-hastaliklari/"&gt;  Solunum Yolları Hastalıkları&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-39"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Türk Düğün Gelenekleri kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/turk-dugun-gelenekleri/"&gt;  Türk Düğün Gelenekleri&lt;/a&gt; &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-211"&gt;  &lt;a style="cursor: pointer;" title="Zehirlenmeler kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/zehirlenmeler/"&gt;  Zehirlenmeler&lt;/a&gt;  &lt;/li&gt;&lt;li class="cat-item cat-item-219"&gt;   &lt;a style="cursor: pointer;" title="Şifalı Bitkiler kategorisi altındaki tüm yazıları göster" href="http://www.kadinlar.tc/kategori/saglik/sifali-bitkiler/"&gt;   Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;  &lt;/li&gt;&lt;/ul&gt; &lt;/div&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-4456115969089365975?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/4456115969089365975/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=4456115969089365975' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4456115969089365975'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4456115969089365975'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2009/10/kadn-hastalklar.html' title='Kadın Hastalıkları'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><media:thumbnail xmlns:media='http://search.yahoo.com/mrss/' url='http://3.bp.blogspot.com/_Ec8xxDhEf90/Sseo72sOynI/AAAAAAAAABo/M0tPut0BB5U/s72-c/kadindogum.jpg' height='72' width='72'/><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7767253587424578455</id><published>2008-06-04T08:21:00.000-07:00</published><updated>2008-06-04T08:31:05.777-07:00</updated><title type='text'>AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI</title><content type='html'>Kategori: &lt;a title="Ağız Ve Diş Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/agiz-ve-dis-sagligi/"&gt;Ağız Ve Diş Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ağız Kokusu İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/agiz-kokusu/"&gt;Ağız Kokusu İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ağız Ve Dil İltihabı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/agiz-ve-dil-iltihabi/"&gt;Ağız Ve Dil İltihabı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ağız Yarasının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/agiz-yarasi/"&gt;Ağız Yarasının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Boğaz Üşütmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bogaz-usutmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Boğaz Üşütmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-bakimi/"&gt;Çocukların Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Apsesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-apsesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Apsesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Çürümesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-curumesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Çürümesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Eti Tahrişine Doğal Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-eti-tahrisine-dogal-tedavi/"&gt;Diş Eti Tahrişine Doğal Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Etleri İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-etleri-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Etleri İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Etleri Kanamasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-etleri-kanamasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Etleri Kanamasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Kireçlenmesinin Bitkisel Tedavasi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-kireclenmesinin-bitkisel-tedavasi/"&gt;Diş Kireçlenmesinin Bitkisel Tedavasi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş kurtçukların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pis-kurtcuklarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş kurtçukların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Parlaklığına Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-parlakligina-bitkisel-tedavi/"&gt;Diş Parlaklığına Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Sallanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-sallanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diş Sallanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Bebek ve Çocuk Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bebek-ve-cocuk-sagligi/"&gt;Bebek ve Çocuk Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeğiniz Havale  Geçiriyor ise Ne  yapmalısınız?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeginiz-havale-geciriyor-ise-ne-yapmalisiniz/"&gt;Bebeğiniz Havale Geçiriyor ise Ne yapmalısınız?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/benlik-ve-baskalari-dunyayi-tanima-sekli/"&gt;Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ağırlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/agirlik/"&gt;Ağırlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aile Geçmişinin Alınması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aile-gecmisinin-alinmasi/"&gt;Aile Geçmişinin Alınması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ani Bebek Ölümü Sendromu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ani-bebek-olumu-sendromu/"&gt;Ani Bebek Ölümü Sendromu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aort Daralması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aort-daralmasi/"&gt;Aort Daralması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aort Stenozu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aort-stenozu/"&gt;Aort Stenozu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Apgar Testi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/apgar-testi/"&gt;Apgar Testi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşırı Ağlama" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/asin-aglama/"&gt;Aşırı Ağlama&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım İlaçlarının Kullanım Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim-ilaclarinin-kullanim-sekli/"&gt;Astım İlaçlarının Kullanım Şekli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateş" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ates/"&gt;Ateş&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateş" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ates-2/"&gt;Ateş&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateşli Havale Nöbeti" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atesli-havale-nobeti/"&gt;Ateşli Havale Nöbeti&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateşli Nöbetler (Havale)" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atesli-nobetler-havale/"&gt;Ateşli Nöbetler (Havale)&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateşli Nöbetler (Havale)" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atesli-nobetler-havale-2/"&gt;Ateşli Nöbetler (Havale)&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateşsiz Havale" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atessiz-havale/"&gt;Ateşsiz Havale&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateşsiz Havale" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atessiz-havale-2/"&gt;Ateşsiz Havale&lt;/a&gt;
&lt;a title="Atriyal Septum Kusuru" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/atriyal-septum-kusuru/"&gt;Atriyal Septum Kusuru&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağırsak Hareketleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-hareketleri/"&gt;Bağırsak Hareketleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Barsak Tıkanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/barsak-tikanmasi/"&gt;Barsak Tıkanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeğe En uygun Giysiler Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebege-en-uygun-giysiler-nelerdir/"&gt;Bebeğe En uygun Giysiler Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeğin Bezinin Değiştirilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebegin-bezinin-degistirilmesi/"&gt;Bebeğin Bezinin Değiştirilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeğinizi Asla Yalnız Bırakmayın" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeginizi-asla-yalniz-birakmayin/"&gt;Bebeğinizi Asla Yalnız Bırakmayın&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeğinizin Üşümediğinden Nasıl Emin Olabilirsiniz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeginizin-usumediginden-nasil-emin-olabilirsiniz/"&gt;Bebeğinizin Üşümediğinden Nasıl Emin Olabilirsiniz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebek Aknesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebek-aknesi/"&gt;Bebek Aknesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebek Arabaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebek-arabalari/"&gt;Bebek Arabaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebek Karyolası Ve Yatağı Nasıl Olmalıdır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebek-karyolasi-ve-yatagi-nasil-olmalidir/"&gt;Bebek Karyolası Ve Yatağı Nasıl Olmalıdır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebek Nasıl Banyo Yaptırılır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebek-nasil-banyo-yaptirilir/"&gt;Bebek Nasıl Banyo Yaptırılır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebekler İçin Otomobil  İskemleleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebekler-icin-otomobil-iskemleleri/"&gt;Bebekler İçin Otomobil İskemleleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebekler İçin Uygun Oyuncaklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebekler-icin-uygun-oyuncaklar/"&gt;Bebekler İçin Uygun Oyuncaklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeklerde Bez Pişiği Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bez-pisigi/"&gt;Bebeklerde Bez Pişiği Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeklerin Normal Davranış Gelişimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerin-normal-davranis-gelisimi/"&gt;Bebeklerin Normal Davranış Gelişimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeklerin Refleksleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklerin-refleksleri/"&gt;Bebeklerin Refleksleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bebeklik Dönemindeki Genel Sorunlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bebeklik-donemindeki-genel-sorunlar/"&gt;Bebeklik Dönemindeki Genel Sorunlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Belirsiz Üreme Organları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/belirsiz-ureme-organlari/"&gt;Belirsiz Üreme Organları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Beyin Felci" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beyin-felci/"&gt;Beyin Felci&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bez Değiştirilmesi ve Bakımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bez-degistirilmesi-ve-bakimi/"&gt;Bez Değiştirilmesi ve Bakımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bez Pişiği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bez-pisigi-2/"&gt;Bez Pişiği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bez Pişiği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bez-pisigi-3/"&gt;Bez Pişiği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bıngıldak" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bingildak/"&gt;Bıngıldak&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bıngıldak (Fontanelle)" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bingildak-fontanelle/"&gt;Bıngıldak (Fontanelle)&lt;/a&gt;
&lt;a title="Büyük Damarların Transposizyonu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/buyuk-damarlarin-transposizyonu/"&gt;Büyük Damarların Transposizyonu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Büyüme Ağrıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/buyume-agrilari/"&gt;Büyüme Ağrıları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cildin Pullanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cildin-pullanmasi/"&gt;Cildin Pullanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/"&gt;Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellik Bilgileri Ve Cinsel Eğitim" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-bilgileri-ve-cinsel-egitim/"&gt;Cinsellik Bilgileri Ve Cinsel Eğitim&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsiyet Organı Kusurları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsiyet-organi-kusurlari/"&gt;Cinsiyet Organı Kusurları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cinsiyeti-nasil-belirlenir/"&gt;Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğun Öğrenme Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ogrenme-sorunlari/"&gt;Çocuğun Öğrenme Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğunuzun işitme Duyusunun Gelişimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugunuzun-isitme-duyusunun-gelisimi/"&gt;Çocuğunuzun işitme Duyusunun Gelişimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Egzamaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuk-egzamalari/"&gt;Çocuk Egzamaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Sağlığı Ve Okul Çağına Giriş" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-cagina-giris/"&gt;Çocuk Sağlığı Ve Okul Çağına Giriş&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklar Bisiklet kullanırken Nelere Dikkat Etmeli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bisiklet-kullanmada-ana-emniyet/"&gt;Çocuklar Bisiklet kullanırken Nelere Dikkat Etmeli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklar İçin Meyve ve Sebzeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meyve-ve-sebzeler/"&gt;Çocuklar İçin Meyve ve Sebzeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Astım Hastalığı Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Astım Hastalığı Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beslenme/"&gt;Çocuklarda Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Kardeş Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kardes-sorunlari/"&gt;Çocuklarda Kardeş Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Kaza ve incinmenin Tedavileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kaza-ve-incinme/"&gt;Çocuklarda Kaza ve incinmenin Tedavileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Sağlıklı Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beslenme-2/"&gt;Çocuklarda Sağlıklı Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Tehlike Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/"&gt;Çocuklarda Tehlike Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Uyku Gereksinimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku-gereksinimi/"&gt;Çocuklarda Uyku Gereksinimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Zeka Geriliği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zihinsel-gearilik/"&gt;Çocuklarda Zeka Geriliği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Bulaşıcı Hastalıklardan Korunması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;Çocukların Bulaşıcı Hastalıklardan Korunması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-bakimi/"&gt;Çocukların Diş Bakımı Nasıl Olmalıdır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Genel Bakımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/genel-bakim/"&gt;Çocukların Genel Bakımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Okul Çağındaki Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-caginda-normal-sorunlar/"&gt;Çocukların Okul Çağındaki Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Okul Döneminde Düzenli Kontrolü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/duzenli-kontrollar/"&gt;Çocukların Okul Döneminde Düzenli Kontrolü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-yasam-tarzlari/"&gt;Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diyafragmatik Fıtık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/diyafragmatik-fitik/"&gt;Diyafragmatik Fıtık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum/"&gt;Doğum&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-sonrasi-depresyon-ve-tedavi-sekli/"&gt;Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli&lt;/a&gt;
Kategori: Bebek ve Çocuk Sağlığı (continued)
&lt;a title="Doğum Yaralanmaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-yaralanmalari/"&gt;Doğum Yaralanmaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Down Sendromu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/down-sendromu/"&gt;Down Sendromu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dudak Yarıkları ve Damak Yarıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dudak-yariklari-ve-damak-yariklari/"&gt;Dudak Yarıkları ve Damak Yarıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Duruş ve Hareket Yeteneği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/durus-ve-hareket-yetenegi/"&gt;Duruş ve Hareket Yeteneği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Duyusal-Sinirsel İşitme Bozukluğu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/duyusai-sinirsel-isitme-bozuklugu/"&gt;Duyusal-Sinirsel İşitme Bozukluğu&lt;/a&gt;
&lt;a title="El ve Ayak Anomalileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/el-ve-ayak-anomalileri/"&gt;El ve Ayak Anomalileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Emzik Kullanılması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/emzik-kullanilmasi/"&gt;Emzik Kullanılması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Emzirmeye Karşı Biberon" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/emzirmeye-karsi-biberon/"&gt;Emzirmeye Karşı Biberon&lt;/a&gt;
&lt;a title="Epstein Kabarcıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/epstein-kabarciklari/"&gt;Epstein Kabarcıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fallot Dörtlüsü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fallot-dortlusu/"&gt;Fallot Dörtlüsü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fazla Sayıda Diş" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fazla-sayida-dis/"&gt;Fazla Sayıda Diş&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fazla Sayıda Meme Başı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fazla-sayida-meme-basi/"&gt;Fazla Sayıda Meme Başı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Galactosemia" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/galactosemia/"&gt;Galactosemia&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gecikmiş Psikomotor Gelişme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gecikmis-psikomotor-gelisme/"&gt;Gecikmiş Psikomotor Gelişme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gelişme Noktaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gelisme-noktalari/"&gt;Gelişme Noktaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Genel Bebek Bakımı Ve Güvenliği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/genel-bebek-bakimi-ve-guvenligi/"&gt;Genel Bebek Bakımı Ve Güvenliği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Genetik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/genetik/"&gt;Genetik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gerçek Zevkler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gercek-zevkler/"&gt;Gerçek Zevkler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göbeğin Bakımı Nasıl Olmalıdır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gobegin-bakimi-nasil-olmalidir/"&gt;Göbeğin Bakımı Nasıl Olmalıdır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göbek Fıtığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gobek-fitigi/"&gt;Göbek Fıtığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Görme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gorme/"&gt;Görme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Görmeye İlişkin Sorunlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gormeye-iliskin-sorunlar/"&gt;Görmeye İlişkin Sorunlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Donukluğu (Ambilopya)" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-donuklugu-ambilopya/"&gt;Göz Donukluğu (Ambilopya)&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gözler ve Kulakların Bakımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gozler-ve-kulaklarin-bakimi/"&gt;Gözler ve Kulakların Bakımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Güneşte ve Rüzgarda Bebeğin Bakımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/guneste-ve-ruzgarda-bebegin-bakimi/"&gt;Güneşte ve Rüzgarda Bebeğin Bakımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Güvenli Oyuncaklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/guvenli-oyuncaklar/"&gt;Güvenli Oyuncaklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hadım Edilme Korkusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hadim-edilme-korkusu/"&gt;Hadım Edilme Korkusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hareketlerin Gelişmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hareketlerin-gelismesi/"&gt;Hareketlerin Gelişmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalık Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastalik-belirtileri/"&gt;Hastalık Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalık Belirtileri ve İşaretleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastalik-belirtileri-ve-isaretleri/"&gt;Hastalık Belirtileri ve İşaretleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalık Yayılmasını önleme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastalik-yayilmasini-onleme/"&gt;Hastalık Yayılmasını önleme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalıklardan Korunma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastaliklardan-korunma/"&gt;Hastalıklardan Korunma&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayal Gücü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayal-gucu/"&gt;Hayal Gücü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayatın İlk Ayı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayatin-ilk-ayi/"&gt;Hayatın İlk Ayı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayatın İlk Ayı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayatin-ilk-ayi-2/"&gt;Hayatın İlk Ayı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hidrosefali" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hidrosefali/"&gt;Hidrosefali&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hirschsprung Hastalığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hirschsprung-hastaligi/"&gt;Hirschsprung Hastalığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="ishal" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishal/"&gt;ishal&lt;/a&gt;
&lt;a title="İshal" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishal-2/"&gt;İshal&lt;/a&gt;
&lt;a title="İshal ve Kabızlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishal-ve-kabizlik/"&gt;İshal ve Kabızlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="İsilik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isilik/"&gt;İsilik&lt;/a&gt;
&lt;a title="İşitme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isitme/"&gt;İşitme&lt;/a&gt;
&lt;a title="İşitme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isitme-2/"&gt;İşitme&lt;/a&gt;
&lt;a title="İşitme Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isitme-sorunlari/"&gt;İşitme Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kapalı Anüs" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kapali-anus/"&gt;Kapalı Anüs&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karın Ağrılarının Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yinelenen-karin-agrilari/"&gt;Karın Ağrılarının Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karışık İşitme Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karisik-isitme-bozukluklari/"&gt;Karışık İşitme Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kilo Almama Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kilo-almama-sorunlari/"&gt;Kilo Almama Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kişilik ve Davranışın Psikolojik Gelişimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisilik-ve-davranisin-psikolojik-gelisimi/"&gt;Kişilik ve Davranışın Psikolojik Gelişimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kızlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kizlar/"&gt;Kızlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Konjenitai Mide Barsak Sistemi Bozukluklan" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/konjenitai-mide-barsak-sistemi-bozukluklan/"&gt;Konjenitai Mide Barsak Sistemi Bozukluklan&lt;/a&gt;
&lt;a title="Konjenital İskelet Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/konjenital-iskelet-bozukluklari/"&gt;Konjenital İskelet Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Konjenital Kalp Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/konjenital-kalp-bozukluklari/"&gt;Konjenital Kalp Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Konuşma Becerisinin Gelişmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/konusma-becerisinin-gelismesi/"&gt;Konuşma Becerisinin Gelişmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kusma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kusma/"&gt;Kusma&lt;/a&gt;
&lt;a title="KUSMA" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kusma-2/"&gt;KUSMA&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kusma Ve Çıkarma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kusma-ve-cikarma/"&gt;Kusma Ve Çıkarma&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kusma ve Çıkarma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kusma-ve-cikarma-2/"&gt;Kusma ve Çıkarma&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Merkezi İşitme Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/merkezi-isitme-bozukluklari/"&gt;Merkezi İşitme Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Merkezi sinir Sistemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/merkezi-sinir-sistemi/"&gt;Merkezi sinir Sistemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Çıkışı Tıkanması (Pilorik Stenoz)" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-cikisi-tikanmasi-pilorik-stenoz/"&gt;Mide Çıkışı Tıkanması (Pilorik Stenoz)&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Milia" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/milia/"&gt;Milia&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nazolakrimal Kanalın Konjenital Olarak Tıkanıklığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nazolakrimal-kanalin-konjenital-olarak-tikanikligi/"&gt;Nazolakrimal Kanalın Konjenital Olarak Tıkanıklığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Negativizm Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/negativizm-nedir/"&gt;Negativizm Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Bebek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-bebek/"&gt;Normal Bebek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Bebek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-bebek-2/"&gt;Normal Bebek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Büyüme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-buyume/"&gt;Normal Büyüme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Büyüme Ve Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-buyume-ve-beslenme/"&gt;Normal Büyüme Ve Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Büyüme Ve Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-buyume-ve-beslenme-2/"&gt;Normal Büyüme Ve Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Gelişim" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-gelisim/"&gt;Normal Gelişim&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocuğun Besin İhtiyaçları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocugun-ne-kadar-ve-ne-cesit-besine-ihtiyaci-vardir/"&gt;Okul Öncesi Çocuğun Besin İhtiyaçları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocukta Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocukta-beslenme/"&gt;Okul Öncesi Çocukta Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocukta Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocukta-cinsellik/"&gt;Okul Öncesi Çocukta Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Patent Ductus Arteriosus" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/patent-ductus-arteriosus/"&gt;Patent Ductus Arteriosus&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pectus Excavatum" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pectus-excavatum/"&gt;Pectus Excavatum&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pişik Yanıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pisik-yaniklari/"&gt;Pişik Yanıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pişikler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pisikler/"&gt;Pişikler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Prematüre Bebekler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/premature-bebekler/"&gt;Prematüre Bebekler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Psikolojik Kişilik ve Davranış" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/psikolojik-kisilik-ve-davranis/"&gt;Psikolojik Kişilik ve Davranış&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pulmoner Stenoz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pulmoner-stenoz/"&gt;Pulmoner Stenoz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Safra Kanalı Tıkanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/safra-kanali-tikanmasi/"&gt;Safra Kanalı Tıkanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıklı Okul Yemeği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/oneriler-ebeveyn-ve-okul-gorevlilerine/"&gt;Sağlıklı Okul Yemeği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Salya Pişiği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/salya-pisigi/"&gt;Salya Pişiği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şaşılık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sasilik/"&gt;Şaşılık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şeker Hastası (Diyabetik) Annelerin Bebekleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/seker-hastasi-diyabetik-annelerin-bebekleri/"&gt;Şeker Hastası (Diyabetik) Annelerin Bebekleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ses iletimi Bozukluğu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ses-iletimi-bozuklugu/"&gt;Ses iletimi Bozukluğu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Soluk Alma Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soluk-alma-sorunlari/"&gt;Soluk Alma Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Solunum Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-bozukluklari/"&gt;Solunum Bozuklukları&lt;/a&gt;

Kategori: Bebek ve Çocuk Sağlığı (continued)
&lt;a title="Solunum ve Yoğun Bakım Birimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-ve-yogun-bakim-birimleri/"&gt;Solunum ve Yoğun Bakım Birimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Spina Bifida" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spina-bifida/"&gt;Spina Bifida&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sterilizasyon" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sterilizasyon/"&gt;Sterilizasyon&lt;/a&gt;
&lt;a title="Su Kaybı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/su-kaybi/"&gt;Su Kaybı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sünnet" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sunnet/"&gt;Sünnet&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sürekli Ağlama" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/surekli-aglama/"&gt;Sürekli Ağlama&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyku" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku/"&gt;Uyku&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyuma Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyuma-sorunlari/"&gt;Uyuma Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyuma Süreleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyuma-sureleri/"&gt;Uyuma Süreleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ventriküler Septum Kusuru" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ventrikuler-septum-kusuru/"&gt;Ventriküler Septum Kusuru&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yaygın Beslenme Uygulamaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaygin-beslenme-uygulamalari/"&gt;Yaygın Beslenme Uygulamaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yemek Borusu (Ösofagus) Tıkanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yemek-borusu-osofagus-tikanmasi/"&gt;Yemek Borusu (Ösofagus) Tıkanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğan Aşamasında Endişelenilen Özel Durumlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-asamasinda-endiselenilen-ozel-durumlar/"&gt;Yeni Doğan Aşamasında Endişelenilen Özel Durumlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğan Bebeğin Bakımı Nasıl Olmaldır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-bebegin-bakimi-nasil-olmaldir/"&gt;Yeni Doğan Bebeğin Bakımı Nasıl Olmaldır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğan Bebeğin Beslenmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-bebegin-beslenmesi/"&gt;Yeni Doğan Bebeğin Beslenmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğan Bebeklerde Uygulanması Gereken Kontroller" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-bebeklerde-uygulanmasi-gereken-kontroller/"&gt;Yeni Doğan Bebeklerde Uygulanması Gereken Kontroller&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğan Sarılığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogan-sariligi/"&gt;Yeni Doğan Sarılığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğmuş Bebeklerde İlaç Eksikliği Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogmus-bebeklerde-ilac-eksikligi-belirtileri/"&gt;Yeni Doğmuş Bebeklerde İlaç Eksikliği Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yeni Doğum Döneminde Endişe Duyulan Başlıca Konular" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yeni-dogum-doneminde-endise-duyulan-baslica-konular/"&gt;Yeni Doğum Döneminde Endişe Duyulan Başlıca Konular&lt;/a&gt;
&lt;a title="Zehirlenmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zehirlenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Zehirlenmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Zevk Belirtileri Ve Ağız Evresi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zevk-belirtileri-ve-agiz-evresi/"&gt;Zevk Belirtileri Ve Ağız Evresi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Bel Ve Boyun Fıtığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bel-ve-boyun-fitigi/"&gt;Bel Ve Boyun Fıtığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fıtığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fitigin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Fıtığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Beslenme ve Diyet" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/beslenme-ve-diyet/"&gt;Beslenme ve Diyet&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğunuzun Kilosunu Denetleme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugunuzun-kilosunu-denetleme/"&gt;Çocuğunuzun Kilosunu Denetleme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklar İçin Meyve ve Sebzeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meyve-ve-sebzeler/"&gt;Çocuklar İçin Meyve ve Sebzeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beslenme/"&gt;Çocuklarda Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Sağlıklı Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/beslenme-2/"&gt;Çocuklarda Sağlıklı Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hububat Nedir Ve Faydaları Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hububat/"&gt;Hububat Nedir Ve Faydaları Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocuğun Besin İhtiyaçları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocugun-ne-kadar-ve-ne-cesit-besine-ihtiyaci-vardir/"&gt;Okul Öncesi Çocuğun Besin İhtiyaçları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocukta Beslenme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocukta-beslenme/"&gt;Okul Öncesi Çocukta Beslenme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıklı Kalmanın Yolları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-kalmanin-yollari/"&gt;Sağlıklı Kalmanın Yolları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıklı Okul Yemeği" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/oneriler-ebeveyn-ve-okul-gorevlilerine/"&gt;Sağlıklı Okul Yemeği&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şişmanlığın Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanlik/"&gt;Şişmanlığın Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şişmanlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanlik-2/"&gt;Şişmanlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yaşam Biçiminizi Tahlil Edin" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yasam-biciminizi-tahlil-edin/"&gt;Yaşam Biçiminizi Tahlil Edin&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Bulaşıcı hastalıklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/bulasici-hastaliklar/"&gt;Bulaşıcı hastalıklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Bulaşıcı Hastalıklardan Korunması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/enfeksiyon-hastaliklari/"&gt;Çocukların Bulaşıcı Hastalıklardan Korunması&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/cilt-bakimi-ve-deri-hastaliklari/"&gt;Cilt Bakımı Ve Deri Hastalıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Deri ve Saç" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/deri-ve-sac/"&gt;Deri ve Saç&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyuzun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyuzun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Uyuzun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Varis İçin Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/varis-icin-bitkisel-tedavi/"&gt;Varis İçin Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yaralar İçin Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaralar-icin-bitkisel-tedavi/"&gt;Yaralar İçin Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Cinsel Sağlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/cinsel-saglik/"&gt;Cinsel Sağlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/benlik-ve-baskalari-dunyayi-tanima-sekli/"&gt;Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşk Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-nedir/"&gt;Aşk Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşk Ve Mutluluk" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/"&gt;Aşk Ve Mutluluk&lt;/a&gt;
&lt;a title="Başka Sapmalar Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/baska-sapmalar-nelerdir/"&gt;Başka Sapmalar Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/belirli-donemlerde-kendini-tutma-yontemleri/"&gt;Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bilinçaltı,Benlik Ve Benlik Üstü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilincaltibenlik-ve-benlik-ustu/"&gt;Bilinçaltı,Benlik Ve Benlik Üstü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bunalımlı Çağ Ve Yaşlılık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bunalimli-cag-ve-yaslilik/"&gt;Bunalımlı Çağ Ve Yaşlılık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Canlılarda Cinsiyet Nasıl Belirlenir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/canlilarda-cinsiyet-nasil-belirlenir/"&gt;Canlılarda Cinsiyet Nasıl Belirlenir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Canlılarda Kromozom Aksaklıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/canlilarda-kromozom-aksakliklari/"&gt;Canlılarda Kromozom Aksaklıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Bezlerin Ve Üreme Organlarının Meydana Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-bezlerin-ve-ureme-organlarinin-meydana-gelmesi/"&gt;Cinsel Bezlerin Ve Üreme Organlarının Meydana Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/"&gt;Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Doyumun Fizyolojisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/"&gt;Cinsel Doyumun Fizyolojisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Farklılaşma Neden Olur" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-farklilasma-neden-olur/"&gt;Cinsel Farklılaşma Neden Olur&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Gelişimde Davranış Farkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gelisimde-davranis-farklari/"&gt;Cinsel Gelişimde Davranış Farkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Güçsüzlük" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gucsuzluk/"&gt;Cinsel Güçsüzlük&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-hormonlarin-etkinlik-bicimi/"&gt;Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel İçgüdü Ve Toplumsal Kurallar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-icgudu-ve-toplumsal-kurallar/"&gt;Cinsel İçgüdü Ve Toplumsal Kurallar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-iliskilerin-fizyolojisi/"&gt;Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel İstismar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-istismar/"&gt;Cinsel İstismar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-olgunluk-ve-cinsel-yasam/"&gt;Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/"&gt;Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-soguklugun-tedavisinde-iyilesme-donemi/"&gt;Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Soğukluk" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/"&gt;Cinsel Soğukluk&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellik Bilgileri Ve Cinsel Eğitim" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-bilgileri-ve-cinsel-egitim/"&gt;Cinsellik Bilgileri Ve Cinsel Eğitim&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellik Ve Başka Duyular" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/"&gt;Cinsellik Ve Başka Duyular&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-baskimi-hosgoru-mu/"&gt;Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Dokunma Yoluyla Uyarma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/"&gt;Cinsellikte Dokunma Yoluyla Uyarma&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-erken-bosalmanin-sebepleri/"&gt;Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çıplaklık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ciplaklik/"&gt;Çıplaklık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cinsiyeti-nasil-belirlenir/"&gt;Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Düşürmenin Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuk-dusurmenin-yontemleri/"&gt;Çocuk Düşürmenin Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-yasam-tarzlari/"&gt;Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrol-haplarinin-faydalari-ve-zararlari/"&gt;Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrolunun-psikolojik-yanlari/"&gt;Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-sonrasi-depresyon-ve-tedavi-sekli/"&gt;Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğumların Sınırlandırılması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogumlarin-sinirlandirilmasi/"&gt;Doğumların Sınırlandırılması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğuştan Kusurlar Ve Bilinmeyen Urlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/"&gt;Doğuştan Kusurlar Ve Bilinmeyen Urlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doktorun Öngördüğü İncelemeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/doktorun-ongordugu-incelemeler/"&gt;Doktorun Öngördüğü İncelemeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dusugun-ortaya-cikisi-ve-sebepleri/"&gt;Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Embriyon Aşılama Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/embriyon-asilama-yontemleri/"&gt;Embriyon Aşılama Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-ereksiyon-sorunu-ve-tedavisi/"&gt;Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkekte Cinsel Davranış Biçimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkekte-cinsel-davranis-bicimleri/"&gt;Erkekte Cinsel Davranış Biçimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erken Meni Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erken-meni-gelmesi/"&gt;Erken Meni Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erotik-ruralar-ve-uykuda-meni-gelmesi/"&gt;Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Evlilik Dışı İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-disi-iliskiler/"&gt;Evlilik Dışı İlişkiler&lt;/a&gt;

Kategori: Cinsel Sağlık (continued)
&lt;a title="Evlilik İlişkileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-iliskileri/"&gt;Evlilik İlişkileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-oncesi-cinsel-iliskiler/"&gt;Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fahişelerle Kurulan Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fahiselerle-kurulan-cinsel-iliskiler/"&gt;Fahişelerle Kurulan Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Flört Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/flort-nedir/"&gt;Flört Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemede-gomlek-dugmesinden-modern-kapaga/"&gt;Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemenin-en-eski-yontemleri/"&gt;Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onleyici-mekanik-alet-ve-araclar/"&gt;Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-bitimi-ve-dogumun-gerceklesmesi/"&gt;Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/"&gt;Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gerçek Zevkler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gercek-zevkler/"&gt;Gerçek Zevkler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hadım Edilme Korkusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hadim-edilme-korkusu/"&gt;Hadım Edilme Korkusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalıkların Etkileri Ve Tedavi Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastaliklarin-etkileri-ve-tedavi-bicimi/"&gt;Hastalıkların Etkileri Ve Tedavi Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayvanlarla-kurulan-cinsel-iliskiler/"&gt;Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Homoseksüel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/homoseksuel-iliskiler/"&gt;Homoseksüel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Homoseksüellik Ve Andre Gide" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/homoseksuellik-ve-andre-gide/"&gt;Homoseksüellik Ve Andre Gide&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hoşgörünün Sınırları Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/"&gt;Hoşgörünün Sınırları Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="İç Salgıbezi Bozukluklarının Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ic-salgibezi-bozukluklarinin-tedavisi/"&gt;İç Salgıbezi Bozukluklarının Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrar-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insan-vucudunun-yeniden-kesfedilmesi/"&gt;İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insanlarda-cinsiyetin-belirlenmesi/"&gt;İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadın Hakları Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadin-haklari-ve-cinsellik/"&gt;Kadın Hakları Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadında Cinsel Davranış  Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/"&gt;Kadında Cinsel Davranış Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/"&gt;Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınların Cinselliğe Bakış Açıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/"&gt;Kadınların Cinselliğe Bakış Açıları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınlık Kompleksi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlik-kompleksi/"&gt;Kadınlık Kompleksi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlastima-ve-en-uygun-yontemler/"&gt;Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/"&gt;Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/"&gt;Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Köroğlu Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/koroglu-macununun-faydalari/"&gt;Köroğlu Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mahmudin Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mahmudin-macununun-faydalari/"&gt;Mahmudin Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mahremlik Tabusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mahremlik-tabusu/"&gt;Mahremlik Tabusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Makat Evresi Ve Makat Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/makat-evresi-ve-makat-sagligi/"&gt;Makat Evresi Ve Makat Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mastürbasyon Nedir Faydaları Ve Zararları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/masturbasyon-nedir-faydalari-ve-zararlari/"&gt;Mastürbasyon Nedir Faydaları Ve Zararları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Moda Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/moda-ve-cinsellik/"&gt;Moda Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Narsisizm Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/narsisizm-nedir/"&gt;Narsisizm Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Cinsel İlişki Kavramı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-cinsel-iliski-kavrami/"&gt;Normal Cinsel İlişki Kavramı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Okul Öncesi Çocukta Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-oncesi-cocukta-cinsellik/"&gt;Okul Öncesi Çocukta Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Olgunluğa Doğru Giden Yol" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/olgunluga-dogru-giden-yol/"&gt;Olgunluğa Doğru Giden Yol&lt;/a&gt;
&lt;a title="Özgürlükten Başıbozukluğa" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ozgurlukten-basibozukluga/"&gt;Özgürlükten Başıbozukluğa&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ruhsal-hataliklar-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sarı Cisim Yetersizliği Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sari-cisim-yetersizligi-nedir/"&gt;Sarı Cisim Yetersizliği Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şehvet Ve Platonik Aşk Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sehvet-ve-platonik-ask-nedir/"&gt;Şehvet Ve Platonik Aşk Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/"&gt;Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spermatozoit-oldurucu-maddeler-nelerdir/"&gt;Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Toplu Sevişmeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/toplu-sevismeler/"&gt;Toplu Sevişmeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Üreme Ve Kalıtım" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ureme-ve-kalitim/"&gt;Üreme Ve Kalıtım&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyarıcı Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyarici-sifali-bitkiler/"&gt;Uyarıcı Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Vitaminlerin Etkileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/vitaminlerin-etkileri-2/"&gt;Vitaminlerin Etkileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yapay(Sunni)Döllenme Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yapaysunnidollenme-yontemleri/"&gt;Yapay(Sunni)Döllenme Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yaşama Karşı Aşk" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yasama-karsi-ask/"&gt;Yaşama Karşı Aşk&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yaşlıların Gücünü Artıran Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yaslilarin-gucunu-artirmak-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Yaşlıların Gücünü Artıran Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Zevk Belirtileri Ve Ağız Evresi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zevk-belirtileri-ve-agiz-evresi/"&gt;Zevk Belirtileri Ve Ağız Evresi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Çocuklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/cocuklar/"&gt;Çocuklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fiziksel Hastalıklar ve Hastaneyle İlgilenmek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-hastaliklar-ve-hastaneyle-ilgilenmek/"&gt;Fiziksel Hastalıklar ve Hastaneyle İlgilenmek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadın Hakları Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadin-haklari-ve-cinsellik/"&gt;Kadın Hakları Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kardeş ve Akran ilişkilerinde Zorluklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kardes-ve-akran-iliskilerinde-zorluklar/"&gt;Kardeş ve Akran ilişkilerinde Zorluklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kişilik ve Davranışların Psikolojik Gelişimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisilik-ve-davranislarin-psikolojik-gelisimi/"&gt;Kişilik ve Davranışların Psikolojik Gelişimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Psikolojik Gelişme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-psikolojik-gelisme/"&gt;Normal Psikolojik Gelişme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şişmanlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanlik-2/"&gt;Şişmanlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yinelenen Baş Ağrıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yinelenen-bas-agrilari/"&gt;Yinelenen Baş Ağrıları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Zehirlenmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/zehirlenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Zehirlenmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Ergenlik Dönemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/ergenlik-donemi/"&gt;Ergenlik Dönemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Büyüme Ağrıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/buyume-agrilari/"&gt;Büyüme Ağrıları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Güçsüzlük" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gucsuzluk/"&gt;Cinsel Güçsüzlük&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-olgunluk-ve-cinsel-yasam/"&gt;Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/"&gt;Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ergenlik Sivilcelerinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ergenlik-sivilcelerinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ergenlik Sivilcelerinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ergenlik Sorunları İçin Şifalı bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ergenlik-sorunlari-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Ergenlik Sorunları İçin Şifalı bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erotik-ruralar-ve-uykuda-meni-gelmesi/"&gt;Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-oncesi-cinsel-iliskiler/"&gt;Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Flört Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/flort-nedir/"&gt;Flört Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Büyüme ve Gelişme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-buyume-ve-gelisme/"&gt;Normal Büyüme ve Gelişme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Cinsel İlişki Kavramı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-cinsel-iliski-kavrami/"&gt;Normal Cinsel İlişki Kavramı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Yinelenen Baş Ağrıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/yinelenen-bas-agrilari/"&gt;Yinelenen Baş Ağrıları&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/fizik-tedavisi-ve-fiziki-hastaliklar/"&gt;Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aktif Yaşam Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aktif-yasam-bicimi/"&gt;Aktif Yaşam Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bası Kırığı Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/basi-kirigi-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Bası Kırığı Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Biyolojik saatinizi Kontrol Ediniz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/biyolojik-saatinizi-kontrol-ediniz/"&gt;Biyolojik saatinizi Kontrol Ediniz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Burkulma Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Burkulma Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersiz Çeşitleri Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersiz-cesitleri-nelerdir/"&gt;Egzersiz Çeşitleri Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersiz İçin Bazı İpuçları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersiz-icin-bazi-ipuclari/"&gt;Egzersiz İçin Bazı İpuçları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersize  Başlangıç" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersize-baslangic/"&gt;Egzersize Başlangıç&lt;/a&gt;
&lt;a title="Felç Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/felc-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Felç Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fiziksel Hastalıklar ve Hastaneyle İlgilenmek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-hastaliklar-ve-hastaneyle-ilgilenmek/"&gt;Fiziksel Hastalıklar ve Hastaneyle İlgilenmek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fiziksel Sağlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-saglik/"&gt;Fiziksel Sağlık&lt;/a&gt;

Kategori: Fizik Tedavisi Ve Fiziki Hastalıklar (continued)
&lt;a title="Fiziksel Ve Zihinsel Sağlığın Geliştirilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-ve-zihinsel-sagligin-gelistirilmesi/"&gt;Fiziksel Ve Zihinsel Sağlığın Geliştirilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamile-kalmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelikte-gerginligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hazimsizligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İncinmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/incinmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İncinmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalça Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalca-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalça Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kas Krampları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-kramplari-ve-tedavisi/"&gt;Kas Krampları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemikler ve Eklemler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemikler-ve-eklemler/"&gt;Kemikler ve Eklemler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kireçlenmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kireclenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kireçlenmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Krampın Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/krampin-tedavisi/"&gt;Krampın Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulunç Ağrısına Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulunc-agrisina-bitkisel-tedavi/"&gt;Kulunç Ağrısına Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuriligi-kuvvetlendirmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-zedelenmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahatsız Bacak Sendromu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahatsiz-bacak-sendromu/"&gt;Rahatsız Bacak Sendromu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/romatizmal-ve-siyatik-hastaliklarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-geriliminin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-kopmalarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Varis Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/varis-nedir/"&gt;Varis Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Varisin Cerrahi Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/varisin-cerrahi-tedavisi/"&gt;Varisin Cerrahi Tedavisi&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Gebelik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/gebelik/"&gt;Gebelik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/belirli-donemlerde-kendini-tutma-yontemleri/"&gt;Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Farklılaşma Neden Olur" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-farklilasma-neden-olur/"&gt;Cinsel Farklılaşma Neden Olur&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-baskimi-hosgoru-mu/"&gt;Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Düşürmenin Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuk-dusurmenin-yontemleri/"&gt;Çocuk Düşürmenin Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrol-haplarinin-faydalari-ve-zararlari/"&gt;Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrolunun-psikolojik-yanlari/"&gt;Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-sonrasi-depresyon-ve-tedavi-sekli/"&gt;Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğumların Sınırlandırılması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogumlarin-sinirlandirilmasi/"&gt;Doğumların Sınırlandırılması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dusugun-ortaya-cikisi-ve-sebepleri/"&gt;Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Embriyon Aşılama Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/embriyon-asilama-yontemleri/"&gt;Embriyon Aşılama Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-oncesi-cinsel-iliskiler/"&gt;Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemede-gomlek-dugmesinden-modern-kapaga/"&gt;Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemenin-en-eski-yontemleri/"&gt;Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onleyici-mekanik-alet-ve-araclar/"&gt;Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-bitimi-ve-dogumun-gerceklesmesi/"&gt;Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/"&gt;Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamile-kalmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelik Sancılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelik-sancilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelik Sancılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelik Sonrası Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelik-sonrasi-tedavi/"&gt;Hamilelik Sonrası Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelikte-gerginligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelikten Dolayı Şişliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelikten-dolayi-sisligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelikten Dolayı Şişliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İltihaplanmalara Karşı Koymanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/iltihaplanmalara-karsi-koymanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İltihaplanmalara Karşı Koymanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadın Hakları Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadin-haklari-ve-cinsellik/"&gt;Kadın Hakları Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlastima-ve-en-uygun-yontemler/"&gt;Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/"&gt;Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/"&gt;Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ruhsal-hataliklar-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sarı Cisim Yetersizliği Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sari-cisim-yetersizligi-nedir/"&gt;Sarı Cisim Yetersizliği Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spermatozoit-oldurucu-maddeler-nelerdir/"&gt;Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir&lt;/a&gt;
Kategori: &lt;a title="Genel Sağlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bolum/genel/"&gt;Genel Sağlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Abse Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/abse-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Abse Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/benlik-ve-baskalari-dunyayi-tanima-sekli/"&gt;Dünyayı Tanıma Benlik Ve Başkaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sigarayı Bırakma Süresi Ve Vücuda Etkisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigarayi-birakma-suresi-ve-vucuda-etkisi/"&gt;Sigarayı Bırakma Süresi Ve Vücuda Etkisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="(Şişlik)Kistin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sislikkistin-bitkisel-tedavisi/"&gt;(Şişlik)Kistin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Açık çıban hastalığının bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/acik-ciban-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Açık çıban hastalığının bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Acil Durumlarda Neler Yapılmalı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/acil-durumlarda-neler-yapilmali/"&gt;Acil Durumlarda Neler Yapılmalı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ada Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ada-cayinin-faydalari/"&gt;Ada Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ağız Ve Dil İltihabı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/agiz-ve-dil-iltihabi/"&gt;Ağız Ve Dil İltihabı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akasya Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akasya-cayinin-faydalari/"&gt;Akasya Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akciğer Kanamasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akciger-kanamasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Akciğer Kanamasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akciğer Ödeminin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akciger-odeminin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Akciğer Ödeminin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akciğer Sıkışması Ve Geğirmek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akciger-sikismasi-ve-gegirmek/"&gt;Akciğer Sıkışması Ve Geğirmek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akrep Sokmasında Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akrep-sokmasinda-bitkisel-tedavi/"&gt;Akrep Sokmasında Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aksırık Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aksirik-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Aksırık Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aktif Yaşam Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aktif-yasam-bicimi/"&gt;Aktif Yaşam Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akut Karın Ağrısı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akut-karin-agrisi/"&gt;Akut Karın Ağrısı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Akuttan Kroniğe" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/akuttan-kronige/"&gt;Akuttan Kroniğe&lt;/a&gt;
&lt;a title="Alerji" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/alerji/"&gt;Alerji&lt;/a&gt;
&lt;a title="Alerjit  Deri Hastalığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/alerjit-deri-hastaligi/"&gt;Alerjit Deri Hastalığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Alkol Bağımlılığı Ve Alkolden Kurtulma Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/alkol-bagimliligi-ve-alkolden-kurtulma-tedavisi/"&gt;Alkol Bağımlılığı Ve Alkolden Kurtulma Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Amber Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/amber-cayinin-faydalari/"&gt;Amber Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Anne Sütünü Çoğaltmak" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/anne-sutunu-cogaltmak/"&gt;Anne Sütünü Çoğaltmak&lt;/a&gt;
&lt;a title="Antikorların Rolü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/antikorlarin-rolu/"&gt;Antikorların Rolü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Apele İncelmesi İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/apele-incelmesi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Apele İncelmesi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Apele Romatizması için Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/apele-romatizmasi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Apele Romatizması için Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Apele Uyuşmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/apele-uyusmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Apele Uyuşmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ardıç Çayının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ardic-cayinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ardıç Çayının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Arpacık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/arpacik/"&gt;Arpacık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşerme" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aserme/"&gt;Aşerme&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşk Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-nedir/"&gt;Aşk Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aşk Ve Mutluluk" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ask-ve-mutluluk/"&gt;Aşk Ve Mutluluk&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim/"&gt;Astım&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım  Nefes Darlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim-nefes-darligi/"&gt;Astım Nefes Darlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım Hastalığında İyileşme Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim-hastaliginda-iyilesme-belirtileri/"&gt;Astım Hastalığında İyileşme Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım İçin Steroid İlaçlar Ne Kadar Güvenli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim-icin-steroid-ilaclar-ne-kadar-guvenli/"&gt;Astım İçin Steroid İlaçlar Ne Kadar Güvenli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astım İlaçlarının Kullanım Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astim-ilaclarinin-kullanim-sekli/"&gt;Astım İlaçlarının Kullanım Şekli&lt;/a&gt;
Kategori: Genel Sağlık (continued)
&lt;a title="Astıma Tanı Koymak" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astima-tani-koymak/"&gt;Astıma Tanı Koymak&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astımı Tetikleyici Sebepler Ve Korunma Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astimi-tetikleyici-sebepler-ve-korunma-sekli/"&gt;Astımı Tetikleyici Sebepler Ve Korunma Şekli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Astımın Sebepleri Nelerdir.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/astimin-sebepleri-nelerdir/"&gt;Astımın Sebepleri Nelerdir.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ateş Düşmesinin(Liziz) Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ates-dusmesininliziz-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ateş Düşmesinin(Liziz) Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ayak Kokusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ayak-kokusu/"&gt;Ayak Kokusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ayak Mantarı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ayak-mantari/"&gt;Ayak Mantarı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ayak Terlemesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ayak-terlemesi/"&gt;Ayak Terlemesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ayaklarda Nasır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ayaklarda-nasir/"&gt;Ayaklarda Nasır&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aybaşı Kanaması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aybasi-kanamasi/"&gt;Aybaşı Kanaması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Aybaşı Kesilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/aybasi-kesilmesi/"&gt;Aybaşı Kesilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bacaklarda Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bacaklarda-olusan-odemin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Bacaklarda Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bademcik İltihaplanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bademcik-iltihaplanmasi/"&gt;Bademcik İltihaplanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bademcik Şişmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bademcik-sismesi/"&gt;Bademcik Şişmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağırsak İltihabı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-iltihabi/"&gt;Bağırsak İltihabı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağırsak Kurdu Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-kurdu/"&gt;Bağırsak Kurdu Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağırsak Kurdunun (Kolit) bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-kurdunun-kolit-bitkisel-tedavisi/"&gt;Bağırsak Kurdunun (Kolit) bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağırsak Nezlesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagirsak-nezlesi/"&gt;Bağırsak Nezlesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bağışıklık Sisteminiz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bagisiklik-sisteminiz/"&gt;Bağışıklık Sisteminiz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Baldıran Çayının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/baldiran-cayinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Baldıran Çayının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Balgam Tedavisinde Kullanılan Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/balgam/"&gt;Balgam Tedavisinde Kullanılan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Balgam Ve Safra Hastalıkları için Şifalı Macun" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/balgam-ve-safra-hastaliklari-icin-sifali-macun/"&gt;Balgam Ve Safra Hastalıkları için Şifalı Macun&lt;/a&gt;
&lt;a title="Baş Dönmesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bas-donmesi/"&gt;Baş Dönmesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Başka Sapmalar Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/baska-sapmalar-nelerdir/"&gt;Başka Sapmalar Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/belirli-donemlerde-kendini-tutma-yontemleri/"&gt;Belirli Dönemlerde Kendini Tutma Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bilinçaltı,Benlik Ve Benlik Üstü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bilincaltibenlik-ve-benlik-ustu/"&gt;Bilinçaltı,Benlik Ve Benlik Üstü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bitlenmenin Bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bitlenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Bitlenmenin Bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Biyolojik saatinizi Kontrol Ediniz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/biyolojik-saatinizi-kontrol-ediniz/"&gt;Biyolojik saatinizi Kontrol Ediniz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Böbrekte Ağrının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bobrekte-agrinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Böbrekte Ağrının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Böcek Isırmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bocek-isirmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Böcek Isırmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Boğaz Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bogaz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Boğaz Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Boğuk Öksürüğün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/boguk-oksurugun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Boğuk Öksürüğün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Boşaltım Ve Organlarının Gelişime Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bosaltim-ve-organlarinin-gelisime-bicimi/"&gt;Boşaltım Ve Organlarının Gelişime Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Boyun Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/boyun-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Boyun Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Bunalımlı Çağ Ve Yaşlılık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bunalimli-cag-ve-yaslilik/"&gt;Bunalımlı Çağ Ve Yaşlılık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Burkulma Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burkulma-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Burkulma Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Burun Kanamasının Bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burun-kanamasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Burun Kanamasının Bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Burun Kızarmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burun-kizarmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Burun Kızarmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Burunda Et" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/burunda-et/"&gt;Burunda Et&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cankatar Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cankatar-macununun-faydalari/"&gt;Cankatar Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Canlılarda Kromozom Aksaklıkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/canlilarda-kromozom-aksakliklari/"&gt;Canlılarda Kromozom Aksaklıkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çarpıntının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/carpintinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çarpıntının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çavşir Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cavsir-cayinin-faydalari/"&gt;Çavşir Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çemen Yağının Bitkisel Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cemen-yaginin-bitkisel-faydalari/"&gt;Çemen Yağının Bitkisel Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çiçek Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cicek-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çiçek Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ciddi Hastalık Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ciddi-hastalik-belirtileri/"&gt;Ciddi Hastalık Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çiğdem Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cigdem-cayinin-faydalari/"&gt;Çiğdem Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ciğer Ve Safra Hastalıkların Tedavisi İçin Şifalı Macunlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ciger-ve-safra-hastaliklarin-tedavisi-icin-sifali-macunlar/"&gt;Ciğer Ve Safra Hastalıkların Tedavisi İçin Şifalı Macunlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cihangir Paşa Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cihangir-pasa-macununun-faydalari/"&gt;Cihangir Paşa Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cilt Kanserinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cilt-kanserinin-bikisel-tedavisi/"&gt;Cilt Kanserinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Bezlerin Ve Üreme Organlarının Meydana Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-bezlerin-ve-ureme-organlarinin-meydana-gelmesi/"&gt;Cinsel Bezlerin Ve Üreme Organlarının Meydana Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-birlesme-ve-birlesme-duruslari/"&gt;Cinsel Birleşme Ve Birleşme Duruşları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Doyumun Fizyolojisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-doyumun-fizyolojisi/"&gt;Cinsel Doyumun Fizyolojisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Farklılaşma Neden Olur" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-farklilasma-neden-olur/"&gt;Cinsel Farklılaşma Neden Olur&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Gelişimde Davranış Farkları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gelisimde-davranis-farklari/"&gt;Cinsel Gelişimde Davranış Farkları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Güçsüzlük" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-gucsuzluk/"&gt;Cinsel Güçsüzlük&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-hormonlarin-etkinlik-bicimi/"&gt;Cinsel Hormonların Etkinlik Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel İçgüdü Ve Toplumsal Kurallar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-icgudu-ve-toplumsal-kurallar/"&gt;Cinsel İçgüdü Ve Toplumsal Kurallar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-iliskilerin-fizyolojisi/"&gt;Cinsel İlişkilerin Fizyolojisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-olgunluk-ve-cinsel-yasam/"&gt;Cinsel Olgunluk Ve Cinsel Yaşam&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-organlar-evresi-ve-sagligi/"&gt;Cinsel Organlar Evresi Ve Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-soguklugun-tedavisinde-iyilesme-donemi/"&gt;Cinsel Soğukluğun Tedavisinde İyileşme Dönemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsel Soğukluk" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsel-sogukluk/"&gt;Cinsel Soğukluk&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellik Ve Başka Duyular" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellik-ve-baska-duyular/"&gt;Cinsellik Ve Başka Duyular&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-baskimi-hosgoru-mu/"&gt;Cinsellikte Baskımı Hoşgörü mü.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Dokunma Yoluyla Uyarma" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-dokunma-yoluyla-uyarma/"&gt;Cinsellikte Dokunma Yoluyla Uyarma&lt;/a&gt;
&lt;a title="Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cinsellikte-erken-bosalmanin-sebepleri/"&gt;Cinsellikte Erken Boşalmanın Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çıplaklık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ciplaklik/"&gt;Çıplaklık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocugun-cinsiyeti-nasil-belirlenir/"&gt;Çocuğun Cinsiyeti Nasıl Belirlenir.?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Düşürmenin Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuk-dusurmenin-yontemleri/"&gt;Çocuk Düşürmenin Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk İshalinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuk-ishalinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuk İshalinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuk Sağlığı Ve Okul Çağına Giriş" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-cagina-giris/"&gt;Çocuk Sağlığı Ve Okul Çağına Giriş&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklar Bisiklet kullanırken Nelere Dikkat Etmeli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/bisiklet-kullanmada-ana-emniyet/"&gt;Çocuklar Bisiklet kullanırken Nelere Dikkat Etmeli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Altını Islatmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-altini-islatmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Altını Islatmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Astım Hastalığı Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-astim-hastaligi-ve-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Astım Hastalığı Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Diş Çıkarmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-dis-cikarmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Diş Çıkarmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Çocuklarda Soğuk Algınlığının bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Tehlike Belirtileri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/cocuklarda-tehlike-belirtileri/"&gt;Çocuklarda Tehlike Belirtileri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocuklarda Uyku Gereksinimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku-gereksinimi/"&gt;Çocuklarda Uyku Gereksinimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Genel Bakımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/genel-bakim/"&gt;Çocukların Genel Bakımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Okul Çağındaki Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/okul-caginda-normal-sorunlar/"&gt;Çocukların Okul Çağındaki Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Okul Döneminde Düzenli Kontrolü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/duzenli-kontrollar/"&gt;Çocukların Okul Döneminde Düzenli Kontrolü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-yasam-tarzlari/"&gt;Çocukların Sağlıklı Yaşam Biçimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Çördük Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/corduk-cayinin-faydalari/"&gt;Çördük Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dalak Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dalaktan-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dalak Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dalgalanma Gösteren Belirtiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dalgalanma-gosteren-belirtiler/"&gt;Dalgalanma Gösteren Belirtiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/damar-sertliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Damar Sertliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Damla Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/damla-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Damla Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Defne Çayının Tedavi Ettiği Hastalıklar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/defne-cayinin-tedavi-ettigi-hastaliklar/"&gt;Defne Çayının Tedavi Ettiği Hastalıklar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Deniz Tutmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/deniz-tutmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Deniz Tutmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dere Otu Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dere-otu-yaginin-faydalari/"&gt;Dere Otu Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
Kategori: Genel Sağlık (continued)
&lt;a title="Dil Çıbanının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dil-cibaninin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dil Çıbanının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dil Felcinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dil-felcinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dil Felcinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dil Pelteliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dil-pelteliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dil Pelteliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dil Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dil-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dil Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dil Yarasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dil-yarasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dil Yarasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diş Kireçlenmesinin Bitkisel Tedavasi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dis-kireclenmesinin-bitkisel-tedavasi/"&gt;Diş Kireçlenmesinin Bitkisel Tedavasi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Diz Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/diz-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Diz Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dizanterinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dizanterinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Dizanterinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrol-haplarinin-faydalari-ve-zararlari/"&gt;Doğum Kontrol Haplarının Faydaları Ve Zararları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-kontrolunun-psikolojik-yanlari/"&gt;Doğum Kontrolünün Psikolojik Yanları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogum-sonrasi-depresyon-ve-tedavi-sekli/"&gt;Doğum Sonrası Depresyon Ve Tedavi Şekli&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğumların Sınırlandırılması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogumlarin-sinirlandirilmasi/"&gt;Doğumların Sınırlandırılması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doğuştan Kusurlar Ve Bilinmeyen Urlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dogustan-kusurlar-ve-bilinmeyen-urlar/"&gt;Doğuştan Kusurlar Ve Bilinmeyen Urlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Doktorun Öngördüğü İncelemeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/doktorun-ongordugu-incelemeler/"&gt;Doktorun Öngördüğü İncelemeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Dolaşım Sistemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dolasim-sistemi/"&gt;Dolaşım Sistemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/dusugun-ortaya-cikisi-ve-sebepleri/"&gt;Düşüğün Ortaya Çıkışı Ve Sebepleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzamanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzamanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Egzamanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersiz Çeşitleri Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersiz-cesitleri-nelerdir/"&gt;Egzersiz Çeşitleri Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersiz İçin Bazı İpuçları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersiz-icin-bazi-ipuclari/"&gt;Egzersiz İçin Bazı İpuçları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Egzersize  Başlangıç" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/egzersize-baslangic/"&gt;Egzersize Başlangıç&lt;/a&gt;
&lt;a title="Eklem Felcinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/eklem-felcinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Eklem Felcinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="El Ayak Mantarının (Kandidoz) Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/el-ayak-mantarinin-kandidoz-bitkisel-tedavisi/"&gt;El Ayak Mantarının (Kandidoz) Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="El Ayak Titremesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/el-ayak-titremesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;El Ayak Titremesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="El Ve Ayak Felci" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/el-ve-ayak-felci/"&gt;El Ve Ayak Felci&lt;/a&gt;
&lt;a title="Embriyon Aşılama Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/embriyon-asilama-yontemleri/"&gt;Embriyon Aşılama Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Embriyonun Gelişme Süresince Cinsel Hormonların Gücü" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/embriyonun-gelisme-suresince-cinsel-hormonlarin-gucu/"&gt;Embriyonun Gelişme Süresince Cinsel Hormonların Gücü&lt;/a&gt;
&lt;a title="Enfarktürs Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/enfarkturs-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Enfarktürs Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ergenlik Sivilcelerinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ergenlik-sivilcelerinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ergenlik Sivilcelerinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ergenlik Sorunları İçin Şifalı bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ergenlik-sorunlari-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Ergenlik Sorunları İçin Şifalı bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-ereksiyon-sorunu-ve-tedavisi/"&gt;Erkeklerde Ereksiyon Sorunu Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkeklerde-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Erkeklerde Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erkekte Cinsel Davranış Biçimleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erkekte-cinsel-davranis-bicimleri/"&gt;Erkekte Cinsel Davranış Biçimleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erken Meni Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erken-meni-gelmesi/"&gt;Erken Meni Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/erotik-ruralar-ve-uykuda-meni-gelmesi/"&gt;Erotik Rüralar Ve Uykuda Meni Gelmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/evlilik-oncesi-cinsel-iliskiler/"&gt;Evlilik Öncesi Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fahişelerle Kurulan Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fahiselerle-kurulan-cinsel-iliskiler/"&gt;Fahişelerle Kurulan Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Felç Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/felc-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Felç Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fesleğen Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/feslegen-cayinin-faydalari/"&gt;Fesleğen Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fıtığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fitigin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Fıtığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Fiziksel Sağlık" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/fiziksel-saglik/"&gt;Fiziksel Sağlık&lt;/a&gt;
&lt;a title="Frenginin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/frenginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Frenginin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gastiriğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gastirigin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Gastiriğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemede-gomlek-dugmesinden-modern-kapaga/"&gt;Gebeliği Önlemede Gömlek Düğmesinden Modern Kapağa&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onlemenin-en-eski-yontemleri/"&gt;Gebeliği Önlemenin En Eski Yöntemleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligi-onleyici-mekanik-alet-ve-araclar/"&gt;Gebeliği Önleyici Mekanik Alet Ve Araçlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-bitimi-ve-dogumun-gerceklesmesi/"&gt;Gebeliğin Bitimi Ve Doğumun Gerçekleşmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gebeligin-onlenmesi-ve-aile-planlanmasi/"&gt;Gebeliğin Önlenmesi Ve Aile Planlanması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Geğirmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gegirmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Geğirmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Genç Kalmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/genc-kalmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Genç Kalmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gerçek Zevkler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gercek-zevkler/"&gt;Gerçek Zevkler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göğüs Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gogus-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göğüs Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göğüs Tutulmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gogus-tutulmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göğüs Tutulmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="göz kapağı şişmesinin bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kapagi-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;göz kapağı şişmesinin bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Kapağı Titremesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kapagi-titremesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Kapağı Titremesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Kararmasının Bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kararmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Kararmasının Bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Kaşıntısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kasintisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Kaşıntısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Kızarmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-kizarmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Kızarmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Nezlesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-nezlesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Nezlesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Sulanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-sulanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Sulanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Tansiyonunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-tansiyonunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Tansiyonunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Titremesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-titremesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Titremesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göz Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goz-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göz Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göze Bağlı Baş Ağrısının bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goze-bagli-bas-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göze Bağlı Baş Ağrısının bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Göze Perde İnmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/goze-perde-inmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Göze Perde İnmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gripin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gripin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Gripin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Guatrın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/guatrin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Guatrın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Günlük Yaşamda Olanaksızı Beklemek" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gunluk-yasamda-olanaksizi-beklemek/"&gt;Günlük Yaşamda Olanaksızı Beklemek&lt;/a&gt;
&lt;a title="Gut Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/gut-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Gut Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hadım Edilme Korkusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hadim-edilme-korkusu/"&gt;Hadım Edilme Korkusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Halsizliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/halsizligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Halsizliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamile-kalmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamile Kalmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelik Sancılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelik-sancilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelik Sancılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelik Sonrası Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelik-sonrasi-tedavi/"&gt;Hamilelik Sonrası Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelikte-gerginligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelikte Gerginliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hamilelikten Dolayı Şişliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hamilelikten-dolayi-sisligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hamilelikten Dolayı Şişliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hararet Basmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hareket-basmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hararet Basmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hastalıkların Etkileri Ve Tedavi Biçimi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hastaliklarin-etkileri-ve-tedavi-bicimi/"&gt;Hastalıkların Etkileri Ve Tedavi Biçimi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hatmi Çiçeği Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hatmi-cicegi-cayinin-faydalari/"&gt;Hatmi Çiçeği Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hava Şişliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hava-sisliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hava Şişliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayvan Isırmalarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayvan-isirmalarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hayvan Isırmalarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hayvanlarla-kurulan-cinsel-iliskiler/"&gt;Hayvanlarla Kurulan Cinsel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hazimsizligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hazımsızlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hıçkırığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hickirigin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hıçkırığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hipokondrinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hipokondrinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Hipokondrinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Homoseksüel İlişkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/homoseksuel-iliskiler/"&gt;Homoseksüel İlişkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Homoseksüellik Ve Andre Gide" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/homoseksuellik-ve-andre-gide/"&gt;Homoseksüellik Ve Andre Gide&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hoşgörünün Sınırları Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hosgorunun-sinirlari-nelerdir/"&gt;Hoşgörünün Sınırları Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hüdhüd Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/hudhud-cayinin-faydalari/"&gt;Hüdhüd Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Humma Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/humma-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Humma Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Hüsnü Kabul Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/husnu-kabul-macununun-faydalari/"&gt;Hüsnü Kabul Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
Kategori: Genel Sağlık (continued)
&lt;a title="Huysuzluğun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/huysuzlugun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Huysuzluğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Huzursuzluğun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/huzursuzlugun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Huzursuzluğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İç Çıbanların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ic-cibanlarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İç Çıbanların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İç Kanamaların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ic-kanamalarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İç Kanamaların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrar Tutulmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrar-tutulmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrar Tutulmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrar-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrar Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrar Yollarının Daralmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrar-yollarinin-daralmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrar Yollarının Daralmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrarda Akıntının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrarda-akintinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrarda Akıntının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrarda Şekerin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrarda-sekerin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrarda Şekerin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İdrardaki Şekerin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/idrardaki-sekerin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İdrardaki Şekerin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İlaç Alımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilac-alimi/"&gt;İlaç Alımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="İlaç Kullanımı İçin Neleri Sormalıyız" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilac-kullanimi-icin-neleri-sormaliyiz/"&gt;İlaç Kullanımı İçin Neleri Sormalıyız&lt;/a&gt;
&lt;a title="İlaçların Güvenli Kullanımı Nasıl Olmalıdır" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilaclarin-guvenli-kullanimi-nasil-olmalidir/"&gt;İlaçların Güvenli Kullanımı Nasıl Olmalıdır&lt;/a&gt;
&lt;a title="İlaçların İçerdiği Maddeleri Biliyormuyuz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilaclarin-icerdigi-maddeleri-biliyormuyuz/"&gt;İlaçların İçerdiği Maddeleri Biliyormuyuz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ilgın Bitkisel Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ilgin-bitkisel-cayinin-faydalari/"&gt;Ilgın Bitkisel Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="İncinmelerin Tedavisi İçin Dinlenin" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/incinmelerin-tedavisi-icin-dinlenin/"&gt;İncinmelerin Tedavisi İçin Dinlenin&lt;/a&gt;
&lt;a title="İncinmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/incinmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İncinmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İncinmenin Provoke Edilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/incinmenin-provoke-edilmesi/"&gt;İncinmenin Provoke Edilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İnsan Isırmalarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insan-isirmalarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İnsan Isırmalarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insan-vucudunun-yeniden-kesfedilmesi/"&gt;İnsan Vücudunun Yeniden Keşfedilmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/insanlarda-cinsiyetin-belirlenmesi/"&gt;İnsanlarda Cinsiyetin Belirlenmesi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İshalden Korunmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishalden-korunmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İshalden Korunmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="ishalin bitkisel tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ishalin-bitkisel-tedavisi/"&gt;ishalin bitkisel tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Isınmak İçin Bitkisel Çay" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isinmak-icin-bitkisel-cay/"&gt;Isınmak İçin Bitkisel Çay&lt;/a&gt;
&lt;a title="İskorbüt Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/iskorbit-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İskorbüt Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ispazmoz (Kasılma)nın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ispazmoz-kasilmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ispazmoz (Kasılma)nın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="İsteri (Korku) Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/isteri-korku-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;İsteri (Korku) Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Jetlag Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/jetlag-nedir/"&gt;Jetlag Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kabakulağın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kabakulagin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kabakulağın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kabızlık (Peklik) Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kabizlik-peklik-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kabızlık (Peklik) Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kabızlık(Peklik )liğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kabizlikpeklik-ligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kabızlık(Peklik )liğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kabus Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kabus-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kabus Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadın Hakları Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadin-haklari-ve-cinsellik/"&gt;Kadın Hakları Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadında Cinsel Davranış  Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinda-cinsel-davranis-bozukluklari/"&gt;Kadında Cinsel Davranış Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinin-ve-erkegin-kisirlik-sorunlari/"&gt;Kadının Ve Erkeğin Kısırlık Sorunları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarda-kisirlik-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Kadınlarda Kısırlık Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınların Cinselliğe Bakış Açıları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlarin-cinsellige-bakis-acilari/"&gt;Kadınların Cinselliğe Bakış Açıları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kadınlık Kompleksi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kadinlik-kompleksi/"&gt;Kadınlık Kompleksi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalça Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalca-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalça Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalça Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalca-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalça Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalp Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalp-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalp Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalp Kaslarını Güçlendirmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalp-kaslarini-guclendirmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalp Kaslarını Güçlendirmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kalp Sıkışmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kalp-sikismasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kalp Sıkışmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kamış Akıntısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kamis-akintisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kamış Akıntısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kan Çıbanını Tedavi Eden Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-cibanini-tedavi-eden-sifali-bitkiler/"&gt;Kan Çıbanını Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kan Kanseri (Lösemi)nin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-kanseri-loseminin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kan Kanseri (Lösemi)nin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kan Kaybının Tedavisi İçin Gereken Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-kaybinin-tedavisi-icin-gereken-sifali-bitkiler/"&gt;Kan Kaybının Tedavisi İçin Gereken Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kan Şekerinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-sekerinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kan Şekerinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kan Tükürmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kan-tukurmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kan Tükürmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kanda Şekerin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanda-sekerin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kanda Şekerin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kangren Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kangren-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kangren Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kangrenli Çıbanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kangrenli-cibanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kangrenli Çıbanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kanlı İshalin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kanli-ishalin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kanlı İshalin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kansızlığa Karşı Koymanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kansizliga-karsi-koymanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kansızlığa Karşı Koymanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kansızlığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kansizligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kansızlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kara Dut Cayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kara-dut-cayinin-faydalari/"&gt;Kara Dut Cayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karabiber Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karabiber-yaginin-faydalari/"&gt;Karabiber Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karaciğer Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karaciger-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Karaciğer Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karaciğer Şişmesi (SİROZ)un Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karaciger-sismesi-sirozun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Karaciğer Şişmesi (SİROZ)un Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karaciğer Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karaciger-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Karaciğer Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karaciğer Tutukluğunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karaciger-tutuklugunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Karaciğer Tutukluğunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karaciğer Üşütmesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karaciger-usutmesini-tedavi-eden-sifali-bitkiler/"&gt;Karaciğer Üşütmesini Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karanfil Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karanfil-cayinin-faydalari/"&gt;Karanfil Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karın Ağrısını Tedavi Eden Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karin-agrisini-tedavi-eden-sifali-bitkiler/"&gt;Karın Ağrısını Tedavi Eden Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karın Krampının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karin-krampinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Karın Krampının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Karın Şişmesinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/karin-sismesinde-bulunmasi-gereken-sifali-bitkiler/"&gt;Karın Şişmesinde Bulunması Gereken Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kas Krampları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-kramplari-ve-tedavisi/"&gt;Kas Krampları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kas-İskelet Sorunlarına Öneriler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kas-iskelet-sorunlarina-oneriler/"&gt;Kas-İskelet Sorunlarına Öneriler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kasık Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kasik-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kasık Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kasık Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kasik-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kasık Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kasılmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kasilmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kasılmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kaşıntının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kasintinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kaşıntının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Katuna Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/katuna-cayinin-faydalari/"&gt;Katuna Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kekemeliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kekemeligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kekemeliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kelliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kelligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kelliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemik Erimesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemik-erimesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kemik Erimesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemik İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemik-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kemik İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemik Vereminin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemik-vereminin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kemik Vereminin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemik Yumuşamasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemik-yumusamasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kemik Yumuşamasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemik Zarı İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemik-zari-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kemik Zarı İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemikler ve Eklemler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemikler-ve-eklemler/"&gt;Kemikler ve Eklemler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kemikleri Güçlendiren Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kemikleri-guclendiren-sifali-bitkiler/"&gt;Kemikleri Güçlendiren Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kepeğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kepegin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kepeğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kesikler İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kesikler-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Kesikler İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kevser Sultan Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kevser-sultan-macununun-faydalari/"&gt;Kevser Sultan Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kıl Kurdunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kil-kurdunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kıl Kurdunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kına Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kina-yaginin-faydalari/"&gt;Kına Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kireçlenmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kireclenmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kireçlenmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kırmızı Lekelerin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kirmizi-lekelerin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kırmızı Lekelerin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlastima-ve-en-uygun-yontemler/"&gt;Kısırlaştıma Ve En Uygun Yöntemler&lt;/a&gt;
Kategori: Genel Sağlık (continued)
&lt;a title="Kısırlığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kısırlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlik-hastaligi-ve-tedavisi/"&gt;Kısırlık Hastalığı Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kisirlikta-yumurtalik-bozukluklari/"&gt;Kısırlıkta Yumurtalık Bozuklukları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kızamığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kizamigin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kızamığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kokulu Yonca Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kokulu-yonca-yaginin-faydalari/"&gt;Kokulu Yonca Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kol Ve Omuzlarda Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kol-ve-omuzlarda-olusan-odemin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kol Ve Omuzlarda Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Koleranın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/koleranin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Koleranın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Korku Ve Endişelerin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/korku-ve-endiselerin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Korku Ve Endişelerin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Köroğlu Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/koroglu-macununun-faydalari/"&gt;Köroğlu Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Krampın Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/krampin-tedavisi/"&gt;Krampın Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kuduz Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kuduz-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kuduz Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak Çıbanının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-cibaninin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak Çıbanının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak Kirliliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-kirliliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak Kirliliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak Uğultusunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-ugultusunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak Uğultusunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulak Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulak-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kulak Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kulunç Ağrısına Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kulunc-agrisina-bitkisel-tedavi/"&gt;Kulunç Ağrısına Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kurdeşenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kurdesenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kurdeşenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kuru Nezlenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kuru-nezlenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kuru Nezlenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Kuru Öksürüğün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/kuru-oksurugun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Kuru Öksürüğün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Labada Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/labada-cayinin-faydalari/"&gt;Labada Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Lavanta Çiçeği Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/lavanta-cicegi-yaginin-faydalari/"&gt;Lavanta Çiçeği Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Liken (Zorunlu Kasıntı)nın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/liken-zorunlu-kasintinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Liken (Zorunlu Kasıntı)nın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Linit (Mide Şişmesi)nin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/linit-mide-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Linit (Mide Şişmesi)nin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal Ağrıların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-agrilarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mafsal Ağrıların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal Ezilmesine Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-ezilmesine-bitkisel-tedavi/"&gt;Mafsal Ezilmesine Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mafsal İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal İncinmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-incinmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mafsal İncinmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal Romatizmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-romatizmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mafsal Romatizmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mafsal Sertleşmesine Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mafsal-sertlesmesine-bitkisel-tedavi/"&gt;Mafsal Sertleşmesine Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mahmudin Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mahmudin-macununun-faydalari/"&gt;Mahmudin Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mahremlik Tabusu" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mahremlik-tabusu/"&gt;Mahremlik Tabusu&lt;/a&gt;
&lt;a title="Makat Evresi Ve Makat Sağlığı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/makat-evresi-ve-makat-sagligi/"&gt;Makat Evresi Ve Makat Sağlığı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Makat Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/makat-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Makat Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Makatın Dışarı Çıkmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/makatin-disari-cikmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Makatın Dışarı Çıkmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mama Hatun Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mama-hatun-macununun-faydalari/"&gt;Mama Hatun Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mastürbasyon Nedir Faydaları Ve Zararları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/masturbasyon-nedir-faydalari-ve-zararlari/"&gt;Mastürbasyon Nedir Faydaları Ve Zararları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mastürbasyonun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/masturbasyonun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mastürbasyonun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meme-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Meme Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme Felcinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meme-felcinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Meme Felcinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meme-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Meme İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/meme-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Meme Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memegogussorunlari-ve-tedavisi/"&gt;Meme(Göğüs)Sorunları Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Memelerin Sarkmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/memelerin-sarkmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Memelerin Sarkmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Menenjitin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menenjitin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Menenjitin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Menepozun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menepozun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Menepozun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Meneviş Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/menevis-cayinin-faydalari/"&gt;Meneviş Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mesane Çıbanlarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-cibanlarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mesane Çıbanlarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mesane Kurdunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-kurdunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mesane Kurdunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mesane Taşlarını Düşürmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-taslarini-dusurmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mesane Taşlarını Düşürmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mesane Yanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesane-yanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mesane Yanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mesanede Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mesanede-olusan-odemin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mesanede Oluşan Ödemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-agrisinin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Mide Ağrısının Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Bulantısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-bulantisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Bulantısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Düşmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-dusmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Düşmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Fesadının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-fesadinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Fesadının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Nezlesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-nezlesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Nezlesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-sismesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Şişmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Ülserinin(Mide Çıbanı)Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-ulserininmide-cibanibitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Ülserinin(Mide Çıbanı)Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mide Yelinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mide-yelinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Mide Yelinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Midede Hazım Güçlüğünün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/midede-hazim-guclugunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Midede Hazım Güçlüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Migrenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/migrenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Migrenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Mizacınızı Bilin" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/mizacinizi-bilin/"&gt;Mizacınızı Bilin&lt;/a&gt;
&lt;a title="Moda Ve Cinsellik" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/moda-ve-cinsellik/"&gt;Moda Ve Cinsellik&lt;/a&gt;
&lt;a title="Müzmin Öksürüğünün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/muzmin-oksurugunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Müzmin Öksürüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nabzınızı Kontrol Ediniz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nabzinizi-kontrol-ediniz/"&gt;Nabzınızı Kontrol Ediniz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nane Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nane-yaginin-faydalari/"&gt;Nane Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Narsisizm Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/narsisizm-nedir/"&gt;Narsisizm Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nasırın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nasirin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nasırın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ne Derece Sağlıklısınız?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ne-derece-sagliklisiniz/"&gt;Ne Derece Sağlıklısınız?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ne Zaman Doktora Gidilmeli?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ne-zaman-doktora-gidilmeli/"&gt;Ne Zaman Doktora Gidilmeli?&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nefes Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-borusu-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nefes Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nefes Darlığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-darliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nefes Darlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nefes Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nefes Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nefes Yolu Nezlesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-yolu-nezlesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nefes Yolu Nezlesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nefes Zorluğunun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nefes-zorlugunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Nefes Zorluğunun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nergis Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nergis-cayinin-faydalari/"&gt;Nergis Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nezlenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nezlenin-tedavisi-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Nezlenin Tedavisi İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Normal Cinsel İlişki Kavramı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/normal-cinsel-iliski-kavrami/"&gt;Normal Cinsel İlişki Kavramı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Nuru Ayn Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/nuru-ayn-macununun-faydalari/"&gt;Nuru Ayn Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Olgunluğa Doğru Giden Yol" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/olgunluga-dogru-giden-yol/"&gt;Olgunluğa Doğru Giden Yol&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuriligi-kuvvetlendirmenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omuriliği Kuvvetlendirmenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omurilik Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omurilik İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omurilik İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omurilik-zedelenmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omurilik Zedelenmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/omuz-agrilarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Omuz Ağrılarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Organizmaları Gençleştirmek İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/organizmalari-genclestirmek-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Organizmaları Gençleştirmek İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Özgürlükten Başıbozukluğa" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ozgurlukten-basibozukluga/"&gt;Özgürlükten Başıbozukluğa&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pamukçuğun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pamukcugun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Pamukçuğun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
Kategori: Genel Sağlık (continued)
&lt;a title="Papatya Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/papatya-cayinin-faydalari/"&gt;Papatya Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Papatya Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/papatya-yaginin-faydalari/"&gt;Papatya Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Parmak Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Parmak Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Parmak Büzülmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-buzulmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Parmak Büzülmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Parmak Egzamasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-egzamasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Parmak Egzamasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Parmak Titremesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmak-titremesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Parmak Titremesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Parmaklardaki Sişliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/parmaklardaki-sisligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Parmaklardaki Sişliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Pehlivan Macununun Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/pehlivan-macununun-faydalari/"&gt;Pehlivan Macununun Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/prostat-buyumesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Prostat Büyümesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahim Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahim İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahim İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-mantarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahim Mantarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahim Yelinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahim-yelinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahim Yelinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rahimde Mayasılın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rahimde-mayasilin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Rahimde Mayasılın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Raşitizmin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rasitizmin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Raşitizmin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Reçetesiz Satılan İlaçlar" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/recetesiz-satilan-ilaclar/"&gt;Reçetesiz Satılan İlaçlar&lt;/a&gt;
&lt;a title="Rezene Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/rezene-cayinin-faydalari/"&gt;Rezene Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/romatizmal-ve-siyatik-hastaliklarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Romatizmal Ve Siyatik Hastalıkların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Romatizmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/romatizmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Romatizmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ruhsal-hataliklar-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Ruhsal Hatalıklar Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Saç Dökülmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sac-dokulmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Saç Dökülmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Saç Mantarına Önlemin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sac-mantarina-onlemin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Saç Mantarına Önlemin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Saçkıranın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sackiranin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Saçkıranın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Saçların Ağarmasını Geciktiren Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-agarmasini-geciktiren-sifali-bitkiler/"&gt;Saçların Ağarmasını Geciktiren Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Saçların Gür Çıkmasını Sağlayan Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saclarin-gur-cikmasini-saglayan-sifali-bitkiler/"&gt;Saçların Gür Çıkmasını Sağlayan Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Safra Kesesi Taşının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/safra-kesesi-tasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Safra Kesesi Taşının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıklı Bir Bağışıklık Sistemi İçin Bazı İpuçları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-bir-bagisiklik-sistemi-icin-bazi-ipuclari/"&gt;Sağlıklı Bir Bağışıklık Sistemi İçin Bazı İpuçları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıklı Kalmanın Yolları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/saglikli-kalmanin-yollari/"&gt;Sağlıklı Kalmanın Yolları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sağlıkta Trafiğin Önemi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/trafikle-ayni-yonde/"&gt;Sağlıkta Trafiğin Önemi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Salgı Bezleri Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/salgi-bezleri-tikanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Salgı Bezleri Tıkanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sara Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sara-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sara Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sarı Cisim Yetersizliği Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sari-cisim-yetersizligi-nedir/"&gt;Sarı Cisim Yetersizliği Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sarılığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sariligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sarılığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şark Çıbanının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sark-cibaninin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Şark Çıbanının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sarmısak Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sarmisak-yaginin-faydalari/"&gt;Sarmısak Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sedef Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sedef-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sedef Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şehvet Ve Platonik Aşk Nedir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sehvet-ve-platonik-ask-nedir/"&gt;Şehvet Ve Platonik Aşk Nedir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Selülütün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/selulutun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Selülütün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sersemliğin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sersemligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sersemliğin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sigarayı Bırakmak İçin Faydalı Bilgiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigarayi-birakmak-icin-faydali-bilgiler/"&gt;Sigarayı Bırakmak İçin Faydalı Bilgiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Siğilciğin(Behak) Bitkisel  Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigilciginbehak-bitkisel-tedavisi/"&gt;Siğilciğin(Behak) Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Siğilin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sigilin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Siğilin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-geriliminin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Geriliminin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-kopmalarinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Kopmalarının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Sertleşmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-sertlesmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Sertleşmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinir Zafiyetin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinir-zafiyetin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sinir Zafiyetin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinirsel Ağrılar(Nevralji)İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinirsel-agrilarnevraljiicin-sifali-bitkiler/"&gt;Sinirsel Ağrılar(Nevralji)İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sinirsel Gerginlik(Nöresteni)İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sinirsel-gerginliknoresteniicin-sifali-bitkiler/"&gt;Sinirsel Gerginlik(Nöresteni)İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sıracanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/siracanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sıracanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sirozun Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sirozun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sirozun Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sırt Ağrısının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sirt-agrisinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sırt Ağrısının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sislerin-eritilmesinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Şişlerin Eritilmesinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Şişmanlığın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sismanligin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Şişmanlığın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sistit Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sistit-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sistit Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sıtmanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sitmanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sıtmanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sivilcenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sivilcenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Sivilcenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Siyatikin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/siyatikin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Siyatikin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Soğuk Algınlığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguk-alginliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Soğuk Algınlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/soguklugun-sebepleri-ve-kokenleri/"&gt;Soğukluğun Sebepleri Ve Kökenleri&lt;/a&gt;
&lt;a title="Soğukta Oluşan Yaranın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sogukta-olusan-yaranin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Soğukta Oluşan Yaranın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Solunum Azlığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-azliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Solunum Azlığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Solunum Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-borusu-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Solunum Borusu İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Solunum Güçlüğüne Bitkisel Tedavi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/solunum-guclugune-bitkisel-tedavi/"&gt;Solunum Güçlüğüne Bitkisel Tedavi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Spazm Hastalığının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spazm-hastaliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Spazm Hastalığının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/spermatozoit-oldurucu-maddeler-nelerdir/"&gt;Spermatozoit Öldürücü Maddeler Nelerdir&lt;/a&gt;
&lt;a title="Strese Eğimli Misiniz Kendinizi Test Ediniz" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/strese-egimli-misiniz-kendinizi-test-ediniz/"&gt;Strese Eğimli Misiniz Kendinizi Test Ediniz&lt;/a&gt;
&lt;a title="Su Toplanmasının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/su-toplanmasinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Su Toplanmasının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sümbül Yağının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/sumbul-yaginin-faydalari/"&gt;Sümbül Yağının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Sürincan Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/surincan-cayinin-faydalari/"&gt;Sürincan Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Süsen Çayının Faydaları" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/susen-cayinin-faydalari/"&gt;Süsen Çayının Faydaları&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tansiyon-dusuklugunun-bitkisel-tedavisi/"&gt;Tansiyon Düşüklüğünün Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tansiyon Yüksekliğinin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tansiyon-yuksekliginin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Tansiyon Yüksekliğinin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tekrarlayan İncinmelerin Sebepleri Ve Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tekrarlayan-incinmelerin-sebepleri-ve-tedavisi/"&gt;Tekrarlayan İncinmelerin Sebepleri Ve Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ten Güzelliğine Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ten-guzelligine-sifali-bitkiler/"&gt;Ten Güzelliğine Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tenasül Guddelerinde Egzamanın Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tenasul-guddelerinde-egzamanin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Tenasül Guddelerinde Egzamanın Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tenasül Guddelirinde İltihabının Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tenasul-guddelirinde-iltihabinin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Tenasül Guddelirinde İltihabının Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ter Kokusunu Önlemenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ter-kokusunu-onlemenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ter Kokusunu Önlemenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Terlemenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/terlemenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Terlemenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Toplu Sevişmeler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/toplu-sevismeler/"&gt;Toplu Sevişmeler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tütün ve alkol kullanımı" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tutun-ve-alkol-kullanimi/"&gt;Tütün ve alkol kullanımı&lt;/a&gt;
&lt;a title="Tütünün Bırakılması" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/tutunun-birakilmasi/"&gt;Tütünün Bırakılması&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ülserin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ülserin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ülserli dış İltihapların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ulserli-dis-iltihaplarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ülserli dış İltihapların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Üreme Ve Kalıtım" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/ureme-ve-kalitim/"&gt;Üreme Ve Kalıtım&lt;/a&gt;
&lt;a title="Ürenin Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/urenin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Ürenin Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Urların Bitkisel Tedavisi" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/urlarin-bitkisel-tedavisi/"&gt;Urların Bitkisel Tedavisi&lt;/a&gt;
&lt;a title="Usandırıcı Kokuları Gideren Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/usandirici-kokulari-gideren-bitkiler/"&gt;Usandırıcı Kokuları Gideren Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Üşütme İçin Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/usutme-icin-sifali-bitkiler/"&gt;Üşütme İçin Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyarıcı Şifalı Bitkiler" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyarici-sifali-bitkiler/"&gt;Uyarıcı Şifalı Bitkiler&lt;/a&gt;
&lt;a title="Uyku Esnasinda Neler Olur?" href="http://www.genelsaglikmerkezi.com/uyku-esnasinda-neler-olur/"&gt;Uyku Esnasinda Neler Olur?&lt;/a&gt;&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7767253587424578455?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7767253587424578455/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7767253587424578455' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7767253587424578455'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7767253587424578455'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/06/aiz-ve-di-salii.html' title='AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-4664325517743872739</id><published>2008-02-09T10:50:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T10:52:13.828-08:00</updated><title type='text'>ORTODONTİ VE TEDAVİSİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ORTODONTİ VE TEDAVİSİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Sicak bir tebessüm, arkasindaki saglikli siralanmis dislerle anlam kazanir. O güzelim saçlar, o güzelim gözler, bir gülümsemeyle bütün büyüsünü yitirebilir. Egri bügrü köpek disleri, bir seni seviyorum u bile acimasizca ögütebilir. Yeni pozisyonlarinda yeterli süre korunamayan disler vagonlarla getirildikleri diyarlara dogru yaya olarak yola çikarlar.Bir zamanlar dislere takilmis tellerle dolasmak utanilacak bir hadise iken, simdi duvarlarindaki telli Tom Cruise, tedavisi bitmis Britney Spears gibi artist, sarkici posterleri, renkli lastikler, seffaf plaklar ile gençler arasinda oldukça yaygin bir durumdur. Artik teknoloji harikasi minicik braketler, uzay arastirmalari ürünü titanyum alasimlarla, hiç kimsenin, yagmurun bile böyle küçük t-elleri yoktur.Son sözüm, meslek seçimi asamasinda kara kara düsünenlere;hem fizikten, hem biyolojiden, sagliktan, sanattan, psikolojiden ayni derecede hoslanip hepsi diyorsaniz, çalisirken komik sohbetler yapabilmek, masum sirlara ortak olabilmek, hayatinizi hep gençlerle, gelecegin sahipleriyle paylasip sonsuza kadar genç kalmak istiyorsaniz,mahallemin güzel dis hekimi Rezzan Abla in yillar önce, bu asamadayken bana önerisini tekrarlamak istiyorum:
Dislerin düzgün siralanimi, ortodontistlerce dislerin üzerine yapistirilan küçük braketler ve braketlere tutturulan akilli tellerin uyguladigi kuvvetlerle elde edilir.Teller demiryolu, braketler vagon, disler yolcudur. En ideali, bu braketleri kisa süre hatta hiç takmadan düzgün siralanimi elde etmektir. Bunun için de küçük yaslardan itibaren yapilacak kontrollerle dislerin düzgün çikmasi saglanmaya çabalanir.Disler daha çikarlarken ideal konumda yer almalarinin önlemleri alinmalidir. Bu, daha sonraki yillarda yerinde çikmamis disleri tellerle düzeltmekten çok daha kolay ve kalicidir. Erken kontroller, dis dizilimini bozan etkenlere, yanlis aliskanliklara müdahale açisindan da önemlidir. Dis dizilimini bozan etkenler basta kalitim olmak üzere, erken süt disi kayiplari, yutkunma ve solunum fonksiyonlarindaki bozukluklar, parmak emme, dil itimi gibi olumsuz aliskanliklar olabilir ki bu aliskanliklarla mücadele, bir insanin göz kirpma refleksini kontrol edebilmesi, degistirebilmesi kadar zordur. Bu mücadele çocugun hayatini zehir etmeyecek basit protezlerle yapilir.Bir yandan agizda normal düsme zamanina kadar kalabilmesi ve yerinin kapanmamasi için çürük süt dislerine dolgu hatta kanal tedavileri yapilir, çekimlerinden kaçinilirken, kimi zaman da sapasaglam süt disleri, ortodontistlerin analizleriyle alttan gelen daimi disi yönlendirmek amaciyla henüz düsme zamani gelmeden çektirilebilir.Dislerdeki egrilikler, çevre dokularinda sagliksiz bir durum olmadikca ileri yaslara kadar tellerle düzeltilebilir. Eriskinlerde dislerin sehirlerarasi yolculuklari daha yavas ve daha kisa mesafelerde gerçeklesebilir. Erikin ortodontisinde amaç estetigin yani sira, sikisikliktan dolayi temizlenmesi güç olan dislerdeki ara yüz çürüklerini, tas birikimini, dis eti hastaliklarini ve buna bagli dis kayiplarini önlemektir.Ortodonti; dis hekimliginin, problemli dis dizilimleri, çenelerin kapanis bozukluklari ile ilgili olan dali; güzel hem de çok güzel sanatidir.Ortodontistler kitap bilgisinin yanisira, estetik anlayislariyla da telli turnalarina bir heykeltras, bir ressam gibi yasam boyu tasinacak düzgün dis dizilimi, çene fonksiyonlari, güzel bir yüz ifadesi vermeye çalisirlar.Kusur dis siralaniminda degil de, kemiksel olarak çenelerin birbirleri ve kafatasiyla olan iliskilerinde oldugunda, bu ergenlik çagindan daha önce ele alinmasi gereken bir durumdur; aksi halde cerrahi uygulamalar devreye girebilir. Cerrahi uygulamalar ise cömertce basvurulan bir yöntem olmamalidir.Dislerin sigamadigi durumlarda saglam dislerden eksiltilerek yer açilmasi yoluna gidilebilir ancak bu son tercih olmalidir. Kanimca, dislerin hafif egri kalmasi, yaslilikta çok lazim olacak saglam dis çekimleri ile elde edilecek güzellikten daha iyidir.Bazi tedaviler, hastaliktan daha berbat olabilir. Yer darligi açisindan sinir vakalarda, mine dahilinde kalmak üzere asindirmalarla yer açilabilir.Limitli de yapilsa, yer saglamak için dislerden yapilacak asindirmalar disin minesine zararlidir; disi çürüge daha yatkin bir hale getirebilir. Ama çürüge daha yatkin, belki de ileride doldurulma adayi bir disin, hiç olmayan bir disten daha iyi olduguna inaniyorum.Bazi burun ameliyati geçirmis ve yeni burunlari yüzlerinin ölçegiyle uyumlu olmayanlari görürsünüz. Estetik anlayisi, tornadan çikmis, dogal karakterinden çok uzaklara düsmüs olmamalidir. Her dis dizilimi parmak izi gibi farkli, ta kendisine özgüdür. Hedeflenen yeni dizilimde irsiyet, yüzün sekli, profili, cinsiyet hatta karakter göz ardi edilmemelidir. HAFIF bir çaprasiklik, asker gibi dizilmis, abartili bir porselen protez gibi duran dislerden daha estetik olabilir.Çocuklarin dislerini düzeltir, iskelet yapilarini zorlarken; agzin disinda yer alan, kafadan dolasan büyük aygitlara da gerek olabilir. Ama tedavi hastaliktan daha agir olmamalidir. Bazi özel durumlarda birak o da öyle kaliversin demek; çok agir, çocugun psikolojisini, güzelim yillarini berbat edecek bir tedaviye tercih edilebilir.Eskiden, dislerin üzerine braketler yapistirilmadan önce tek tek dislere çelik yüzükler takilirdi ki bu gerçekten hem bir Çin iskencesi, hem de agir hijyen problemiydi. Zamanimizda takilan minicik braketler hem az yer kaplar, kolay temizlenir, hem de uygulama sirasinda hiç bir aci vermezler. Aslinda ortodontik tedavilerde, ilk günlerdeki hafif hassasiyet hariç agridan pek söz edilemez.Tellerin disleri çürüttügü hakkinda da yanlis bir inanis vardir. Teller, braketler disleri çürütmez; sadece yiyecek artiklarinin daha çok tutundugu bir ortam yaratirlar. Yiyecek artiklari, telsiz agizlarda da ayni çürük riskini olusturur. Ortodontik tedavilerde, zaten yasam boyu olmasi gerektigi gibi özenli bir firçalama sarttir. Tertemiz agizlari, telli de olsalar, abartmamak sartiyla dolapta çivi gibi kola bekleyebilir.Yasamin her alaninda oldugu gibi, ortodontik tedavilerde de elde edilen güzelligi korumak en az elde etmek kadar emek gerektirir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-4664325517743872739?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/4664325517743872739/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=4664325517743872739' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4664325517743872739'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4664325517743872739'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/ortodonti-ve-tedavisi.html' title='ORTODONTİ VE TEDAVİSİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1461315138164312299</id><published>2008-02-09T10:47:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T10:48:36.652-08:00</updated><title type='text'>GÖMÜLÜ DİŞLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;GÖMÜLÜ DİŞLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Üçüncü azılarınız henüz sürmemişse, dişhekiminizi ziyaret ederek durum hakkında bilgi edinebilir ve gömülü kalan dişlerin neden olabildiği ağrı, şişme, enfeksiyon, çürük ve dişeti hastalıkları gibi bazı problemler ortaya çıkmadan etken dişin çekilmesini sağlayabilirsiniz.Üçüncü azılar neden düzgün bir şekilde sürmezler?Evrimleşen insanoğlunda çene kemikleri gittikçe küçülmeye başladığı halde azı dişlerinde sayıca azalma tam olarak gerçekleşmemiştir. Bunun sonucu olarak günümüz insanında ağızda son süren üçüncü azı dişleri için genellikle yer kalmamaktadır.Bunun yanı sıra, şikayete yol açmayan gömülü üçüncü azıların erken dönemde alınması ile; nedeni tespit edilemeyen çene ağrıları, hareketli protezlerin doku uyumsuzlukarı, dişeti hastalıkları ve tümör gelişimi gibi bazı riskler de ortadan kalkacaktır.Gömülü dişler nasıl çekilir?Gömülü dişin üzerindeki dişeti dokusu açıldıktan sonra kemik ve diş üzerindeki bağlayıcı dokular uzaklaştırılır. Bazen de bu dişler kısmen sürer, ancak hiçbir zaman tam yüksekliğe ulaşamazlar.Bilindiği gibi üçüncü azı dişleri 15 ile 25 yaşlar arasında sürebilirler.Gömülü üçüncü azılar ne tip sorunlara yol açabilir ?Gömülü üçüncü azıların çevresinde kist ve tümörler oluşabilir.  Ardından diş çekilir ve açılmış olan dişeti dikilir.Bu operasyondan sonra hastanın dişhekimi tarafından önerilecek bazı ilaçları antibiyotik, ağrı kesici v.b alması gerekebilir. Genellikle 5. Günden sonra dikişler alınmaktadır. Sürme zamanı geldiği halde çeşitli nedenlerle ağızda yerini alamayan dişlere gömülü dişler denir. Üçüncü büyük azı dişleri yirmi yaş dişleri veya akıl dişleri olarak da bilinir , en sık rastlanan gömülü dişlerdendir.Üçüncü azı dişlerinin sürebilmesi için ağızda yer bulunmuyorsa ve kişi 25 yaşına geldiği halde halen sürmemişse, gömülü olarak değerlendirilirler.Öte yandan, kısmen sürmüş üçüncü azılar da ciddi bir enfeksiyon kaynağıdır. Bu tip dişler ağrının yanında dişeti problemleri ve apselere yol açabilirler. Ancak her üçüncü azı da bu problemlere neden olmayabilir.Sadece Antibiyotik kullansam olmaz mı?Antibiyotikler yanlızca kısa bir süre için rahatlama sağlayabilirler. Toplumumuzda bilinçsiz ve çok çeşitli antibiyotik kullanımı yaygın olduğundan, alınan antibiyotikler şikayetlere yol açan mikroorganizmalara her zaman etki etmeyebilir. Üstelik etkili olsalar bile, gerçek problemi ortadan kaldıramazlar. Diğer bir deyişle, antibiyotik alınsa da probleme yol açan diş hala ağızdadır.Çekim ne zaman gereklidir ?Üçüncü azı dişlerinin çekilmesi için mutlaka problem yaratmalarını beklemek yanlıştır. Dişhekiminizin de önermesi koşuluyla erken dönemde yapılacak üçüncü azı çekimlerinin ileride doğabilecek pek çok problemi önleyeceğini unutmayınız. Örneğin, gömülü üçüncü azılar, ikinci azı dişlerine zarar verebilirler. 16 yaşından önce yapılan çekimlerde iyileşme son derece hızlı olmaktadır. Daimi ikinci büyük azılar sürdükten sonra üçüncü büyük azıların alınması mümkündür. Bu da 11-12 yaş civarında gerçekleşir. Dişhekiminiz, bu dönemde alacağı röntgenler ile üçüncü azı dişlerinin sürmesi için yeterli yer olup olmayacağını tayin ederek çekim için gerekli öneride bulunacaktır.Eğer şikayetim yoksa ne yapmalıyım?Ağrı, şişme ve enfeksiyon şikayeti olan kişiler, üçüncü azılarını en kısa sürede çektirmelidirler. Ancak hiçbir şikayet söz konusu değilse, ileride oluşabilecek sorunları önlemek veya olası bir çapraşıklık riskini ortadan kaldırmak için bu dişlerin alınması yararlı olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1461315138164312299?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1461315138164312299/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1461315138164312299' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1461315138164312299'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1461315138164312299'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/gml-diler.html' title='GÖMÜLÜ DİŞLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6156076375182049841</id><published>2008-02-09T10:08:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T10:44:42.026-08:00</updated><title type='text'>DOKTOR KORKUSU</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DOKTOR KORKUSU&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Aslında bu korkular bir bakıma kabul edilebilir korkulardır ve kişinin bu tür korkular içinde olmasında kendine göre haklı nedenleri de bulunabilir. Ancak her şeye rağmen, yaşantımızda her zaman için dişçiye gitme olasılığımızın bulunduğu ve hoşlanmadığımız bu gibi durumlarla karşılaşmak zorunda kalabileceğimiz gerçeği göz ardı edilmemeli ve hoşumuza gitmese de günün birinde bu duruma katlanmak zorunda kalabileceğimiz unutulmamalıdır.
Hepimizin bildiği ve bize önerildiği gibi sağlıklı bir gülüş için en az altı ayda bir olmak üzere bir diş hekimine giderek ağzımızı ve dişlerimizi kontrol ettirmemiz gerekmektedir. Ağız ve diş sağlığımız için olduğu kadar diğer organlarımızın sağlığı için de gerekli olan bu durum, bazılarımız için büyük bir korku ve endişeye yol açmaktadır. Bu korku ve endişe; değil diş hekimine gitmek bu düşüncenin akla getirilmesiyle dahi yaşanabilmekte ve kişide panik hali yaratabilmektedir. Diş hekimine gidildiğinde yapılacak işlemlerin zihinsel olarak deneyimlenmesi dahi bu kişiler için son derece korkutucu olabilmektedir. Bu kişiler ve dişçi korkusu olan diğer kişilerin büyük çoğunluğu daha önce dişçi koltuğunda çeşitli kazalar geçiren ya da olumsuz deneyimler yaşayan kişilerdir. Bu nedenle aynı durumun yeniden yaşanabileceği endişesi, korkunun devamına neden olmakta ve kişilerin bu olayları hatırlamasıyla da korku hali ortaya çıkmaktadır.Yaşanan bu aksilikler ve olumsuzlukların yanında tedavi sırasında ve sonrasında ortaya çıkan ağrı ya da diğer çeşitli problemler dişçi korkusunun kaynağını oluşturabileceği gibi hiçbir deneyim yaşanmadan yalnızca başkaları tarafından anlatılan dişçi hikayeleri ve bu tür duyumlar ile de dişçi korkusu geliştiren kişiler bulunmaktadır. Bu durum kişilerin dişçiye gitmelerini engellediğinden ortaya çok daha ciddi diş sorunları çıkmakta ve giderek büyüyen sorunlar nedeniyle de dişçiye gitmek zorunda kalan kişiler daha uzun süre ve daha çok sayıda tedavi işlemlerine maruz kalmaktadır. Dişçi korkusu, psikolojik olarak dişçiye gitmekten korkma veya hoşlanmama ile dişçiye gitmeyi iğrenç bulma gibi mantıkdışı korkuları içerir. Bu korkular, dişçi koltuğunda geriye doğru yatırılma, ellerin veya diğer diş aletlerinin ağzın içine sokulması, özellikle de dişçilikte sıkça kullanılan delici aletin, iğne korkusu ve kullanılan aletlerin steril olmayacağı düşüncesiyle, HIV ve hepatit gibi bulaşıcı çeşitli hastalık ve mikropların kapılabileceği korkularından oluşabilir.Bu işlemlerin diş problemine bağlı olarak uzaması ve kişiye sıkıntı vermesi de dişçi korkusunu pekiştirmektedir.Hasta bu korkusundan dişçisine önceden söz edebilir ve korkularının kaynağı ile nedenleri konusunda doktoruyla konuşabilirse çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilen ve çok çeşitli korkuları da içeren iğne korkusu, kan görme korkusu, ağrı duyma korkusu, hastalık ya da mikrop kapma korkusu vb. dişçi korkusunun üstesinden gelebilmek çoğunlukla mümkün olabilmektedir. Aksi halde yaşanan. korkular konusunda hastası ya da hasta yakınları tarafından önceden bilgilendirilmeyen doktorun bu durumu kendiliğinden anlaması beklenemeyeceğinden fobik hastaya bu anlamda yaklaşımında korkusu olmaya diğer hastalara göre hiçbir farklılık olmayacak ve hasta korkusuyla baş etmede zorluklar yaşayabilecektir. Üstelik bu korku hem paylaşılmadığı hem de bu konuda doktordan yardım alınmadığı için giderek şiddetlenebilecektir. Diş tedavisinden önce bu korkunun mutlaka yenilmesi ve paylaşılması gerekmektedir.Ayrıca psikoterapinin yanında hipnoz kullanılarak bu korkuların yenilmesinde yardımcı olunabilir. Bunun için diş hekimi ile diğer bazı alanlardaki doktorların ve psikoloğun işbirliği yapmaları gerekmektedir.Burada önemli olan, öncelikle hangi tekniğin hasta için uygun olduğuna karar verilmesi ve o tekniğin uygulamaya konulmasıdır. Hasta dişçi koltuğuna oturduktan sonra bu konuda yaşanacak kararsızlıklar hastanın ya da hekimin tedaviden vazgeçmesine yol açabilir ve hastaya gitmesi için izin verildiğinde de dişten kaynaklanan sorunlar daha da artabileceği gibi hasta daha sıklıkla diş hekimine gitmek zorunda kalabilir. Bu durumda hasta çok daha çeşitli işlemlerden geçmek durumunda kalabilir. Bu nedenle dişçi korkusu ya da dişçiye gitme korkusu mutlaka yenilmelidir.Bazı durumlarda hastanın dişçi korkusu tedavi sırasında ortaya çıkabilir ve dolayısıyla bu korku ancak tedavi başladığında fark edilebilir. Bu geciken fark etmenin hastanın tedavisi konusunda çeşitli alternatiflerin araştırılmasında ve geliştirilmesinde de gecikmelere yol açabileceği unutulmamalıdır.Hemen hemen tüm diş hekimleri dişçi korkusu yaşayan hastalarla çalışmak durumunda kalmışlar ya da kalacaklardır. Aynı şekilde siz ya da bir yakınınız bu korkuyu halen taşıyor olabilir ya da günün birinde bu korkuyla siz ya da bir yakınınız karşılaşabilirsiniz. Böyle durumlarda atılması gereken ilk adım diş hekiminden randevu alınırken bu korkudan söz edilmesidir. Bu adım alınacak randevu saatinin en uygun bir zaman için ayarlanmasını sağlayacak dolayısıyla randevu hem doktor hem de hasta için daha uygun bir hale getirilebilecektir. ikinci olarak yapılması gereken, hastanın korkuları konusunda hekimiyle açık bir şekilde konuşmasıdır. Hasta, diş hekiminden neden korkuyor ve bu konuda neler yapılabilir? Korku ve kaynakları konusunda doktorla hastanın konuşması ve bu anlamda alınacak önlemlerin yanı sıra yapılabilecek değişiklikler konusunda ortak kararlar alınması korkunun yenilmesinde önemli yararlar sağlayacaktır. Ayrıca unutulmaması gereken. bir başka konu da dişçi korkusu olan hastaların daha önceden tanıdıkları ve iyi bir iletişim kurdukları doktorları tercih etmeleridir. Tanıdık bir doktorla çalışmak yabancı bir doktorla çalışmaya göre daha rahatlatıcı ve gerilimi azaltıcıdır.Diğer yandan, özel olarak dişçi korkusu olan hastalarla çalışan diş hekimlerinin bulunduğu da bilinmelidir. Bu alanda çalışan ve deneyimi olan diş hekimlerinin seçilmesi hasta açısından kolaylıklar sağlayabileceği gibi diş hekimi açısından da kolaylık sağlayacaktır. Bunun için önceden bir araştırma yapılabilir. Dişçi korkusu çok sık yaşanılan ve pek çok kişinin başına gelen bir durum olduğundan bu alanda çalışan kişilere ulaşmak çok da zor olmayacaktır. Diğer yandan bazı diş doktorlarının dişçi korkusu olan hastalarla çalışmak istemedikleri de bilinen bir gerçektir. Bu nedenle randevu alınırken dişçi korkusundan mutlaka söz edilmelidir.Dişçi korkusunda göreceli olarak diğerlerine göre sonuçlandırılması daha kolay olan bazı korkular vardır. Bu korkular belirlendikten sonra bazı önlemler alınabilir ve korku ortadan kaldırılabilir. Örneğin; diş hekimliğinde kullanılan delici aletin çıkardığı sesten rahatsızlık duyanlar için tedavi sırasında walkman kullanılması önerilebilir. Bu yolla aletin çıkardığı ses müzik sesiyle bastırılacağı için korku nedeni ortadan kaldırılmış olur.Pis kokular ve yabancı kokular nedeniyle oluşan korkuları gidermede arama terapi uygulanabilir.Diğer yandan Diş hekimi ya da asistanının hastaya yumuşak bir biçimde teması, sıcak ve içten tavrının yanı sıra sakinleştirici konuşmaları. da duyulan gerginliği gidermede yardımcı olabileceği gibi duyulacak ağrıyı hafifletmede de yardımcı olabilir. Bazı durumlarda ise meditasyon denenebilir.Yine çok heyecanlı kişiler için çeşitli relaksasyon yöntemleri kullanılabilir ve hastaya gevşeme eksersizleri öğretilebilir.Diş hekimi tarafından hastaya tedavi sırasında yapılacak olan işlemler.adım adım anlatılabilir ve ağrı duyulduğunda hastanın elini kaldırılarak haber verilmesi istenebilir. Böylece hastaya işlemin ağrı duyulduğu anda kesilebileceği garantisi verilerek korku azaltılabilir.Bazı insanların ise daha ciddi korkuları olabilir. Bu durumlarda oral veya damardan sakinleştiriciler verilmesi gerekebileceği gibi bazen genel anestezi dahi gerekli olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-6156076375182049841?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/6156076375182049841/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=6156076375182049841' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6156076375182049841'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6156076375182049841'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/doktor-korkusu.html' title='DOKTOR KORKUSU'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-742683451360300240</id><published>2008-02-09T09:52:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:53:19.233-08:00</updated><title type='text'>ÇÜRÜKLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇÜRÜKLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
 Bebek beslenmesinde en önemli besin olan anne sütü ya da inek sütü doğal olarak şeker içerir.
Gece yatmadan önce yada uyku sırasında bebek anne sütü ya da biberon emerse süt ağızda birikerek mikropların dişleri çürütmesi için elverişli bir ortam oluşturur. Bu nedenle özellikle gece beslenmesi sonrası dişlerin temizliğine özen gösterilmelidir.Biberon çürüğünden korunmak için ne yapmak gerekir?Bebeklerde meydana gelen çürüklerin tedavisi çok güç olduğundan, koruyucu önlemlerin erken dönemde alınması gerekir.Bunlar nelerdir?* Bebeğinizin gece ağzında biberonla uyuma alışkanlığını önleyin.Biberon emmediği halde bebeğimin dişleri çürüdü neden olabilir?Biberonun yanı sıra emziklerin ağlayan bebekleri susturmak amacıyla bal, pekmez, reçel gibi tatlandırıcılara batırılarak verilmesi de biberon çürüklerinin başka bir nedenidir. Bunun yanı sıra, dişler sürdükten sonra oyalanmak amacıyla bebeğin eline verilen karbohidratlı-şekerli gıdalar da diş çürüklerine neden olur. Çocuğu bu tür gıdaların yerine elma, havuç gibi besin değeri yüksek; diş temizliğine yardımcı gıdalara yönlendirmek gerekir. Beslendikten sonra uyutmaya çalışın.* Biberondaki süte şeker, bal pekmez gibi tatlandırıcılar ilave etmeyin.* Bebek beslendikten sonra mutlaka su içirin.* İlk dişlerin sürmeye başlamasıyla gece ve sabah beslenmeleri sonrası temiz, ıslak bir tülbent ile dişlerini silerek temizleyin.Biberon çürüğünün önemi nedir?Biberon çürüğü görülen dişler tedavi edilmezse ağrı yapar ve iltihaplanır. İltihaplı ya da ağrıyan dişler bebeğin huzursuzlanmasına ve beslenme düzeninin bozulmasına neden olur. İltihap alttan gelecek kalıcı dişler de etkileyip şekillerinin bozuk olmasına yol açar. Bu dişler çekilmek zorunda kalırsa çocukta konuşma problemleri ortaya çıkabilir.Bebeğimin dişleri sürer sürmez çürüdü. Nedeni ne olabilir?Bebeklerde bazen dişlerin üzerinde sürer sürmez kahverengi lekeler oluştuğu ya da bu dişlerin kırılıp döküldüğü gözlenir.Aslında bu lekeler diş çürükleridir ve dişler de çürük nedeniyle kırılır. Bu kadar erken bir dönemde çürük oluşmasının nedeni de biberon çürüğü adı verilen çürüklerdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-742683451360300240?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/742683451360300240/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=742683451360300240' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/742683451360300240'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/742683451360300240'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/rkler.html' title='ÇÜRÜKLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1654988778933338662</id><published>2008-02-09T09:48:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:49:53.551-08:00</updated><title type='text'>DİŞLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİŞLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu durumda mutlaka uzman bir dişhekiminin ortodontist müdahalesi gerekir.2Dişlerdeki çapraşıklığın bir diğer nedeni de süt dişlerin normal değişme zamanı gelmeden çekilmesidir. Nasıl olsa yerine yenisi gelecek düşüncesiyle tedavi edilebilir düzeydeki süt dişlerinin çekimi son derece hatalıdır. Çünkü bu dişler altlarından gelecek kalıcı dişlerin yerini koruyarak çapraşıklıkları önlerler. Dişlerdeki çapraşıklıklar her zaman tedavi edilebilir mi?Çapraşık dişler her yaşta değişik tedavi yöntemleriyle ortodontistler tarafından tedavi edilebilmektedir. Ancak bu tür tedaviler oldukça pahalıdır. Bu nedenle çürüyen süt dişlerinin çekiminden çok tedavisi yoluna gitmek daha da önemlisi iyi bir ağız bakımıyla dişleri sağlıklı olarak ağızda tutmak en doğru yöntem olacaktır. Dişlerdeki çapraşıklıkların nedenleri nelerdir?* Dişlerdeki çapraşıklıklar sadece estetik sorun mu yaratır?*Dişlerdeki çapraşıkların nedenleri ve alınması gereken önlemler kısaca şöyledir;Çapraşık Diş Yapısı Örneği1Genetik olarak çocukta çene boyutuyla dişlerin genişlikleri arasında uyumsuzluk olması ya da çenelerin gelişmesini olumsuz yönde etkileyen solunum yolu problemleri gibi faktörlerin bulunmasıdır. Çocuğunuzun burun yollarındaki solunumu engelleyen faktörler öncelikle üst çenenin daha sonrada alt çenenin normal büyümesini etkileyerek dişlerin düzgün sıralanmasına engel olurlar.  Dişlerdeki çapraşıklıklar her zaman tedavi edilebilir mi?Dişlerdeki çapraşıklıkların nedenleri nelerdir?Çocukluk döneminde süt dişlerin değişip,kalıcı dişlerin gelmeye başlamasıyla pekçok çocukta çapraşıklıklar gözlenir.Çocuğumun dişleri eğri geldi sözleriyle anne babalar büyük bir endişeyle dişhekimine başvururlar. Bu durumun en büyük nedeni kalıtımdır. Ancak zamanında alınmayan bazı önlemler de çapraşıklara yol açmaktadır.Bir süt dişi zamanından önce çekilirse yandaki dişler çekilen dişin boşluğına doğru kayar. Alttan gelecek kalıcı dişin süreceği yeri kapatır,kalıcı diş bulabildiği boşluktan sürmeye çalışır yada gömülü kalır. Her iki durumda da diş sisteminin dengesi bozulur ve çapraşıklıklar gözlenir.3Süt dişlerini ara yüzlerinde görülen çürükler zamanında tedavi edilmezse yandaki dişler çürüyen, kayıp diş dokusu kadar boşluğa kayar. Çapraşıklıkların bir diğer nedeni de budur.İşte bu nedenlerden dolayı süt dişlerinde görülen çürüklerin tedavisi son derece önemlidir.Dişlerdeki çapraşıklıklar sadece estetik sorun mu yaratır?Dişlerin düzgün sıralanması sadece estetik açıdan önemli değildir. Dişlerdeki çapraşıklıklar bu bölgelerin temizlenmesi güç olacağından çürüklere,dişeti hastalıklarına ve eklem ağrılarına neden olurlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1654988778933338662?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1654988778933338662/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1654988778933338662' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1654988778933338662'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1654988778933338662'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/diler.html' title='DİŞLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-5720611921392149038</id><published>2008-02-09T09:44:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:45:46.492-08:00</updated><title type='text'>AĞIZ KANSERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;AĞIZ KANSERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Ağız kanserlerinin nedenleri nelerdir?Ağız kanserlerinin kesin nedeni tam olarak bilinmez. Bununla beraber, tütün ürünleri, alkol ve bazı besinlerdeki karsinojen maddeler ve fazla güneş ışığına maruz kalınması gibi faktörlerin ağız kanseri riskini arttırdığı bulunmuştur. Genetik yatkınlık ta ağız kanserleri için risk faktörleri arasındadır.Ağız kanserlerinin muhtemel belirtileri;# Ağız içinde veya etrafında beyaz veya kırmızı renkli alanlar# Ağız içinde hassas, tahriş olmuş, kabarık veya kalınlaşmış alanların olması# Ağızda veya boğazda tekrarlayan kanamalar# Seste boğukluk veya boğazda yutulamayan cisim hissi# Çiğneme ve yutma güçlüğü# Dil ve çene hareketlerinde zorlanma#
Ağız kanserlerinin sıklığı ve ciddiyeti Ağız kanserlerinin çoğunluğu 45 yaşın üzerinde ortaya çıkar ve erkeklerde oluşma olasılığı kadınlara oranla 2 kat fazladır. Bu nedenle düzenli dişhekimine gidilmesi son derece önemlidir.Ağız kanseri riskinin azaltılması;# Sigara, sigar, pipo gibi tütün ürünlerinin kullanmayınız, tütün çiğnemeyiniz# Alkol kullanıyorsanız, aşırıya kaçmayınız# Hem alkol hem de tütün ürünlerini kullanan kişilerde ağız kanseri riski alkol ve tütün ürünlerini kullanmayan kişilere göre 15 kat artmıştır# Meyva ve sebzeden zengin diyetle besleniniz araştırmalar bu tür diyetin ağız kanseri riskini azaltabileceğini ileri sürmektedir
Ağız kanserlerinin oluştuğu bölgeler sıklıkla; dil, ağız tabanı, dil köküne yakın yumuşak damak alanları, dudaklar ve dişetleridir. Ağız kanserleri erken dönemde teşhis edilerek tedavi sağlanmazsa yayılarak sürekli ağrı, fonksiyon kaybı, tedavi sonrası düzeltilmesi mümkün olmayan yüz ve ağız deformiteleri, hatta ölümlere neden olabilir.
Dişhekimine düzenli aralıklarla gidilmesi ağız kanserlerinin erken dönemde yakalanması açısından da önemlidir. Dil veya ağızın diğer bölgelerinde his kaybı, uyuşukluk# Alt veya üst çenede meydana gelen şişlikler ve bunun sonucu mevcut protez uyumunun bozulması# Ağız kanseri lezyonları başlangıç döneminde ağrısızdır, kanser ilerleyerek sağlıklı ağız dokularında harabiyet oluşturdukça ağrı şikayeti de başlar. Kişinin kendinin ağız kanserini farketmesi güç olabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-5720611921392149038?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/5720611921392149038/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=5720611921392149038' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5720611921392149038'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5720611921392149038'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/aiz-kanseri.html' title='AĞIZ KANSERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2874046007555202959</id><published>2008-02-09T09:38:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:40:49.642-08:00</updated><title type='text'>PROTEZ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;PROTEZ
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Böylelikle büyük oranda kaybedilen ağız sağlığı düzeltilirken toplum içinde eksik ya da harap olmuş dişlerle yaşamak zorunda kalan bireylerin psikolojik açıdan da desteklenmesi sağlanır. Çünkü bu şekilde yaşamlarını bir süre de olsa sürdürmek zorunda kalan bireyler, öncelikle gülmeyi unuturlar.Bu da fonksiyonel bozuklukların yanı sıra, insanlarda kendine güven duygusunun zedelenmesine neden olur. Bu tip hastalara yapılan çeşitli protezlerle insanların yaşam kalitesinin yükseltilmesi amaçlanır Dişhekimliğinde son dönemdeki gelişmeler bu yapıların son derece doğal görünmesini sağlayabilmektedir.Dişlerin kaybedilmesi sonucunda yapılan protezler genel anlamda iki türlüdür:1. Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan ve hasta tarafından çıkartılamayan kron , köprü gibi SABİT PROTEZLER2. Hasta tarafından istenildiği zaman takılıp çıkartılabilen HAREKETLİ PROTEZLEREstetik, Protezlerle Düzeltilebilir mi?Eğer gülerken dişlerin görünümü insanları sürekli mutsuz kılıyorsa, o kişinin bir dişhekimine başvurmasında yarar vardır. nedenle psikolojik olarak zarar gören insanlar yapılacak çeşitli protezler yardımıyla kurtulabilirler.İmplant Nedir?İmplantlar, dişlerini kaybeden hastaların çene kemiği içine operasyonla yerleştirilen saf titanyum ya da titanyum alaşımlarından yapılmış metal yapılardır. Bunlar, hastaların kaybedilen dişleri yerine kullanılarak üzerlerine yapılan protezlerle daha önce anlatılan amaçlara erişilmeye çalışılır.nedenle psikolojik olarak zarar gören insanlar yapılacak çeşitli protezler yardımıyla kurtulabilirler..Harap Olmuş Dişler Nasıl Korunur?Yıllar boyunca insanların yemek yeme, çiğneme, yutkunma ve geceleri bazı nedenlerle diş gıcırdatmaları sonucunda, dişler farklı oranlarda aşınırlar. Ayrıca çürükler ve kaza sonucunda dişlerin bazı bölümlerinde kırılmalar oluşur. Bu gibi durumlarda, kron adı verilen protezler ile dişlerin kaybolan yapıları, tekrar yerine konur. Bu kronlar porselen, akril ya da dişhekimliği için özel olarak üretilmiş olan metal alaşımları kullanılarak yapılır.İmplant Nedir?İmplantlar, dişlerini kaybeden hastaların çene kemiği içine operasyonla yerleştirilen saf titanyum ya da titanyum alaşımlarından yapılmış metal yapılardır. Bunlar, hastaların kaybedilen dişleri yerine kullanılarak üzerlerine yapılan protezlerle daha önce anlatılan amaçlara erişilmeye çalışılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2874046007555202959?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2874046007555202959/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2874046007555202959' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2874046007555202959'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2874046007555202959'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/protez.html' title='PROTEZ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7946523611070688747</id><published>2008-02-09T09:34:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:35:53.463-08:00</updated><title type='text'>DİŞ ETİ VE ÖNERİLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİŞ ETİ VE ÖNERİLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Başlangıç Periodontal Tedavi Sonrası Öneriler:Bilindiği gibi, komplike olmayan, basit gingivitis interdental ve marjinal dişetini etkileyen en yaygın dişeti hastalığıdır.
Basit gingivitis tedavisinde; dikkatli bir muayene yapılarak diş plağı, diştaşı, besin birikimi food impaction, taşkın veya bozuk konturlu restorasyonlar, irritasyon oluşturan hareketli protezler ve cep derinlikleri değerlendirilmelidir.Basit gingivitis tedavisi tek seansta bitirilmemeli ve sırasıyla şu aşamaları içermelidir.1. Komplike olmayan gingivitis tedavisi plak kontrolünün öneminin hastaya anlatılması ve öğretilmesi ile başlamalıdır.2. Dişler plak, diştaşı, boya gibi tüm eklentilerden arındırılmalı ve iyi bir polisaj işlemi yapılmalıdır. Polisaj, gingivitisin tekrarını önleyici önemli bir faktördür.Kanama marjinal dişetinden geliyorsa, yeni oluşan plak bu kanamanın nedenidir ve plağın eliminasyonu problemi çözer. Kanama eğer cep tabanından geliyorsa kök yüzeyi tam olarak temizlenememiş ve kalan eklentiler, plak nedeni ile biyolojik olarak uygun nitelik kazandırılamamıştır. Kanamanın tam olarak eliminasyonu için bu eklentiler tamamen temizlenmelidir.3. Diştaşı temizliği dişlere zarar verebilecek veya tehlikeli bir işlem değildir.4. Diştaşı temizliği yapıldıktan sonra dişlerde hassasiyet olabilir, bu durum normaldir. Diştaşı temizliği sonrası önceden diştaşı ile örtülü yüzey açığa çıkar ve açığa çıkan bu yüzeyde soğuk ve sıcağa karşı duyarlılık olur. Bu duyarlılığın üç-dört günde geçmesi beklenir. Önemli olan, hastanın dişlerindeki duyarlılık nedeni ile etkin fırçalama ve ağız bakım işlemlerini ihmal etmemesidir. Gingivitisin başlamasında ve diştaşı oluşumunun başlangıç aşamasında en önemli faktör olan bakteriyel plak polisaj yapılmamış pürüzlü yüzeylerde cok daha çabuk birikir.3. Hasta kontrole geldiğinde dişeti gözlenir ve plak elininasyonunun etkinliği değerlendirilir. İltihabın hala mevcut olduğu alanlarda diştaşı ve plak eliminasyonu tam olarak başarılamamış olabilir. Tekrar temizlik işlemi yapılır, hasta plak eliminasyonu konusunda yeniden motive edilir. Tedavinin başarısı veya aşağıda sıralanan başarısızlık nedenlerinin değerlendirilmesi için hasta mutlaka kontrole çağırılmalıdır.Gingivitis tedavisinde başarısızlık nedenleri:* Özellikle mine-sement birleşiminin apikalinde kalan alanlardaki minik diştaşı partikülleri tam olarak elimine edilmemişse,* Birikimler temizlendikten sonra iyi bir polisaj yapılmamışsa,* Dişler üzerindeki eklentiler temizlenmiş ancak, irritasyonun primer nedeni elimine edilmemişse,* Hasta etkin bir plak kontrolü yapamamışsa.Dişeti kanamasının başta gelen nedenlerinden biridir. Tedavisindeki başarısızlık yıkımın daha derin periodontal dokulara ilerlemesine ve erken diş kayıplarına neden olabilir. Diş plağını ve plak birikimini artıran ve/veya uzaklaştırılmasını engelleyen faktörlerin eliminasyonu başlangıç tedavi girişiminin ana hedefi olmalıdır.Tüm bu tedavi sırasında hastaya verilmesi gereken bilgiler ve öneriler:1. Periodontal hastalıklar dişeti iltihabı ile başlar ve dişeti iltihabının en önemli etkeni diş plağıdır. Diş plağının kalsifiye olması ile diştaşı oluşur. Diştaşı pürüzlü bir yüzeye sahiptir ve üzeri daima kalsifiye olmamış plak ile örtülüdür. Böylece diştaşı, plak için uygun bir yuva oluşturarak iltihabın sürmesine ve şiddetlenmesine neden olur. Bu nedenle oluşmuş diştaşları mutlaka hekim tarafından temizlenmelidir. Temizlenmiş bir ağızda diştaşının yeniden oluşumu etkin bir ağız bakımı ile engellenebilir.2. Hasta tedavi sonrası olası kanama konusunda uyarılmalıdır ve kontrole geldiğinde bu kanama alanları ve tipi değerlendirilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7946523611070688747?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7946523611070688747/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7946523611070688747' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7946523611070688747'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7946523611070688747'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/di-eti-ve-neriler.html' title='DİŞ ETİ VE ÖNERİLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-533400370622650644</id><published>2008-02-09T09:27:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:32:54.741-08:00</updated><title type='text'>DİŞ BAKIMLARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİŞ BAKIMLARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Öğünler arasında yenilen şekerli ve nişastalı gıdaların diş ve dişeti hastalıklarına yol açtığını söyleyen Dülger, Çikolata, cips, bisküvi, gofret, mısır, simit, kek gibi atıştırmaya yönelik tüm gıdalar, çürük oluşumunu artırıyor. Bunları tükettikten sonra ekstra ağız ve diş bakımı yapılmalı dedi. Dülger, diş fırçalamanın yanı sıra diş ipi, dil fırçası, ağız gargarası ve ağız duşunun da diş sağlığı için olmazsa olmazlar arasında yer aldığı vurguladı. Oktay Dülger, en az altı ayda bir diş hekimi kontrolünün şart olduğunu söyledi.Nişastalı ve şekerli gıdalardan hayat boyu uzak durmanın mümkün olmadığını söyleyen uzmanlar, diş bakımının yeme düzenine göre yapılmasını öneriyor.Çikolata, cips, bisküvi, gofret, mısır, simit, kek gibi atıştırmaya yönelik gıdaların çürük oluşumunu artırıyor.Dülger şöyle devam etti:Nişasta ağız içinde şeker haline gelir, şeker ise diş yüzeylerinde çürük yapan asite dönüşerek diş dokularını eritir. 15 dakikada gözle görülür şekilde çürük oluşabiliyor. Nişastalı, şekerli gıdalardan hayat boyu uzak durmak mümkün değil. Bu nedenle diş bakımını yeme düzenine göre yapmalıyız. İsviçre, çikolatanın en fazla tüketildiği ülkelerden biri olmasına rağmen, koruyucu diş hekimliğinde gelişmiş bir ülke olması nedeniyle diş çürüğü oranının da oldukça düşük olduğu bir ülkedir.
Bu nedenle bu tür gıdalar tüketildikten sonra ekstra ağız ve diş bakımı yapılması gerekiyor. Diş Dostu Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Diş Hekimi Oktay Dülger diş çürüğünün, doğru beslenme, doğru diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolüyle önlenebilen bir hastalık olduğunu söyledi.
Araştırmaların yalnızca günde üç defa diş fırçalamanın, diş çürüklerini önlemede yeterli olmadığını gösterdiğini ifade eden Oktay Dülger, sağlıklı dişler için ekstra bakım gerektiren durumlar bulunduğunu belirtti.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-533400370622650644?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/533400370622650644/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=533400370622650644' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/533400370622650644'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/533400370622650644'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/di-bakimlari.html' title='DİŞ BAKIMLARI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7740616134478606052</id><published>2008-02-09T09:25:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:26:40.359-08:00</updated><title type='text'>DİŞ HASTALIKLARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİŞ HASTALIKLARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Topikal flor uygulamasıyla çocuğun daimi dişlerini güçlendirebilir, küçük ve büyük azı dişlerine uygulanan fissür örtücü denilen izolasyon dolgusuyla çürümeyi engelleyebiliriz. Geçici olduğu için pek fazla önemsenmeyen süt dişlerinin sağlığı çok önemlidir. Süt dişlerindeki çürükler, hem ağrıya sebep olmakta hem de daimi dişlere zarar vermektedir. Erken süt dişi kaybı, çocukların daimi dişlerinin çapraşık olmasının en önemli sebeplerinden biridir.Periodontoloji:Dişeti hastalıklarının tedavisi amacı ile diştaşlarının temizlenmesi, cerrahi tekniklerle hastalığın tedavisi....Periodontal hastalıklar dişeti ve dişleri çevreleyen destek dokuları etkileyen iltihabi hastalıklardır. Dişeti hastalığının en önemli sebebi bakteri plağıdır. Hergün düzenli ve yeterli fırçalama yapılmazsa, tükrük içinde bulunan kalsiyum, bakteri plağıyla birleşip sertleşerek dişler üzerine yapışır ve diştaşı tartar dediğimiz yapıya dönüşür. Plaktaki bakteriler tarafından üretilen zararlı maddeler dişetlerinde iltihaba yol açar. Dişeti hastalığının bu erken dönemine gingivitis denir. Bu dönemde dişetleri kırmızıdır,kanamalıdır ve hacim olarak büyümüştür.Bu hastalık tablosunun ilk sinyallerini fark eden hasta hemen hekime başvurursa bu aşamada yapılacak diştaşı temizliğiyle dişetlerinin tedavisinde yüksek başarı sağlanır. Belirtilerin ihmal edilmesi durumunda hastalık ilerler, dişetindeki iltihap çene kemiğine ulaşır ve erimesine neden olur. Bu durumda cerrahi tedaviler gerkebilir. Dişeti iltihabının neden olduğu diş kayıpları, çürüklerin neden olduğu diş kayıplarından daha fazladır. Periodontal problemlerin önlenmesinde en önemli görev kişinin kendisine düşmektedir.Günlük ağız bakım işlemleri diş fırçalama ve diş ipi kullanma diştaşı oluşumunu en alt düzeye indirebilir, ancak tamamen önleyemeyebilir. Dişler sabah akşam 2 dakika süreyle fırçalanmalı ve düzenli olarak diş hekimi tarafından kontrol edilip temizlenmelidir.Konservatif Tedavi:Çürük tedavileri, amalgam ve estetik dolgular...Ağızda bulunan bakterilerden oluşan bakteri plağı, şekerli ve karbonhidratlı yiyeceklerin ağızda kalan artıklarından asit oluşturur. Bu asitler dişlerin mineral dokusunu çözerek dişin minesinin bozulmasına ve sonuçta da diş çürüğünün başlamasına neden olurlar. Konservatif tedavi, çürüklerin erken dönemde tedavilerinin yapılarak ilerlemelerinin durdurulmasını ve oluşan diş maddesi kayıplarının estetik, fonksiyonel ve ağız dokularına uyumlu bir şekilde tedavi edilmesini amaçlar.Endodontik Tedavi:Kanal tedavileri...Dişin sert dokusunun içinde, kökün en ucundan giren kan damarları ve sinirlerin pulpa bulunduğu dişe hayat veren küçük bir odacık vardır. Dişlerin büyümesini ve sürmesini sağlayan bu yapı, çürüme meydana geldiğinde alarm görevi de görmektedir. Erken safhada tedavi edilmeyen diş çürükleri ilerleyerek pulpaya ulaşır ve burada iltihabi değişimlere neden olarak şiddetli ağrılar oluşturur. Daha sonraki aşamada bakterilerin salgıladığı asitler pulpayı öldürür. Böylelikle ortaya çıkan toksinler zehirler kök ucundan sızarak çene kemiğine yayılır. Çene kemiğinde oluşan iltihap dişin kaybına, çevre dokularının da harabiyetine neden olur. Bu safhaya gelmeden önce dişi ve çevre dokuları koprumak için hastalıklı pulpa dokusunun alınmasıyla diş kurtarılabilir. Pulpa dokusu anestezi altında temizlendikten sonra, kanallar genişletilip dezenfekte edilir. Tüm bu işlemlerden sonra pulpa odasının içi özel maddelerle kök ucuna kadar doldurulur. Sanıldığının aksine bu işlemler ağrısız gerçekleşmekte ve tedavi edilen diş uzun yıllar ağızda kalmaktadır.Cerrahi:Diş çekimleri, komplikasyonlu ve gömük diş çekimleri, kist operasyonları, rezeksiyon, vb. cerrahi operasyonlar...Gömük 20 yaş dişleri: Bu dişler akıl dişleri olarak da adlandırılır ve tam ya da yarım gömülü kaldığında iltihaplanmaya ya da bir kiste sebep olabilir. Ya da diğer dişleri öne doğru iterek dişlerde çapraşıklıklara yol açabilir. Agız ve diş sağlığı, genel sağlığımızın çok önemli bir parçasıdır. Düzenli yapılan çürük kontrolleri ve diştaşı temizliği, oluşabilecek sorunların erken teşhisini ve dişlerin ağızda uzun vadede sağlıklı kalmasını sağlayacaktır.Pedodonti:Çocuklarda çürük önleyici izolasyon dolguları fissür sealant, flor uygulamaları, oluşabilecek ortodontik problemlerin erken teşhisi ve önlenmesi...Çocuklarda diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması ve beslenme şeklinin düzenlenmesinin yanısıra, düzenli diş hekimi kontrolleri yapılmalıdır.Uzun süre hiç belirti vermezken, aniden şiddetli ağrılara, çenelerde kitlenmeye ya da yüzde şişmeye sebep olabilir. Bu dişler kontrol edilmeli ve gerekli ise çekilmelidir. Çekim küçük bir operasyonla gerçekleştirilir.Protez:Kuron ve köprü protezleri, total tam ve iskelet kancalı protezler, Hassas tutuculu protezler...Protez; eksik bir organı yerine koyma anlamı taşımaktadır. Dişlerin ve çevre dokuların çeşitli sebeplerle madde kaybına uğradığı ya da tamamen kaybedildiği durumlarda, hastaya kaybolan fonksiyonlarını geri kazandırmak ve bozulan estetik görünümü düzeltmek, protezin amacıdır.Eksik bir diş diğer dişler için ciddi bir tehlikedir. Estetiği bozduğu tartışılmazdır, ancak daha önemlisi, dişin kaybından kısa bir süre sonra boşluğu sınırlayan dişler doğal olarak boşluğa doğru eğilir. Ayrıca karşı çenedeki boşluğa denk gelen dişler üzerindeki basıncın ortadan kalkması, zamanla onların boşluğa doğru uzamasına ve hatta dökülmesine sebep olur. Sadece komşu dişler değil, diğer dişler de bu konumdan etkilenir ve çene eklemi, baş ve kas ağrıları ortaya çıkabilir. Kısacası boşluk ne kadar kısa sürede kapatılırsa o kadar iyidir.Protezler genel olarak iki türlüdür:Ağızda kalan dişlerin üzerine yapılan dişler küçültülerek ve hasta tarafından çıkarılamayan kuron, köprü gibi sabit protezlerHasta tarafından takıp çıkarılan hareketli protezler tam ve yarım protezler gibiTam protezler, hastanın ağzında hiç diş bulunmadığı zaman yapılan protezlerdir.Yarım protezler, hastanın mevcut dişlerine kroşe dediğimiz kancalarla tutturulur. Ya da estetik olması için ağızdaki dişler kaplanarak onlara yerleştirilen çıt çıt, sürgü gibi hassas tutucular kullanılarak yapılır.Ortodonti:Diş çapraşıklıklarının ve çene anomalilerinin düzeltilmesi...Kalıtım, gelişim yetersizliği, çeşitli yanlış alışkanlıklar parmak emme, biberon ve yalancı meme gibi faktörler sebebiyle oluşan bozuklukların tedavisi ortodontinin konusudur. Sadece dişlerde çapraşıklık varsa, yaş faktörü önemli değildir. Her yaşta dişlerin düzeltilmesi mümkündür. Ancak kişinin kemik yapısıyla ilgili iskeletsel bir problem söz konusu ise, tedavisi ergenlik çağına kadar yapılır.Dental Implantlar:Diş implantları, kaybedilen dişlerin yerine çene kemiği içine yerleştirilen ve kemik ile kaynaşarak doğal diş kökü görevini gören metal yapılardır. Bu metal yapılar doku dostu olan titanyumdan yapılır ve hiçbir yan etkisi yoktur. Tek diş kayıplarında boşluğun doldurulması için yandaki dişleri küçültüp 3üye köprü yapmak yerine, diğer dişlere dokunulmadan boşluğa implant yerleştirilir ve üzeri 1üye kuronla kaplanabilir..Azı dişlerinin kayıplarında, takıp çıkartılan protez kullanmak yerine bu bölgeye uygun sayıda implant yerleştirilerek sabit köprü yapılabilir... Dişsiz ağızlarda, özellikle alt protezi ağızda durmayan kişilerde meydana gelen çiğneme, konuşma ve psikolojik bozuklukların giderilmesi için de implant uygulanır. Iki seçenek vardır: Ya ağıza yeterli sayıda 6-8 implant yerleştirilip sabit köprü yapılır, ya da çenenin ön bölgesine 2-4 implant yerleştirilerek protezin daha stabil oması sağlanır. Implant uygulaması için öncelikle bir çene filmi çekilir ve uygulama için yeterli kemik olup olmadığı incelenir. Uygun şartlar varsa implant yetişkin her insana yapılabilir ve başarı şansı çok yüksektir.Estetik Diş Hekimliği:Ayrık dişlerin kapatılması, gülme sırasında görünen dişetinin uzunluğunun ayarlanması, koyu renkli dişlerin renklerinin açılması, kısacası estetiği olabildiğinin en iyisine ulaştıracak uygulamalar, estetik diş hekimliğinin konusudur. Bu bağlamda porselen laminate, empress, estetik kozmetik dolgular, diş beyazlatmableaching gibi uygulamalar yapılmaktadır.Hasta bu kalıbın içersine ilacı yerleştirerek dişlerin üzerine takar en az 6-8 saat ve tercihen uykuda. Işlem dişin rengine bağlı olarak 1-4 hafta içinde biter.Office bleaching denilen, muayenehanede hekim tarafından yapılan ağartmadır. Hekim ilacı dişler üzerine uygular, ışık kaynağı kullanılarak dişlerin beyazlaması sağlanır.Yine dişlerin durumuna göre bir veya birkaç seansta dişler beyazlar.Diş beyazlatma Bleaching:Diş beyazlatma, dişlerin yapısındaki renklenmeleri ortadan kaldıran bir işlemdir. Diş renklenmelerinin çeşitli sebepleri olabilir. En yaygın nedenleri; kahve , çay, kola ve sigara gibi leke yapıcı maddelerin kullanılması, travma, yaşlılık, tetrasiklin renkleşmesi, eski kaplamalar, sinir dejenerasyonu vb. gibi nedenlerdir. Diş beyazlatma işlemi uygun şekilde ve diş hekimi kontrolünde yapıldığında diş ve dişetlerine zararsızdır.Ancak tedavi sırasında dişlerde hassasiyet özellikle soğukta, dişetlerinde kızarma ve hassasiyet meydana gelebilmektedir. Fakat bu geçicidir ve tedavinin bitimiyle birlikte, birkaç gün içinde bu şikayetler ortadan kalkmaktadır. Ağartma işlemi için iki yöntem vardır:Ev ağartması home bleaching denilen yöntemde, hekim ağızdan ölçü alır, bunlara uygun kalıplar hazırlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7740616134478606052?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7740616134478606052/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7740616134478606052' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7740616134478606052'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7740616134478606052'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/di-hastaliklari.html' title='DİŞ HASTALIKLARI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-3595321608947085481</id><published>2008-02-09T09:21:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:23:46.990-08:00</updated><title type='text'>DİŞLERDEKİ ÇÜRÜKLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DİŞLERDEKİ ÇÜRÜKLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Çürük oluşumunu engellemek için ilk yapılması gereken şey, düzenli diş fırçalama ve diş ipi ile diş aralarının temizlenmesidir.Küçük çocuklarda büyük azı dişlerinin çiğneyici yüzeyinde oluşabilecek çürükleri oluşmadan önlemek amacıyla Fissür Örtücü Fıssur Sealant denilen özel koruyucularla örtülerek korumaya almak mümkündür.Çürük eğer erken dönemde tesbit edilirse,küçük bir dolgu ile ortadan kaldırılabilir. Diş çürüğünün ilk belirtisi ,çiğneyici yüzeydeki çukurculardan ve dişlerin birbirine bakan yüzeylerinden başlar. Belirtiler ortadan kaldırılmadığı takdirde çürük diş sinirine yavaş yavaş ilerleyerek ulaşır.Diş çürüğü, çoğu kez bu yüzeylerde gıda birikimi ve ağız ortamında bulunan mikroplar sonucu oluşurDiş çürüğüne sebep olan faktörler karbonhidratlar, şekerler ağızdaki mikroplar, bunların enzimleri ve diş yüzeyinin anatomik yapısıdır.Ancak çürük ilerlemiş ve dişin sinirine ulaşmışsa, bu durumda kanal tedavisi yapılması zorunluluğu ortaya çıkar.Bazı durumlarda ihmal edilen çürük, diş kökünün etrafında iltihaplanmalara yol açabilir,bu da tedavinin uzamasına neden olur, hatta dişin kaybı bile söz konusu olabilir.Altı aylık rutin kontrollerin çürüğün başlangıç aşamasında yakalanması açısından çok önemli olduğu unutulmamalı ve bu kontroller alışkanlık haline getirilmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-3595321608947085481?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/3595321608947085481/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=3595321608947085481' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3595321608947085481'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3595321608947085481'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/dilerdeki-rkler.html' title='DİŞLERDEKİ ÇÜRÜKLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8301656634215144525</id><published>2008-02-09T09:18:00.001-08:00</published><updated>2008-02-09T09:20:05.833-08:00</updated><title type='text'>TATİLLERDE ÇOCUKLARIN GENEL SAĞLIKLARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;TATİLLERDE ÇOCUKLARIN GENEL SAĞLIKLARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Özellikle çalışan anne ve babaların izin dönemlerini çocuklarının tatil döneminde kullanması sınırlı aile içi etkileşimi artıracaktır. Aile üyelerinin hep birlikte geçireceği bu tatil dönemlerinin iletişim, çocuklarına model olma, onları tanıma ve gelişimlerini görebilme açısından da yararları olacaktır.
Ozon tabakasında meydana gelen olumsuz değişikliklerle birlikte güneşin zararlı etkileri; şapka kullanma, güneş gözlüğü seçilmesi ve en uygun güneş yağının özellikleri gibi. Bunun dışında tatil bölgelerinde olabilecek haşere ve zehirli hayvan sokmalarına ya da sıvı ve gıda alımına ilişkin öneriler, allerjiler, su sporlarına ilişkin kaza ya da diğer tehlikeler gibi.
Ruh sağlığı açısından ise tatilin anlamını çocuk ve ergenler için yetişkinler belirlemekte ve buradaki tutumlara ilişkin öneriler anne babaları ilgilendirmektedir. Çocukların yaz döneminde de ders konusunda zorlanmaları, onların bir dinlenme süresi geçirmeden yorgun bir şekilde okula başlamasına ve derslerle ilgili bıkkınlığa yol açabilmektedir. Bu nedenle ders çalışmaya ara verilmesi ve çocuğun okulu, öğretmenlerini ve arkadaşlarını özlemesi sağlanmalıdır.Özel öğrenme güçlüğü olan çocuklara verilecek destek eğitiminin ise farklı bir şekilde sunulması gerekmektedir. Okuma ve yazma ile ilgili zorluğu olan çocuk ve gençlere ders kitapları dışında, yaş dönemlerine uygun seçilecek resimli öykü ya da gençlik romanlarını okumayı özendirmek, yazma konusunda ise günlük tutma şeklinde yazma alışkanlığını desteklemek uygun olacaktır. Ayrıca ailenin olanakları ölçüsünde çocuğun yabancı dilini destekleyen yaz okulları bu amaçla seçilebilecek uygun desteklerdir.Ayrıca aileden ayrılma, bağımsız kalabilme, yaşıt gruplarına katılma gibi zorlukların üstesinden gelmede de önemli yararları olabilecektir.Yaz dönemi çocukların gelişimlerindeki adımları kolaylaştırmak için de kullanılabilir. Tuvalet eğitimi, odanın ayrılması, kendi başına yemek yeme gibi gelişimsel beceri kazandırma girişimlerini bebek ve çocuklar bu dönemde daha kolay kabullenmektedirler.Çocuk ve ergen psikiyatrisi bölümlerinden tedavileri sürdürülen çocuklar için de eğer şartlar uygunsa ve hekim ile işbirliği yaparak yaz döneminin tatil olarak geçirilmesi ve uygulanan ilaç tedavilerine ara verilmesi uygun olacaktır. Dikkat eksikliği ve aşırı hareketlilik nedeniyle Ritalin ya da Tofranil gibi ilaç tedavisi sürdürülen çocuk ve gençlerden yaz döneminde ders başarısı beklenmeyeceğinden genel olarak ilaç tatili verilmektedir.İçinde bulundukları gelişim dönemine ve fizik güçlerine göre özellikle kırsal bölgelerimizde yaşayan çocuk ve gençlerin tatil dönemlerinde anne babalarına işlerinde yardımcı olduklarını biliyoruz. Aileye ekonomik açıdan katkıda bulunmak ya da kendi harçlığını kazanmanın çocuk ve ergenin kendine güveni ve benlik saygısında olumlu etkileri olduğunu biliyoruz. Ancak bu ekonomik katkının çocuk ve ergenin gücü göz önünde bulundurularak planlanmasının önemi açıktır.Tatillerin aile içi ilişkileri yakınlaştırma ve birlikte geçirilen zamanı artırma yönünden de önemli olduğunu biliyoruz. Yaz tatili ile birlikte hekimler çocuk ve ergenlerin sağlığı konusunda birçok uyarıda bulunmaktadırlar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8301656634215144525?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8301656634215144525/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8301656634215144525' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8301656634215144525'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8301656634215144525'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/tatillerde-ocuklarin-genel-saliklari.html' title='TATİLLERDE ÇOCUKLARIN GENEL SAĞLIKLARI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6535039990437744004</id><published>2008-02-09T09:14:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:16:02.866-08:00</updated><title type='text'>ÇOCUKLAR VE OYUNLAR</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇOCUKLAR VE OYUNLAR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bebek, çocuk, ergen ya da yetişkin bir kişinin neden oyun oynadığı sorusunun birçok yanıtı vardır. Bunlardan birincisi, içten gelen enerjinin boşaltılması için oyun oynanmaktadır. İkincisi, türe özgü davranışların çok uzun bir süredir aktarılmasına ve sürdürülmesine yardım etmektedir. Bu görüşe örnek olarak, kedi yavrusunun fare yakalamadan önce bir şeylerle oynaması ya da kız çocukların bebeklerle oynayarak annelik alıştırması yapmasını verebiliriz. Üçüncü yanıta göre oyun, gelecekteki becerilerin geliştirildiği bir alan olarak görülebilir.Oyunlar çeşitli şekilde gruplandırılabilir. Gelişim kuramcılarından Piaget oyunları şu üç başlık altında ele almıştır.1 Alıştırma oyunları: Bu oyunlar çocukların gelişiminde duyusal motor dönem olarak isimlendirilen doğumdan yaklaşık iki yaşına kadar olan bölüme uyar. Bu dönemde bebekler yavaş yavaş hareket etmeye başlamıştır ve zihinsel gelişimde ise çevreden beş duyusu ile aldığı uyaranları birleştirip, sınıflandırmaya çalışmaktadır. Bebek çıngırağının rengini ve sesini alır ve sınıflandırır.2 Simgesel oyunlar: Bu gelişim döneminde 2 yaş ile 7 ve 8 yaşları arasındaki dönemi içerir. Bu oyunların içeriği alıştırmalardan, simgeler ve varsayım boyutuna kadar değişmektedir. Çocuk kendi gerçeklerini hareketlerle yaşatmaktadır. Bunun en belirgin örneği sanki varmış gibi oyunlardır. Çocuğun bir köşede yarattığı evcilik oyunu, bir odun ya da plastik çubuk ile oluşturulan atı sürmesi gibi örnekler bu gruptandır. Burada çocuk düşüncelerini yeterince gelişmemiş dili ile anlatamadığından bunları simgesel oyunlaanlatmaktadır. Ayrıca bu anlatım yoluyla zihinsel simge ve uygulamalar yinelenerek özümsenmektedir. Evcilik oyunu ile hem duygu ve düşünceler aktarılmakta, hem de annelik özdeşimi sindirilmektedir.3 Kurallı oyunlar: Bu dönemde çocuk ilk olarak kendinden büyüklerin oyunlarını taklit etmeye başlar. Bu oyunlar 7-8 yaşlarından sonra kurulmaya başlar ve çocuğu sosyalleşmeye yönlendirir. İlk iki oyun yaş ilerledikçe azalmakta ve yerini kurallı oyunlara bırakmaktadır. Bu değişme çocuğun ilişkilerini ve sosyalleşmesini yansıtmaktadır.Ayrıca oyunları başlangıçta belirli bir yönergenin olduğu, ancak sonrasında çocuğun serbest olduğu oyunlar ve kurallı olan, sabır ve çaba gerektiren oyunlar şeklinde de ayırabiliriz. İlk gruba örnek olarak evcilik oyunu verilebilir. Bu oyunda kurallar vardır, ancak çocuk oyunun kurulması ve akışında özgürdür. 6-8 yaşları arasında toplumsal gelişim ve işbirliği ile ilgili top, seksek, dama, minyatür arabalar, bilişsel beceriler ve algısal hareket becerilerini sağlayan maketler, yap-boz oyunları ve yaratıcı anlatım oyuncakları parmak boyası, kağıt hamuru, karakalem-suluboya ya da pastel boyalarla resimler, oyun hamurları, sessiz sinema gibi oyunlar,9-11 yaşları arasında sorun çözme yetenekleri karmaşık masa üst oyunları ve video oyunları, ince-ayrıntılı hareket becerileri küçük parçalı, karmaşık yap-boz oyunları, üç boyutlu model uçaklar, uzaktan kumandalı araçlar, kumaş boyama, ağaç işleme ve akvaryum bakımı ve stratejik yeteneklere yönelik oyun ve oyuncaklar sözcük türetme, monopol,tenis,ping-pong ve atari gibi,12 yaşın üzerinde de soyut düşünme ve akıl yürütmeye yönelik oyun ve oyuncaklar basit mikroskop ya da teleskop, kimya ya da elektronik setleri gibi ile bağımsız yaşam becerileri kazanmaya yönelik yürüyüş, bisiklete binme ve kamplar gibi oyun ve oyuncaklar önerilmektedir.Oyun bir eğlencedir, ancak sadece bir eğlence, bir zaman kaybı olmadığı gibi saçmalık da değildir. Oyun ekonomik ve sosyal durumu ne olursa olsun her çocuk için temel bir haktır.Saklambaç ve körebe ise ikinci oyun grubuna uymaktadır.Oyunlar yapıları açısından da değerlendirilebilir. Yarışma, rastlantı, taklit ya da dönerek yoğunlaşmayı içeren oyunlardan söz edilebilir. Oyunların yapısı çocuk psikiyatrisinde bazı bozuklukların değerldnirilmesinde yardımcı olmaktadır. İlgi, etkileşim ve iletişimde belirgin bozukluğun olduğu otistik çocuklar ile duygu, düşünce va algıdabozulma ile belirli psikotik bozukluğu olan çocukların oyunlarında yarışma ya da rastlantı neredeyse hiç yoktur. Başka bir kişiyi gerektiren, dolayısıyla sosyal bir boyut taşıyan yarışma psikotik ve otistik çocuğun ilgi alanının tümüyle dışındadır. Bu çocukların gündeminde yineleme özelliği olan ve tümüyle dışa sınırlı açık ya da kapalı kendi dünyasına yönelik etkinlikler vardır. Aynı şekilde rastlantıyıda tümüyle reddetmektedirler. Etkinliklerinin tekdüze olması, yineleyen belirli davranışları içermesi ve değişikliğin olmadığı kendilerine özgü bir dünyayı içerir. Bu dünyada ise rastlantıya yer yoktur. Bu çocukların oyunlarında dönme ya da dönen cisimlere yönelme vardır. Bir topaç ile oynar, kendi kendine döner ya da dönen bir nesneye yönelirler. Zihinsel özürlü çocuklar yaşıtlarına göre daha az oynarlar ve hareketsiz oldukları dönemler çok daha fazladır. Kuralları karışık olmayan ve bulundukları yaştan daha küçük yaşlardaki çocukların oyunlarını oynarlar. Bu çocukların da yarışma gerektiren oyunlardan kaçındıkları gözlenir.Çocukların duygusal ve düşsel yaşamı oyunlarına yansımaktadır. Eğer çocuğun iç dünyasından kaynaklanan dürtüleri çok yoğunsa oyun kesilmekte, değişik ve karmaşık bir duruma dönmektedir. Sakin bir oyun için çocuğun bu yoğun dürtüleri uzaklaştırabilmesi gerekir. Değişken davranışları izlenen aşırı hareketli ya da kaygılı çocuklar, oyunun kurallarını kabullenmede zorluk çekerler. Davranış sorunları olan çocuk ve ergenlerin oyunu da saldırgan dürtülerle doldurması tipik bir özelliktir. Onlar için oyun hızla içinden geldiği gibi davranma ve dürtüsel eyleme geçebilmenin bir yöntemidir. Oyun içinde saldırgan tutumların belirtilmesi cinsiyete göre de farklılık göstermektedir.Erkek çocuklar güreş, kavga ve yarışmaya daha yatkın oldukları için oyunları kızların oyunlarından daha çeşitlidir. Sosyal belirleyiciler de kız ve erkek oyunlarında önemli rol oynamaktadır. Karşı cinsiyetin oyunlarını kızlar erkeklere göre daha rahat oynamaktadırlar. Erkek çocuklarda dürtülerin davranışa dökülmesi ön planda iken kızlarda bu sözel olarak belirtilmektedir.Yetişkin bir insanda toplumsal kural ve değer yargıları yoğun duygu ve istekleri günlük yaşamda sınırlanmakta, bunlar hayal kurma ya da rüyalar yardımı ile duyurulabilmektedir. * Oyun Çeşitleri* Oyuncaklar* Yaşa Göre Oyuncak SeçimiBebek ve çocukların gelişimleri sırasında olgunlaşma ve sosyal boyutun erken gelişmesinde oyunun önemi belirgindir.Ayrıca içinde yaşanılan kültürün önemli etkilerinden olan araştırma duygusunun ve kurallara uymanın öğrenildiği ve geliştirildiği yer de oyunlardır. Oyunlar önce bebeğin kendi bedensel duyumlarının araştırılması şeklinde çok küçük bir alanda başlamakta, sonra yakın çevresi içinde sürmekte ve daha sonrada büyük sosyal ortamlarda gerçekleştirilmektedir.Çocuklarda bu işlevler oyun ile sağlanmakta, ayrıca çocuğun günlük kaygılarını azaltarak olumlu ilişkiler kurmasına da yardımcı olmaktadır. Oyun oynamak evrensel bir yaşantıdır, sağlığın bir göstergesidir. Oyunun amacına ulaşması için özellikle cinsel ve saldırgan dürtülerden arındırılması gerekir.OyuncaklarPsikolojik olarak değerlendirildiğinde oyun alanı çocuğun dışında, ancak dış dünyaya ait değildir. İç dünya ile dış gerçeğin dışında üçüncü bir alandır, bir yanılsama illüzyon alanıdır. Burası bebek için anne ile paylaştığı ortak bir alandır. Zamanla önce bebek, daha sonra çocuk bu alan içinde bağımsızlığını kazanmaya başlar. Burada çocuğa özerkliği sağlayan oyuncaklar geçiş nesnesi olarak isimlendirilir. Geçiş nesnesi peluştan yapılmış oyuncaklar, çarşaf ya da yastık olabilmektedir. Bu geçiş nesneleri yetişkinlerin geriye dönüp baktığında ilk oynadığım oyuncağım şeklinde tanımladığı nesnelerdir. Bu geçiş nesneleri her toplumda izlenen, evrensel bir oyuncaktır, ancak basit bir oyuncak olarak değerlendirilmemelidir. Otistik ve psikotik çocukların yaklaşık üçte birinde bu geçiş nesnesi hemen hemen hiç kullanılmamaktadır. Çocuğun geçiş nesnesini doyurucu bir biçimde kullanması, olumlu insan ilişkilerinin oluşturulabilmesi için önemlidir. Geçiş nesnesinin fiziksel özellikleri de önemlidir. Bu nesnelerin ortak özellikleri katı, metalik, tuhaf biçimlerde ve genellikle kırılmış ya da atılacak bir durumda olmalarıdır. Çocuğun kendine ait eşyaları içinde özel bir yeri vardır. Bu nesne zamanla önemini yitirir, yaklaşık 5-6 yaşlarında çocuklar yavaş yavaş bu nesnelerden uzaklaşırlar. Ancak bunlar ne yok edilir, ne de terk edilirler.Oyun ve oyuncak hakkında bu psikolojik bakışın dışında da pek çok şey söylenebilir. Bunlar ailesel, etik ahlak, kültürel ve sosyoekonomik boyutları içermektedir. Oyun düşünceler, duygular ve ilişkiler içinde yuvarlanmanın ve bu zor olayların üstesinden gelmek için beceri ve kontrol kazanmanın önemli bir yoludur. Oyuncak ise çocuğun beş duyusunu ve duygularını uyaran, değerldnirme ve uygulama yetilerini geliştiren, hayal gücünü zenginleştiren, bedensel ve sosyal gelişimini hızlandıran bir oyun aracıdır.Oyuncaklar kabaca kullanım ve amaç oyuncakları olarak iki grupta toplanabilir.Kullanım oyuncakları aslında oyun amacıyla üretilmemiş olan bir nesneyi çocuğun oyun aracı olarak kullanmasıyla ortaya çıkarlar. At olarak bir tahta parçasının kullanılması, makara, kibrit kutusu gibi araçlarla oynama örnek olarak verilebilir. Bu oyuncakların işlevi oyun bittiği zaman sona erer. Amaç oyuncakları ise oyun amacıyla üretilmiş olan ve genellikle erişkinler tarafından seçilerek çocuklar için alınan oyuncaklardır. Yetişkinlere neden böyle bir seçim yaptıkları sorulduğunda, çocukları için en uygun oyuncağın bu olduklarını düşündüklerini söylemektedirler. Oysa biraz zorlandığında onların yaşamında bu oyuncakların izlerini bulmak olasıdır. Ayrıca bu oyuncaklar bazen çocuklar için geçici bir heves olabilmekte ve kısa sürede bir köşede unutulup, gitmektedirler. Oyuncaklar daha ayrıntılı olarak dört başlık altında sınıflandırılabilir. Duygusal oyuncaklar: Çocuğun duygusal zorlukları ve korkularını yenmesi için seçtiği oyuncaklardır. Genellikle çocuğunoyuncakları içinde en çirkin olanıdır. Bunlar genellikle yumuşak ve tüylü, yuvarlak hatları olan, fiziksel olarak çocuktan daha kısa oyuncaklardır. Bunlar çocuk için dostluk, sevgi ve güvenlik anlamını taşır. Zevk nesnesi olan oyuncaklar: Çocuğun geçici bir süre için hoşça zaman geçirmek için oynadığı oyuncaklardır.Eğitsel ve kültürel kazanç sağlayan oyuncaklar: Boyama kitapları, yap-bozlar, maket oyuncaklar gibi çocuğun oyun oynarken aynı zamnda herhangi bir alanda eğitimini de sağlayan oyuncaklardır.Sosyal bütünleşmeyi sağlayan oyuncaklar: Çocuğun çevresiyle ilişkilerini düzenlemesinde yardımcı olan, yaşıtlarıyla birlikte grup oyunları oynarken kullandığı oyuncaklardır.Oyun gibi oyuncaklar da çocuk psikiyatrisinde ruhsal durumun değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Oyuncak otistik çocukların ilgisini çekmemekte ya da çocuk oyuncağa geçici bir süre ilgigöstermektedir. Zamanının büyük bir bölümünü oyun ve oyuncaklarla geçirmek isteyen ancak sürekli oyun ve oyuncak değiştiren bir çocuğun dikkat eksikliği yönünden değerlendirilmesi gerekirken, sürekli karşı cinsiyete ait oyuncaklarla oynamak isteyen bir çocukta bu seçimin cinsel tercihle ilgili olabileceği, yaşından küçük oyuncaklarla oynamanın ise kardeş doğumu gibi zorlayıcı bir yaşam olayı ile oluşan gerilemeyi yansıtabileceği göz önüne alınmalıdır. Çocuğun yağına ve cinsiyetine uygun olmayan oyuncaklarla ilgilenmesi durumunda bu oyuncağı içgüdüsel olarak mı seçtiği yoksa kendisine o oyuncak verildiği için mi onu kullandığı tartışma konusudur.Çocuğun yaşına göre oyun ve oyuncak seçimi oldukça zordur. Çocuk için alınacak ya da önerilecek herhangi bir oyuncaktan daha üstün olanı mutlaka olacaktır. Oyun ve oyuncak seçiminde en iyi klavuz, çocukların nasıl geliştiklerinin bilinmesi, onların gelişim becerilerini arttıracak ve bu becerilerin birbiriyle bir örüntü halinde olmasını sağlayabilecek oyun araçlarının göz önüne alınması gereğidir. Çocuğun oyuncağını seçerken kendi istek ve beğenilerimiz yerine çocuğun yaşını ve gereksinimlerini göz önünde bulundurmanın yanısıra, oyuncak hakkında onun da fikrini almak en iyisi olacaktır.Altı aylıktan küçük bir çocuk ses, şekil ve renklere karşı duyarlıdır.Bu dönemde görsel ve işitsel duyulara yönelen hareketli oyuncaklar onun dikkatiniçekerve neşelendirir. Yatağın üzerine asılabilen, sallanınca ses çıkaran renkli objeler ve çıngırak bu dönemin vazgeçilmez oyuncaklarıdır. Oturmaya başladığı yedinci aydan itibaren çocuk uzanabildiği herşeyi yakalamaya, yakaladığı her şeyi de ağzına götürmeye çalışır. En çok hoşlandığı şeyler bir elinden diğerine kolayca geçirebildiği renkli halkalar, avuçlayabildiği plastik küpler, kemirebildiği kauçuk nesneler, hırpalandığı zaman bozulmayan yumuşak bebek ve hayvancıklardır. Tutunarak da olsa ayağa kalkabildiğinde eline geçen şeyleri yere atmaktan zevk aldığından, zıplayan, yere düşünce ses çıkaran oyuncaklar ilgi odağıdır. Boy boy renkli toplar, içiçe geçebilen kutular bu dönemin oyuncaklarıdır.Artık evin içinde rahatça dolaşabilen çocuk, üstüne binip oturabileceği büyük hayvan türü oyuncakları, küçük sandık, sepet ve tabureleri seçer.İki yaşında bütünü parçalara ayırmak , kutuyu doldurup boşaltmak, kule ve köprü yapmaktan zevk alan çocuğun ilgisini çeken diğer oyuncaklar arasında mutfak eşyaları, farklı boyutlardaki plastik parçalar, saçları ve elbiseleri olan bebekler ve arabalar yer alır. Sonraki dönemlerde anne babasını taklit etmeye başlayan çocuk için minyatür marangoz ya da mutfak setleri gözde oyuncaklardır. Oda takımları, kova-kürek gibi oyuncaklar da ilgi çekicidir.Üç yaşından sonra üç tekerlekli bisiklet en çok sevilen oyuncak iken, yaratıcılığını keşfetmeye başlayan çocuk tahta blokları ile büyük parçalardan oluşan plastik parçalarla çeşitli şekiller oluşturmaktan büyük zevk alır. Kum, oyun hamuru gibi şekil verebileceği, el becerisini geliştirmek yanında hayallerini gerçekleştirebileceğioyuncaklar bu dönemden sonra en sık oynanan oyuncaklardır.3-5 yaşları arasında fantazi ve keşfetmeye evcilik, okul oyunları ile bebekler, mutfak ve doktor muayene aletleri, dil gelişimine renkli tuşları olan piyano, müzik ve öykü kasetleri ile kuklalar gibi ve aritmetiğe hazırlamaya resim ve sayı eşleme oyunları; domino, kızma birader ve sayı kartları yönelik oyuncaklar.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-6535039990437744004?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/6535039990437744004/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=6535039990437744004' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6535039990437744004'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6535039990437744004'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/ocuklar-ve-oyunlar.html' title='ÇOCUKLAR VE OYUNLAR'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1042325813867087440</id><published>2008-02-09T09:11:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:13:00.421-08:00</updated><title type='text'>ÇOCUKLARDA KORKU</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇOCUKLARDA KORKU&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Oyun ve arkadaş deneyimi olmayan, sorumluluklarını bilmesine ve üstlenmesine fırsat tanınmamış olan çocuklarda, evden kopup okula başlama sorun oluşturabilir. Zekası yeterli olsa bile, çocuk ruhsal yönden okula hazır değildir; evin koruyucu sığınağından çıkmak Okul çağına gelmiş olmasına karşın, öğrenme ve kavraması yeterli düzeye ulaşmamış olabilir.Buna benzer zorluklar yaşayan çocuklarda, okula gitmek istememe, arkadaşlarına yanaşamama, içe kapanık ya da tepkisellik gibi uyum sorunları görülür.Okul korkusu, okul çağındaki çocuklarda birdenbire okula karşı beliren yoğun direnç durumudur. Bu çeşit bir korku geliştiren çocuklar genellikle annelerine çok bağımlı çocuklardır. Hastalığı başlatan olay okulla değil, anneyle ilgilidir. Evdeki çatışmalı ortam ya da küçük kardeşin anne ile daha fazla yakınlaşabileceği düşüncesi, çocuğun aklının evde kalmasına ve okulda durmakta zorlanmasına neden olabilir. Çocuk için anneden ayrılma sayılabilecek her türlü olay, annenin hastalanması ve hastaneye yat- ması, annenin ya da çocuğun bağımlı olduğu kişinin bir süre için evden uzak kalması, kardeş doğumu nedeniyle annenin ilgisinin bölünmesi ya da boşanma sözü geçen bir ana baba kavgası ortaya çıkartıcı etkenler olarak sayılabilir.Okula başlama, tüm başlangıçlarda olduğu gibi, hem coşku, hem de biraz kaygı verici bir olaydır.Okul dönemi, çocuk ve ailesi için yepyeni ve önemli bir evredir. Okula başlama; belirli bir olgunluğa ulaşma, sorumluluk alma, bunların getirdiği sevinç yanında, ana babadan ayrı, kendi başına yeni ve bilinmez bir serüvene başlamanın korkularını birlikte içerir.Çocuğun okula yeniden alıştırılması davranışçı tedavi teknikleri doğrultusunda, aşamalı duyarsızlaştırma, koşullandırma yöntemleri ile sağlanır. Bu arada çocuğun okula gitmesi desteklenirken, bir yandan da aile içi ilişki ve iletişimlerdeki bozuk yanlar ve bu korkuya yol açan nedenler, çocuk ve aile ile birlikte ele alınarak çözümlenmeye çalışılır.Uzunlamasına yapılan çalışmalar, okul korkusu olgularının çoğunun okula döndüğünü göstermektedir. Prognozu ya da klinik gidişi olumlu yönde belirleyen etmenler arasında zeka, tedavinin 14 yaşından önce başlatılmış olması ve yatarak tedavi gören hastalarda , taburcu olurken belirtilerin ortadan kalkması sayılabilir.Genellikle çalışkan, derslerine düşkün olarak bilinen çocuk, karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı gibi yakınmalarla evde kalmak ister; okula gitmesi için zorlandığında paniğe girer, ağlayarak, tepinerek tepki gösterir. Evde kal- masına izin verildiğinde tüm yakınmaları kısa sürede ortadan kalkar. Ancak aynı tür tepkiler, okula gitmesi istendiğinde yineler.Okul korkusunun, erkek ve kız çocuklarda görülme sıklığı eşittir. çocuğun okula başlama yaşı olan 5-7 yaşlar ve yine ilköğrenimin bittiği, daha büyük sınıflara başlama dönemi olan 12-14 yaşlar arasında en yüksek oranda ortaya çıktığı saptanmıştır.Okul korkusu olan .çocukların ana-babaları, diğer psikiyatrik bozukluklar gösteren çocukların ana-babaları ile karşılaştırıldığında rol davranışı, iletişim duygu aktarımı ve kontrol kurma gibi alanlarda daha aza işlevsel bulunmuşlardır.Okul korkusu gösteren çocuklarda, aile farkında olmaksızın bu bağımlı ve olgunlaşmamış davranış örüntülerini desteklemektedir. Dolayısıyla da çocuğun evde kalış süresi uzadıkça okula dönmesi güçleşeceğinden, tepkisine karşın çocuk okula götürülmelidir.Bu sorunun çözüme kavuşturulmasında aile, hekim, öğretmen işbirliği çok önemlidir. Eğitim, aile ve öğretmenin birlikte yürüteceği zorlu bir iştir. çocuğun okula başlaması ile birlikte, öğretmen onun dünyasında en etkin, en vazgeçilmez kişi olur. ilkokul çağındaki çocukların eğitiminde en temel öğe, öğretmen ile çocuklar arasındaki ilişkidir. çoğu zaman bu ilişki, çocuğun okula ve arkadaşlarına karşı gösterdiği tepkiyi, başarısını ve gelişimini etkiler.Öğretmen tepkileri ve davranışları tutarlı bir kişi olmalıdır. Çocukların başarısızlıklarını, sorunlu oldukları noktaları vurgulamak yerine, nedenler üzerinde durarak, araştırarak incelemeli, onları anlamaya çalışmalıdır.Öğretmen ile öğrenci arasındaki olumsuz ilişki, çocuğu okul konusunda güvensiz kılar.Okul korkusunda öğretmen, çocuğun kaygısının kaynağının okulla bağlantılı olmadığını anlamalı ve bu kaygının doğru ele alınması konusunda aile ve hekimle işbirliği yapabilmeli, tutumlarını çocuğun gereksinimleri doğrultusunda esnetebilmelidir. Çocuğu, okulda kalmasını kolaylaştırabilecek, kaygısını azaltacak etkinliklere yönlendirmelidir.Bazı durumlarda çocuk, annesi yanında olmaksızın sınıfa girmeyebilir. Sınıfa girmese de çocuk okula götürülmeli ve bu dönemde çocuğa karşı daha kararlı davranabilenBir aile bireyi, çocuğu okula götürme sorumluluğunu üstlenmelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1042325813867087440?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1042325813867087440/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1042325813867087440' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1042325813867087440'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1042325813867087440'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/ocuklarda-korku.html' title='ÇOCUKLARDA KORKU'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1126031077491891564</id><published>2008-02-09T09:07:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:10:05.167-08:00</updated><title type='text'>ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILMALIDIR</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILMALIDIR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
 Dayak cennetten çıkmadır ya da Kızını dövmeyen dizini döver gibi atasözleri, ülkemizde cezalandırmanın çocuk eğitiminin bir parçası olarak asırlarca kullanıldığının bir kanıtı olarak dilimizde yer etmiştir. Terbiye etmek ve cezalandırmak birbirinden çok farklı kavramlardır. Terbiye, çocuğa olumlu davranışların, kendini nasıl kontrol etmesi gerektiğinin öğretildiği ve içinde ödüllendirmenin de yer aldığı bir sistemdir. Cezalandırma ise daha negatif bir anlam taşır; çocuğun yaptığı ya da yapmadığı bir davranışın arkasından gelen bir sonuçtur. Terbiye etmek bizim geleneklerimizde genellikle cezayı çağrıştırdığından, eğitmek kavramının kullanılması daha yerinde olacaktır. Çocuk yalnızca yanlış yaptığı zamanlarda değil, diğer zamanlarda da davranışları konusunda eğitilmelidir. Hatalı davrandıkları zaman çocuklara kızma ve azarlama yerine, olumlu davrandıklarında yüreklendirme ve takdir etme, onların yanlış davranışlarını daha kolay değiştirmelerini sağlayacaktır. Çocuklar kendilerine değer verildiğini gördükçe kendilerini daha iyi hissedecek, çevredekileri daha fazla dinlemeye gayret edecektir.İyi davranışların takdir edilmesiÇocuğun ilerideki davranışlarının temeli daha doğumdan itibaren biçimlenmeye başlar. Örneğin, bebek altını kirlettiği ya da acıktığı zaman ağlayarak isteklerini belirtir. Anne hemen onun yanına gidip isteğini karşıladığında, bebek annesinin yanında olduğunu bilerek ona güven duyar.Bebek iki aylık olduğu zaman, kendi kendine uykuya dalmasına izin verilmelidir. Bu aydan itibaren, bebeğin uyku, beslenme ve oyun zamanları aileye uyum sağlayacak biçimde belirli bir düzene konulmaya çalışılmalıdır. Bebek emeklemeye ve yürümeye başladıktan sonra gereken güvenlik önlemleri alınmalı, onun için tehlikeli olabilecek cisimler ortalıkta bırakılmamalıdır. Çocuk için tehlikeli olmayacak eşyalar ise, merakını gidermesi açısından onun ulaşabileceği yerlere konulmalıdır. Örneğin, ağır tencere ve çaydanlık gibi çocuğun yaralanmasına neden olabilecek eşyalar dolapta kilitli tutulurken, daha hafif olan tabaklar ve plastik eşyaların konulduğu dolaplar açık tutulabilir. Çocuğun hareketlenmeye başladığı bu dönem, ona en fazla dikkat gösterilmesi gereken dönemdir. Örneğin, bebek soba ya da elektrik ocağı gibi sıcak bir eşyaya yaklaştığında, hayır, sıcak! gibi ifadelerle oradan uzaklaştırılmaya çalışılmalı ve oynaması için eline bir oyuncak verilmelidir. Başlangıçta bebek bunun bir oyun olduğunu zannedip gülse bile, birkaç hafta sonra onun zararlı bir şey olduğunu öğrenecektir.Çocuk 18 aylık olduğunda çocuğun kontrol edilmesi biraz daha zorlaşır. Bu yaşlarda çocuk kendi gücünün sınırlarını öğrenmek ister. Bu dönemde, anne, baba birlikte, onun hangi davranışlarına izin verip hangilerine vermeyeceklerini kararlaştırmalıdırlar. Böylece çocuk da bir ikileme düşmemiş olur. Ebeveynin nasıl davranması gerektiği konusunda aşağıda bazı ipuçları verilmiştir:a. Çocuğa değişik seçenekler sunmakBelirli sınırlamalar getirirken, aynı zamanda belirli bir serbestlik de tanınmış olur. Örneğin Oyuncaklarını kendin mi toplamak istersin, yoksa sana yardım edeyim mi? denilebilir.b. Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmekEğer çocuktan istenen davranış ilginç bir hale getirilirse çocuk bundan zevk alacaktır. Örneğin, ona Hadi bakalım yarış yapalım, hangimiz daha çabuk elbisesini giyecek? denilebilir.c. İleriye dönük plan yapmakÇocuk hep aynı olumsuz davranışları yineliyorsa, örneğin, bakkala gidildiği zaman sürekli bir şeyler istiyor, tatsızlık çıkarıyorsa, başka bir zamanda bunun doğru olmadığı ona öğretilmelidir. Bunun için, çocuğun karnının tok olduğu bir zaman bakkala götürülerek alıştırılmaya çalışılmalıdır. Sıkılmaması için de çocuğun yanında oyuncak ya da kitap vb. götürülebilir.d. Olumlu davranışını takdir etmekÇocuk olumlu bir davranış gösterdiğinde bu davranışı nedeniyle onurlandırılmalıdır. Bu, her zaman çocuğa hediye alınması anlamına gelmez; ona sarılıp Bugünkü güzel davranışından dolayı çok mutlu oldum, teşekkür ederim demek de onu çok mutlu edecek, ilerideki davranışları için yüreklendirecektir. Ama bazen işler yolunda gitmeyebilir. Eninde sonunda, çocuk anne ya da babasını dinlemediğinde, onların nasıl davranacağını, gerçekten söylediklerini yapıp yapmayacaklarını sınamak isteyecektir. Eğer çocuk ebeveynleri dinlemiyor ise, bu durumda başvurulacak bazı yöntemler vardır:1. Doğal sonuçlarÇocuk yaptığı hareketin doğal sonuçlarına katlanmasını öğrenmelidir. Ancak bu sonuçlar çocuk için herhangi bir tehlike yaratmamalıdır. * Çocuk eğitiminde cezanın yeri* İyi davranışların takdir edilmesi* Çocuğa değişik seçenekler sunmak* Yapılması istenen davranışı bir oyuna dönüştürmek* İleriye dönük plan yapmak* Olumlu davranışını takdir etmeko 1.Doğal sonuçlaro 2. Mantıklı sonuçlaro 3. Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamako 4. Belli bir süre bir yerde bekleme cezası* Etkili bir eğitim için bazı öneriler* Çocuk eğitiminde tokatın yeri var mı?Çocuğa hangi davranışlarının iyi, hangi davranışları yapmaması gerektiğini öğretmek ebeveynlerin görevidir.Bunların çocuğa öğretilmesi aslında sanıldığı kadar zor değildir, ancak biraz sabır gerektirir. Özellikle küçük çocukların öğrenmesi zaman aldığından, hatalı bir davranışı değiştirmek genellikle birkaç haftalık bir çalışmayı gerektirir. Bunun için acele edip hemen ümitsizliğe kapılmamalıdır.Çocuk eğitiminde cezanın yeriTerbiye etmek denilince pek çok kişinin aklına hemen cezalandırma gelir.Örneğin, çocuk sütünü kasıtlı olarak dökmüşse, o öğünde yeniden süt içemeyecek ya da eğer oyuncağını kırmışsa artık o oyuncakla oynayamayacaktır.Bu kendisinin yaptığı davranışların bir sonucu olduğu için de anne ya da babayı suçlamayacaktır kendi düşen ağlamaz kuralı. Böylece çocuk sütünü bir daha dökmemesini, oyuncağı ile daha dikkatli oynamasını kısa zamanda öğrenecektir.2. Mantıklı sonuçlarÇocuğun doğal sonuçlarla öğrenmesi en iyisidir. Ancak bu her zaman işe yaramayabilir. Örneğin, anne çocuğa oyuncaklarını toplamasını söylemişse ve çocuk da bunu yapmıyorsa ne yapılabilir? İşte bu durumda, çocuğun hareketiyle ilgili bir sonuç yaratılabilir. Anne, eğer çocuk oyuncaklarını toplamazsa onları kaldıracağını ve akşama kadar oyuncaklarla oynayamayacağını ona söyleyebilir. Bunu söylerken annenin söylediği şeyi gerçekten yaparak ciddi olduğunu çocuğa göstermesi gerekir. Fakat bunu bağırarak değil, yumuşak bir ses tonu ile söylemelidir.3. Çocuğun çok istediği bir şeyi kısıtlamakMantıklı bir sonuç çıkarmak her zaman mümkün olmayabilir. Çocuk ebeveyni dinlememekte ısrar ediyorsa, çocuğa çok istediği başka bir şeyin kısıtlanacağı söylenebilir. Onun için, hekimler olarak bizler, çocuk eğitimi konusunda ebeveynlere doğru yolu göstermeli, sağlıklı bir nesil yetiştirmek için her türlü şiddetten kaçınmaları gerektiğini onlara olabildiğince öğretmeye çalışmalıyız. Son söz olarak, Dorothy Law Nolteun aşağıdaki satırları bu konuda söylenmesi gerekenleri çok güzel bir biçimde dile getirmiyor mu?Çocuk yaşadıklarından öğrenir...Eğer bir çocuk eleştiriyle yaşarsa,kınamayı öğrenir.Eğer bir çocuk düşmanlıkla yaşarsa, savaşmayı öğrenir.Eğer bir çocuk utançla yaşarsa, suçlu hissetmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk hoşgörü ile yaşarsa, sabırlı olmayı öğrenir.Eğer bir çocuk övgüyle yaşarsa, değer vermeyi öğrenir.Eğer bir çocuk alayla yaşarsa, utanmayı öğrenir.Eğer bir çocuk adil yaşarsa, adaleti öğrenir.Eğer bir çocuk güvenceyle yaşarsa, inanmayı öğrenir.Eğer bir çocuk dürüstlükle yaşarsa, doğruyu öğrenir.Eğer bir çocuk yüreklendirmeyle yaşarsa, kendine güvenmeyi öğrenir.Eğer bir çocuk arkadaşlıkla yaşarsa, dünyada sevgiyi bulmayı öğrenir.Eğer bir çocuk onaylamayla yaşarsa, kendinden hoşlanmayı öğrenir. Ancak bu yöntem uygulanırken bazı noktalara dikkat edilmelidir: Beslenme gibi çocuğun gerçekten gereksinimi olan şeyler ısıtlanmamalıdır. Bu yöntemin etkili olabilmesi için kısıtlanacak şey çocuğun gerçekten çok istediği bir şey olmalıdır.Ebeveyn söylediği şeyi gerçekten yapmalıdır. Örneğin, davranışını düzeltmediği sürece çocuğa dondurma yiyemeyeceği söylenmiş, fakat herhangi olumlu bir gelişme olmadığı halde, anne ya da baba onun gönlünü almak için biraz sonra dondurma almışsa, bu yöntem doğaldır ki işlemeyecektir.4. Belli bir süre bir yerde bekleme cezasıBu ceza, diğer yöntemler işe yaramadığında en son çare olarak kullanılabilir. Bu yöntem, çocuk diğer çocukları ısırdığında, vurduğunda ya da buna benzer durumlarda kullanılabilir. Çocuk önce bir kez ikaz edilir, eğer aynı davranışı sürdürürse, ona önceden belirlenmiş bir odaya ya da odanın bir köşesine gitmesi, orada bir süre, genellikle de bir sandalyede sessiz bir biçimde beklemesi söylenir. Ceza süresi için saat kurulur, saat çaldığında çocuğa cezasının bittiği söylenir. Çocuk bu süreyi uslu bir biçimde tamamlarsa, sevecen bir biçimde kucaklanır ve Tatlım, cezalı olduğun için orada kalmak zorundaydın gibi sözler söylenir ve olay orada kapanır. Bu durumu çocuk ile tartışmak gerekirse en az birkaç dakika geçmesi beklenmelidir. Eğer ceza süresi içinde çocuk gene bağırır çağırır ve olayı protesto ederse, saat yeniden kurulur ve süre baştan başlatılır. Bu yöntemle, genellikle 2 hafta içinde çocuk uyum sağlamayı öğrenecektir.Etkili bir eğitim için bazı önerilerÇocuğun neler yapıp neler yapamayacağına karar verilmelidir. Her çocuk aynı hızda büyüme ve gelişme göstermez. Ebeveyn çocuğa bir şey söylediğinde çocuk yapmıyor ise, bu kasıtlı olabileceği gibi çocuk onu anlamadığından ya da yapamadığından da olabilir.Ebeveynler konuşmadan önce iyice düşünmelidir. Daha önce çocuğa herhangi bir uyarıda bulunmuş ya da bir kural koymuşlarsa ona uymaları gerekir. Bununla birlikte, çocuktan beklenen davranış ya da konulan kurallar gerçekçi olmak zorundadır. Bir diğer önemli nokta da, ebeveynin her zaman aynı biçimde davranması, bir gün farklı diğer gün farklı kurallar koymamasıdır. Çocuklar ne zaman nasıl davranacaklarını çabuk öğrenirler. Bunun için de zaman zaman ebeveynin koyduğu kuralları sınarlar ve onun sınırlarını öğrenmeye çalışırlar. Örneğin, bakkalda huysuzluk yapan bir çocuğu sakinleştirmek için anne ona sakız, şeker gibi şeyler alırsa, bir daha bakkala gittiğinde çocuk yine aynı biçimde davranacaktır.Bunu önlemek için ebeveyn her zaman aynı biçimde davranmalı ve kendi koyduğu kuralları çiğnememelidir.Çocuk huysuzlandığında onun duyguları da dikkate alınmalı ve onun neden öyle davrandığını anlamaya çalışmalıdır. Eğer davranışın nedeni bulunursa çözüm arkasından gelecektir. Ebeveyn onu anladığını çocuğa söylemelidir. Örneğin, Arkadaşın gittiği için üzülüyorsun, biliyorum, ama yine de oyuncaklarını toplamalısın gibi onu anladıklarını ifade etmek oldukça yararlı olacaktır.Anne ve babalar da yaptığı hatalardan ders almasını öğrenmelidir. Herhangi bir biçimde yanlış davrandıkları zaman önce sakinleşmeli, gerekirse çocuktan özür dilenmeli, bundan sonra nasıl davranacağını ona söylemelidir. Çocuğa doğru davranışları öğretmek çocuk eğitiminde elbette ki çok önemlidir. Ancak, çocuk kendini kontrol etmesini ebeveynlere ve diğer büyüklere bakarak daha çok öğrenir. Onun için ebeveynlerin söyledikleri ile yaptıklarının tutarlı olması zorunludur. Büyükler gibi ! çocuklar da zaman zaman bazı hatalar yaparlar. Önemli olan, bu yanlış davranışlardan yola çıkarak, doğruların ona sevecen bir biçimde öğretilmesidir.Çocuk eğitiminde tokatın yeri var mı?Eskiden ebeveynlerden tokat yemek çocuk terbiyesinin neredeyse ayrılmaz bir parçasıydı. Bu yüzden, şimdiki erişkinler arasında tokat yemeyen birini bulmak oldukça zordur. Günümüzde de özellikle kırsal kesimde ve büyük şehirlerin varoşlarında çocuklar hala büyüklerinden tokat yemektedir. Hatta okullarda bile zaman zaman öğretmenlerin dayağa başvurduğu bilinen bir gerçektir. Peki bu cennetten çıkma ! olduğu tabir edilen dayağın çocuk eğitiminde yeri var mı? Amerikan Pediatri Akademisi tokatın çocuk eğitiminde kullanılmaması gerektiğini, eğer çocuğun cezalandırılması gerekiyorsa ona alternatif diğer yöntemlerin kullanılmasını önermektedir. Dayak atmanın çocuk eğitiminde yeri yoktur, çünkü: O an için işe yaramış görünse bile, çocuğun davranışını değiştirmede aslında daha önce söz edilen bir sandalyede bekleme cezasından daha etkili değildir.Tokat atmak çocuğa sorumluluk öğretmez, tersine onun daha da kızmasına ve hırçınlaşmasına neden olur.Eğer oraya gitmemekte direnirse, kucaklanarak oraya götürülür ve bir süre orada kalması sağlanır. Bu cezanın neden verildiği birkaç cümle ile ona anlatılmalıdır. Çocuğun bekletildiği oda ya da yer çocuk açısından herhangi bir tehlike içermemelidir.Çocuğun orada bekleme süresi kabaca her yaş için 1 dakika olarak belirlenir Örneğin, 4 yaşında bir çocuk için 4 dakika gibi. Eğer ceza süresi çok uzun tutulursa, çocuk neden oraya konulduğunu bir süre sonra unutacaktır. Ebeveynlerin çoğu, daha sonradan tokat attıkları için pişmanlık duymaktadırlar. Sürekli tokat yiyen çocukta zamanla bu yöntem de artık işe yaramaz olacaktır. Tokat atmak, şiddetine bağlı olarak çocukta ciddi fiziksel hasarlara neden olabilir. Sürekli dövülen çocuklarda depresyon, alkol kullanımı, diğer çocuklara saldırganlık daha sık görülür, hatta erişkin olduklarında kendi eş ve çocuklarını dövme ve suç işleme oranları diğer kişilere göre daha fazla olmaktadır.Yapılan çalışmalar, dayak yiyen çocukların, erişkin olduklarında diğer kişileri onları sevseler bile- daha çok cezalandırma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1126031077491891564?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1126031077491891564/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1126031077491891564' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1126031077491891564'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1126031077491891564'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/ocuklara-nasil-yaklailmalidir.html' title='ÇOCUKLARA NASIL YAKLAŞILMALIDIR'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8014553981559089639</id><published>2008-02-09T09:04:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:05:55.024-08:00</updated><title type='text'>ÇOCUK FELCİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ÇOCUK FELCİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Çocuk felci, poliomyelit poliomyelitis veya polio isimleri ile bilinen hastalık; poliovirus adı verilen bir virüs tarafından meydana getirilir ve sinirler ve kaslar da dahil olmak üzere tüm vücudu etkileyebilir. Hastalığın kuluçka süresi ortalama 7-14 gündür 5-35 gün arası.Riskli Durumlar- polio aşısının yapılmaması- polio salgını olan bölgeye yolculuk yapmak- hamilelik- çok yaşlı veya bebek olmak- ağız, burun veya boğazda yaralanma meydana gelmesi diş tedavisi, bademciklerin alınması- virüsü aldıktan sonra bağışıklık sistemimizi bozacak anormal bir stres meydana gelmesi duygusal veya fizikselÇocuk felci dünya çapında görülen bir hastalıktır. Ancak aşılamaya yeterli özen gösteren ülkelerde nadiren gözlenir. Yaz ve sonbahar aylarında daha sık gözlenir. Kızlarda daha sık gibi görülmekle birlikte felçler erkek çocuklarda daha sık gözlenir. Salgınlar aşılamanın yapılmadığı bölgelerde gözlenir. 1840 ile 1950 li yıllar arasında poliomyelit dünya çapında salgınlara neden olmakta idi.KorunmaPolio aşısı, yapıldığı insanların hemen hepsini hastalıktan korumaktadır. Koruma oranı 90 ın üzerindedir.Ülkemizde bebeklerde 2, 3, 4 üncü aylarla 16-24 ay arasında ve ilkokul 1.inci sınıfta yani toplam 5 defa oral polio aşısı yapımaktadır Aşı Takvimine bakınız.BelirtilerPolio mikrobu alındıktan sonra gelişebilecek hastalıklar 3 temel grupta incelenebilir: polio belirtileri oluşmayan hastalık, felce neden olmayan hastalık ve felç gelişen hastalık. Hastaların 95 inde polio belirtileri gelişmeyen hastalık meydana gelir ve fark edilmeden atlatılır. Diğer iki grupta merkezi sinir sistemini etkilenir. Polio belirtileri gelişmeyen hastalık atlatıldıktan sonra diğer grup hastalıklar ortaya çıkabilir.1 Polio belirtileri oluşmayan hastalık:- aşağıdaki belirti olmayabilir veya belirtiler 72 saat ve altında ortadan kaybolur.- hafif ateş- başağrısı- genel bir rahatsızlık hissi- boğazda yanma- boğazda kızarıklık- kusma2 Felce Neden Olmayan Polio- aşağıdaki şikayetler 1-2 hafta sürebilir- orta dereceli ateş- başağrısı- boyun sertliği ense sertliği- kusma- ishal- aşırı yorgunluk, halsizlik- huzursuzluk- sırt, kol, bacak, boyun ve karında ağrı ve sertleşme- herhangi bir bölgede kas spzmları ve hassasiyet- ense ağrısı boyun ağrısı- ciltte kızarıklıklar3 Felç Gelişen Polio- diğer belirtilerden 5-7 gün önce ateş görülür- başağrısı- sırt ve ense sertliği- kas zayıflığı simetrik değildir gelişir ve felce doğru ilerler- felç, omuriliğin tutulduğu yere göre değişiklik gösterir.- bazı bölgelerde dokunma hissinde değişiklik- dokunmakla bazı yerler ağrır/acır- idrar yapma zorluğu- kabızlık- karında şişlik hissi- yutma zorluğu- kas ağrıları- özellikle sırt ve boyunda kas spzmları ve kasılmaları- ağızdan salya sıvı gelmesi- solunum güçlüğü- duygusal kontrol güçleşir- Babinski refleksi pozitif hale geçerTestlerMuayene ile beyin zarlarının etkilendiğine dair bulgular saptanabilir.Ölümler genelde solunum güçlüğünden meydana gelir.Felç, ölümden daha sık olarak gözlenir.Polio sonucunda; akciğer ödemi, şok, felç, aspirasyon pnömonisi yutmaya bağlı gelişen zatüre ? hipertansiyon, idrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşları, paralitik ileus barsak hareketlerinin ortadan kalkması, kalp kası iltihabı myokardit gelişebilirBoğaz çalkantı sularında, dışkıda ve beyin omurilik sıvısında BOS yapılacak analizlerle virüsün varlığı saptanabilir. BOS analizi normal olabilir veya basıncında, protein ve beyaz küre miktarında hafif artış saptanabilir.TedaviEnfeksiyon geçirilirken, tedavinin amacı şikayetleri kontrol altında tutabilmektir.Şiddetli hastalarda özel uygulamalar gerekebilir solunum desteği gibi.Şikayetlere ve şikayetlerin şiddetine göre tedavi yöntemi değişir, ancak amaç şikayetleirn giderilmesidir.Aktivite sadece kas zayıflığı döneminde ve geçici olarak kısıtlanır. Kas ağrıları için ısı uygulanabilir. Kasların güçlendirilmesi amacı ile destek uygulamaları ve tedaviler denenebilir.SonuçBeyin ve omuriliğin tutulmadığı durumlarda hastalıın tamamen düzelme olasılığı 90 ın üzerindedir.Beyin veya omuriliğin tutulması acil bir durumdur ve felç veya ölümle sonuçlanabilir. Şiddetli hastalık durumunda sürekli felç veya ölüm meydana gelebilir. Polio bulaşıcı bir hastalıktır. Hastalık etkeni virüsün bulaşması hastalıklı kişiye doğrudan temasla, hastanın ağız ve burnundan çıkan sıvılarla veya hastalıklı kişinin virüs içeren dışkısı ile temasla olabilir.Virüs ağız veya burun yolu ile sağlam kişinin vücuduna girer, boğazda veya sindirim sisteminde yerleşerek çoğalır ve kan ve lenf damarları aracılığı ile vücuda yayılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8014553981559089639?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8014553981559089639/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8014553981559089639' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8014553981559089639'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8014553981559089639'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/ocuk-felci.html' title='ÇOCUK FELCİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-580350709189709904</id><published>2008-02-09T09:01:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T09:02:30.059-08:00</updated><title type='text'>COCUK BAKICISI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;COCUK&lt;/span&gt; &lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BAKICISI&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;
Birlikte çalıştığınız kişiyi yeterince tanımadan çocuğunuzu bırakmak zorunda kalırsanız, sık sık evinizi arayarak evde herşeyin yolunda olduğundan emin olmaya çalışabilirsiniz veya komşularınızdan, akrabalarınızdan birinden arada bir eve uğramasını rica ederek çocuğunuzu kontrol etmelerini rica edebilirsiniz.Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişinin normal koşullarda çocuğunuz 3 yaşına gelene kadar sizinle çalışmayı düşünüp düşünmediğini öğrenin. Böylece, çocuğunuz kreş yaşına gelene kadar bakıcı değiştirmek zorunda kalmazsınız. Çocuğunuza bakacak kişi akrabanız da olsa bunu onunla konuşmalısınız; çünkü çocukların sık bakıcı değiştirmeleri doğru değildir.Çocuk yetişkine bağlanır ve onunla duygusal bağ kurar, bebeklik döneminde sık sık değişen bakıcılar çocuğun psikolojisi açısından sağlıksızdır. Ayrıca, her defasında yeni birine alışmaya çalışmak çocuk için de, anne-baba için de yorucudur.Her ailenin çocuklarına bakıcı ararken belirledikleri özellikler farklıdır, ancak, ailelere hatırlatma olması bakımından, çocuk bakıcısı ararken dikkat edilmesi gereken noktalar aşağıdaki gibi sıralanabilinir;Temiz, düzenli ve dürüst olmasına,Aile yaşantısının düzenli olmasına,Dakik ve elinin çabuk olmasına,Sevecen ve güleryüzlü olmasına,Esnek ve hoşgörülü olmasına, katı-kuralcı olmamasına,Yeniliğe ve değişime açık olmasına, sabit fikirli olmamasına,Sorumluluk ve insiyatif sahibi olmasına,İletişim becerisinin olmasına,Kişilik olarak bakılacak çocuğun annesine benzemesine,Sabırlı olmasına,Eğitimli, kendini yetiştirmiş ve bilinçli olmasına,Çocuğu ya da işe devamını etkileyecek bir rahatsızlığının olmamasına,Sigara içmemesine.Çalışacağınız bakıcıya karar vermeden önce mümkünse bakıcıyı evinde ziyaret edin, kendi çocukları varsa onlarla ilişkisini gözlemleyin. Unutmayın, bir bakıcı, sizin çocuğunuza en fazla kendi çocuklarına davrandığı kadar iyi davranabilir. Sizin çocuğunuza, kendi çocuklarına davrandığından daha vicdanlı ve merhametli davranamaz, sizin çocuğunuzu, kendi çocuklarını sevdiğinden daha fazla sevemez.Ayrıca, bakıcının varsa referanslarıyla ve komşularıyla görüşün, nüfus cüzdanı örneği vb. gerekli belgeleri temin edin.Çocuğunuza bakmasına karar verdiğiniz kişinin çocuk bakıcılığı için gerçekten yeterli ve uygun olduğundan emin olun. Bunun için gerekirse, bu konuda çalışan, kişillik testleri uygulayan veya çocuk bakıcılarıyla görüşmeler yapan bir psikologdan yardım alabilirsiniz. Koşullarınız gerektirmiyorsa, bakıcının yatılı kalmasını talep etmeyin. Bakıcının yatılı çalışması gerekiyorsa, çocuğunuzla akşamları siz ilgilenmeye çalışın. Çalışan kişinin sosyal ortamından ve ailesinden sürekli ayrı kalması onun sağlığı açısından çok sağlıklı değildir. Bakıcının çalışma düzenini ve iş tanımını önceden belirleyin, çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizle birlikte açık bir şekilde ve anne -baba biraradayken konuşun. Bakıcıdan performansının üzerinde beklentilerinizin olmamasına dikkat edin, ona kendi evindeki gibi rahat edebileceği bir ortam yaratmaya çalışın. Ailedeki herkesin çocuğunuzun bakıcısına sevgi ve saygıyla yaklaşmasını sağlayın. Bu kişinin en kutsal mesleklerden birini icra ettiğini herkese hatırlatın.Çalışan bir anneyseniz, işe başlamadan önce yeterli bir süre çocuğunuza bu kişiyle birlikte bakın. Çalışmaya başlamadan önce aşamalı olarak günün belirli saatlerinde evden uzaklaşarak çocuğunuzu bu uzun süreli ayrılığa yavaş yavaş alıştırın.Çocukları için doğru çocuk bakıcısını bulmak anne-babalar için en zor deneyimlerden biridir.Çocuklarını çalışarak büyüten anneler, çocuklarını bir bakıcıya emanet etmenin yaşamlarındaki en zor tecrübelerden biri olduğunu söylerler.Aileler, çok zor olan çocuk bakıcısı arayışı ve doğru bakıcıya karar verme süreçlerinde belli noktalara dikkat ederlerse kendileri ve çocukları için en sağlıklı seçimi kolaylıkla yapabilirler.Bu kişinin çocuğunuza bakmaya gerçekten gönüllü ve uygun olduğundan emin olun,Bu kişiden çocuğunuza mümkünse kendi evinizde bakmasını isteyin,Çocuğunuzun geceleri ve hafta sonları sizinle kalmasını sağlayın,Bu kişiye çocuğunuzun bakımı ve eğitimi ile ilgili tüm beklentilerinizi açık bir şekilde ve anne-baba biraradayken bildirin.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-580350709189709904?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/580350709189709904/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=580350709189709904' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/580350709189709904'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/580350709189709904'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/cocuk-bakicisi.html' title='COCUK BAKICISI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1843865793582778379</id><published>2008-02-09T08:56:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:59:16.867-08:00</updated><title type='text'>ANNE SÜTÜNDEN BEBEK GELİŞMESİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ANNE SÜTÜNDEN BEBEK GELİŞMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Diğer canlıların sütlerindeki büyüme faktörlerinin tip ve miktarlarında büyük farklılık vardır.Anne sütü çocuğun bütün gereksinimlerini karşılamaktadır. Yapılan çalışmalarla anne sütünün üstünlüklerine her gün yenileri eklenmektedir.Halk dilinde ağız olarak bilinen kolostrum, uzun zincirli doymamış yağ asitleri ve esansiyel yağ asitleri bakımından çok zengindir ve beyin gelişimi, myelinizasyon, retinal işlevler ve hücre çoğalmasının normal olmasında rol oynadığı öne sürülmektedir.Myelinizasyon gebeliğin son haftalarında ve doğumdan sonraki ilk altı haftada çok hızlıdır. Myelinizasyon için gerekli yağ asitlerinin Iinoleik asit: linolenik asit sentezi yeni doğan bebeklerde ve özellikle prematür bebeklerde ilk birkaç haftada yeterli değildir ve dışarıdan alınması gereklidir. Daha büyük çocuklarda bu yağ asitlerinin sentezi karaciğer ve astrositlerde yapılabilmektedir. Sonuç olarak, çocuğun gelişimine olumlu etkileri de göz önüne alındığında anne sütü ile beslenme yüreklendirilmelidir. Anne sütünün 4-6 ay tek başına su bile verilmeden ve iki yaşına kadar da ek besinlerin yanı sıra verilmesi önerilmelidir. Kolostrum mutlaka çocuğa verilmelidir. Emzirmeye doğumdan sonra ilk yarım saat içinde başlanmalıdır. Böylece çocuğun optimal büyüme ve gelişmeyi yakalaması sağlanabilir.
5-5.7 puan bulunmuştur.Anne sütüyle beslenmenin sağlığa olumlu etkisi yalnızca verildiği süre ile de kısıtlı değildir. Anne sütü alan çocuklar beş yaşına geldiklerinde de bilişsel işlevlerinin biberonla beslenenlere göre daha yüksek olduğu gösterilmiştir. Dört-dokuz ay anne sütü almış, 7-13 yaşındaki ilk okul çocuklarının mental ve fizik gelişimlerinin hiç anne sütü almayanlara göre daha iyi olduğu bildirilmiştir. ilkokulda yapılan bir başka çalışmada anne sütü alan çocukların 7.5-8 yaşında biberon alan çocuklara göre Wechsler Çocuklar için Zeka Ölçeği sekiz puan daha yüksek olarak bulunmuştur. Anne sütü ile beslenen çocuklarda konuşma sorunlarının daha az olduğu ve matematik puanlarının daha yüksek olduğu bildirilmiştir.Anne sütü alan çocukların daha iyi gelişmesinin nedeni tam bilinmemektedir. Bu durum büyük olasılıkla anne sütündeki protein ve yağların, bebeğin beyin gelişimi için en uygun miktarda ve yapıda olmasına bağlıdır. İnek sütünde beyin gelişimi içim gerekli aminoasitlerin taurin gibi miktarı azdır. Taurinin anne sütündeki büyüme düzenleyen faktörlerden biri olduğu, hücre zarının bütünlüğünü sağladığı ve retina yıkımını önlediği bilinmektedir. Anne sütündeki uzun zincirli doymamış yağ asitlerinin ve sinir büyüme faktörlerinin beyin gelişiminde rolü olduğu , düşünülmektedir. Linoleik asit eikosapentonoik asitin ve dokosaheksanoik asitin; linolenik asit ise araşidonik asitin yapımında kullanılır.Dokosaheksanoik asit ve araşidonik asit hücre zarının yapımında, özellikle beyin geli~iminde önemlidir. inek sütünde ve mamalarda bu yağ asitleri çok azdır ve oranları farklıdır. Anne sütünde linoleik asit: linolenik asit oranı 5:1 iken inek sütünde bu oran 1:1dir . Bebeklerin aldıkları besinlerin içindeki yağ asitlerine göre, beyin lipidlerinin bileşimlerinin de değiştiği bilinmektedir. Biberonla beslenen bebeklerde myelin sentezinde dokosaheksanoik asit yerine dokosapentanoik asit kullanılır. Ancak bu asitler kullanılarak yapılan myelin stabil olmadığından yaşamın ileri dönemlerinde demiyelinizasyon riski artmaktadır. Biberonla beslenen çocuklarda multipl skleroz insidansının arttığına ilişkin çalışmalar vardır.Anne sütü yalnızca çocuğun beslenmesi için değil gelişiminin sağlanması için de gereklidir.Anne sütü ile beslenen bebeklerin daha erken aylarda yürüdükleri, 18 aylıkken yapılan Bayley Bebek Gelişim Ölçeği puanlarının biberon ile beslenenlere göre daha fazla 7.7 puan olduğu saptanmıştır. Aynı çalışmada anne eğitimi, annenin sigara ya da alkol kullanımı, sosyoekonomik durum, çocuğun cinsiyeti, doğum ağırlığı etkileri kontrol edilerek yapılan analizlerde de anne sütü alan çocukların zeka katsayıları daha yüksek Anne sütünde aynı zamanda sinir büyüme faktörü vardır ve bu faktör sempatik nöronların canlılıklarını sürdürmeleri ve gelişmeleri için gereklidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1843865793582778379?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1843865793582778379/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1843865793582778379' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1843865793582778379'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1843865793582778379'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/anne-stnden-bebek-gelimesi.html' title='ANNE SÜTÜNDEN BEBEK GELİŞMESİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-5069256938306336599</id><published>2008-02-09T08:51:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:55:27.007-08:00</updated><title type='text'>BEBEKLERİN BİBERON KULLANMA ŞEKLİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BEBEKLERİN BİBERON KULLANMA ŞEKLİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Biberon emen çocuğun bir çaba sarf etmesine gerek yoktur. Anne memesini emen çocuk yalnızca meme ucunu değil, areolanın büyük bir kısmını ağzının içine alır ve dilini areolanın altına uzatır. İçi sütle dolu lakteferöz sinüslerin çoğu areola bölgesindedir. Bebek dili ile bu kanalları sağar ve ağzına dolan sütü yutar. İçinde ister mama, ister su olsun yaşamın ilk günlerinde biberon verilen bebekler bir kez bile verilse memeden de biberon gibi emmeye çalışırlar. Bu bebekler yalnızca meme başını emerler ve dilleri ile sağma işlemi yapmazlar. Bu duruma meme başı şaşkınlığı denilmektedir. Çocuk yalnızca annenin meme başını emdiği için memeyi boşaltamaz, süt gelmediği için huzursuz olur.Bebeklerimizin yalnızca yarısı ilk bir saat içinde emzirilmektedir.0-3 aylık bebeklerimizden yalnızca 9,4ü tek başına anne sütü almaktadır.Biberon emmesi ile anne memesinin emzirilmesi farklıdır. Biberonun içindeki mama/su biberonun emziğinin emilmesi ile bebeğin ağzına dolar. Çocuğun huzursuz olması anneye yeterli sütünün olmadığını yalancı süt yetersizliği düşündürür. Bebeğin etkisiz emdiği durumlarda memeler sürekli şiş ve gergindir. Yalnızca meme başının emilmesi nedeni ile meme ucunda zedelenme ve çatlaklar da oluşur. Daha çok biberon kullanılmaya başlanır. Bebek rahata alıştığı için anne memesini bir daha almak istemez. Anne de sütünün yetersiz olduğunu düşünerek ve meme başı sorunları nedeni ile emzirmeyi sürdürmek istemez.Anne sütü ise her zaman ve her yerde hazır durumdadır. Bebeğin beklemesine gerek yoktur. Bu nedenle emzirilen çocuklar huzurludur. Bebek için emme yalnızca karnının doyurması değildir. Aynı zamanda anne ve bebek arasındaki ikili ilişkinin tam olarak gelişmesini sağlar. İlk bir yaş içinde her istediği anda annesini yanında bulan ve emzirilen çocuklarda, temel güven duygusu gelişir.Biberon ile beslemede, beslenme süresi boyunca verilen mamanın içeriği aynıdır. Bununla birlikte anne sütünün en önemli özelliği yaşayan bir sıvı özelliği göstermesidir. İçeriği sabit olmayıp çocuğunun yaşına, fizyolojik durumuna uygun bir değişim gösterir. Emzirme döneminin başında ya da sonunda olmasına göre anne sütünün içeriği değişir. Emzirme döneminin başındaki süt suludur. Emzirme döneminin sonundaki süt ise yağlıdır, bebeğe doygunluk hissi verir.  Çalışan anneler, anne sütünü sağarak eve bırakılabilir ve anne evde olmadığı zaman bebeğe kendi anne sütü verilebilir. Anne sütü buzdolabında 24 saat, oda ısısında sekiz saat saklanabilir. İnek sütü ise oda ısısında iki saatte bozulur. Bu sağılan anne sütünün de biberonla değil, kaşık ile verilmesi gerekmektedir. Kaşığın temizlenmesi kolaydır ve meme başı şaşkınlığı yaratmaz. Bebeklerin kaşık ile almadığı durumlarda fincan kullanılabilir. Bebek yarı oturur pozisyonda iken, bebeğin alt dudağına içinde mama bulunan fincan yaklaştırılır. Bebek dili ile fincanın kenarından mamayı alır.Bebek anne göğsünü gereksinimi kadar emer, biberon ile beslemede ise annesinin almasını düşündüğü kadar almak zorundadır. Anne sütü ile beslenen bebeklerde obezite daha az görüldüğü bilinmektedir. Anne sütü ile beslenmede ileri yaşlarda obezite, koroner kalp hastalıkları, tip I diyabet mellitus, celiac hastalığı gelişme riski daha azdır.Anne sütü yalnızca en ideal besleyici değil aynı zamanda en ekonomik beslenme yoludur. Biberonun temizlenmesi çok zordur ve bebekler için enfeksiyon kaynağı oluşturur. Biberon ile beslenen bebeklerde ishalli hastalıklar sık görülmektedir. Emzirmeden önce anne göğsünün temizlenmesine gerek yoktur. Her koşulda verilebilir, Mikrop bulaşması sorunu yoktur. Emzirdikten sonra da annenin bir miktar sütünü sıkıp göğüs uçlarına sürmesi temizlik için yeterlidir. Herhangi bir pomat kullanmaya gerek yoktur. Emzirme öncesi annenin yalnızca el yıkaması gerekmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-5069256938306336599?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/5069256938306336599/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=5069256938306336599' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5069256938306336599'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5069256938306336599'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/bebeklerin-biberon-kullanma-ekli.html' title='BEBEKLERİN BİBERON KULLANMA ŞEKLİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-858080753517219091</id><published>2008-02-09T08:46:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:47:54.044-08:00</updated><title type='text'>BEBEKLERDE  UYKU NASIL OLUR?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BEBEKLERDE  UYKU NASIL OLUR?&lt;/span&gt; &lt;/strong&gt;
Bu değişikliklerin başlıcalarıUyku uyanıklık süresi yenidoğanda uyku lehine iken 1 yaşına gelinceye dek uyanıklık lehine dönüşür.2 yaş sonrası anne sıcaklığını hissettirecek yumuşak ayı, bez bebek gibi oyuncaklar ona uyku arkadaşlığı yapacaktır.Unutmayın çocuğunuzun sağlıklı gelişmesi herşeyden önemlidir. O halde konuk alma, gezmeye gitme gibi etkinliklerin onun uyku düzenini aksatmasına izin vermeyin.Uyusun da büyüsün ninnisinin gerçek olduğunu biliyor musunuz? Çünkü büyüme hormonu uykuda salınır.Aşırı uyku, uykusuzluk ya da düzensiz uyku gibi sağlıklı olmayıp nedenini doktorunuza sormalısınız.Nitelik olarak başlardaki hafif uykunun derin uykuya göre fazla olan oranı 1 yaşa kadar tersine dönüşür.1-3 yaşları arasında derin uyku dönemleri daha fazla olduğundan gürültüden etkilenmeleri daha azdır.Ancak uyku saatleri, uykuya gidiş uyuma yeri gibi çevresel koşulların bu dönemde kazanıldığı unutulmamalıdır.Sırtüstü ya da yan yatma son zamanlarda çocuk hekimlerinin önerisidir ancak 1 yaştan sonra bebek kendi pozisyonunu bulacaktır.En fazla 1 yaşına kadar aynı odada ancak ayrı yatakta beşikte uyuması daha sonra mümkünse kendi odası ve yatağında uyutmaya geçilmelidir.Doymuş ve gazı çıkarılmış ve yine mümkünse günde en az 1 kez banyo almış olduğunda uykunun niteliği de iyileşecektir.Kalın ve çok katlı giysiler, kalın yorgan, battaniyelerbebeği rahatsız edeceğinden uykusu bozulacaktır.Sessiz ve fazla aydınlık olmayan, güvenliğinin sağlandığı bir ortam olmalıdır.Rahatsız olduğu işareti varsa ağlama ve uyanmalarda yanına gidip rahatlatıcı tedbirler alınmalı, beklenen uyku süresi tamamlanmamış ise tekrar uykuya bırakılmalıdır.Kucakta, arabada dolaştırılarak, salıncakta sallanarak uyutmaların yerinebanyo yaptırılıp sırtı sıvazlanarak ya da büyüklerimizin yaptığı gibi ayaklarda sallanarak uyutma yöntemini kişisel olarak daha sağlıklı bulmaktayım.1 yaş üstü bebeklerde biberonu kendisine vererek uyutmanın güvenlik yönünden sakıncalarının yanısıra gelişimi yönünden de sakıncaları bildirilmiştir.yaşına kadar bebeklik dönemi dediğimiz süre içinde bebek bir yandan kendi biyolojik yapısını öte yandan da bu yapıyı çevresel koşullara göre düzenleme çabasındadaır.Biyolojik yapının düzenlenmesi her ne kadar doğarken getirdiği yapısal özelliklere bağlı ise de çevresel koşulların etkisi de gözardı edilemeyecek derecededir.Yenidoğan dönemi ile 3 yaşa kadar bebeğin uyku nitelik ve niceliğinde önemli değişiklikler olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-858080753517219091?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/858080753517219091/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=858080753517219091' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/858080753517219091'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/858080753517219091'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/bebeklerde-uyku-nasil-olur.html' title='BEBEKLERDE  UYKU NASIL OLUR?'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2411444431771292473</id><published>2008-02-09T08:35:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:43:22.392-08:00</updated><title type='text'>BEBEKLERİN BESLENMESİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BEBEKLERİN BESLENMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
parçası olduğunu ortaya koyarken, bebeklerin yüzde 60 ının bir yaşına gelmeden tuzlu, yağlı, baharatlı yetişkin yemeklerine başladıkları belirlendi. tedirginlik yaşıyor..Ürünlerini uluslararası pazarlayan bir mama firmasınca yapılan araştırmaya göre, sağlıklı beslenme konusunda, Türk anneleri, batı ülkesindeki annelere oranla daha tedirgin.Türk annelerin ve birinci endişeleri bebeklerinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi. Bu durum bebek 2 yaşına bastıktan sonra daha da kuvvetleniyor... Yine, araştırma, annelerin yüzde 50 sinin çocuklarının gelecekte obezite olabilirliği hakkında herhangi bir kaygı taşımadığını da ortaya çıkardı.Çocukların yüzde 40 ı 7 aydan önce çikolata, kek, yetişkin bisküvisi gibi abur-cubur olarak ifade edilen ürünleri tüketmeye başlıyor.Annelerin yüzde 70 inden fazlası bebeklerine öğün aralarında şekerleme türü gıdalar veriyor. Yine, araştırma, annelerin yüzde 50 sinin çocuklarının gelecekte obezite olabilirliği hakkında herhangi bir kaygı taşımadığını da ortaya çıkardı.Ortalama, 1-2 yaşlarındaki bebekler günde 1,6 porsiyon, 3 yaşından itibaren de günde 2 porsiyondan fazla yetişkin yemekleri tüketiyor.Bu nedenle Türk bebeklerinin tuz alımının tavsiye edilen miktarın üstünde olduğu belirtilen araştırmada, uzmanların ise 6 aylık bebeğin bir günlük tuz ihtiyacını yarım çay kaşığı, 12 aylık olanın da 1 çay kaşığı olduğunu belirttikleri kaydedildi.Türkiye de annelerin yüzde 97 sinin bebeğin yediklerinin besin değerine değil miktarına önem verdikleri de ifade edildi.MEYVE TÜKETİMİBir yaşını geçmiş dört bebekten birinin her gün meyve yemediği, ayrıca ortalama günde tüketilen Türkiye de, annelerin yüzde 49 u bebeklerinin sağlıklı beslenip beslenmediği konusunda .kaydedildi.Araştırmaya göre, Türk bebeklerinin yüzde 24 ü, 4 üncü ayda yetişkinler için yapılan ev yemeklerini yemeye başlıyor. Dört bebekten üçü 8 inci aydan itibaren ailesi ile aynı yemekleri yiyor. Tuz, salça hazır ya da ev yapımı, şeker, baharatın yemeklerinin ayrılmaz miktarın, tavsiye edilenin sadece yarısı kadar olduğu, yürümeye yeni başlayan çocukların yüzde 20 sinin her gün meyve yemediği, ortalama günlük tüketimin 40 gram olduğu, bunun da tavsiye edilen seviyeden 70 gram az olduğu kaydedildi.Türk bebeklerinin sebze tüketiminin yüzde 49 olarak görünmesine karşın bebeklere verilen sebzelerin büyük kısmını domates ve salatalık oluşturuyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2411444431771292473?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2411444431771292473/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2411444431771292473' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2411444431771292473'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2411444431771292473'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/bebeklerin-beslenmesi.html' title='BEBEKLERİN BESLENMESİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-4431509426637193661</id><published>2008-02-09T08:28:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:31:42.572-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIN TEDAVİLERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇLARIN TEDAVİLERİ &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu tip kişiler toplum içersinde daha gergin, utangaç davranmakta, boyunlarını daha dik tutmakta (boyun ağrısına yol açan), sık sık saçını yıkamak, kurutmak gibi yöntemlere başvurmaktadırlar. Sonuç olarak stresli, gergin, psikolojik problemleri olan bireyler olmaktadırlar. Tedavi konseptinde bu durum dikkate alınmalıdır. Tedavide bilgilendirme, empatik dinleme ve davranışları iyileştirme gibi psikosoyal destek gerekirse ilaç tedavisi uygulanabilir.
Psikolojik stres sonrası olan saç dökülmelerinin altında yatan esas olay psiko-nöroendokrin sistem ile immun sistem arasındaki karmaşık etkileşmedir. Yani immun sistem psikolojik olayların etkisiyle harekete geçer ve sonuçta saç dökülmesi meydana gelir. Stres ile saç dökülmesi arasındaki ikinci ilişki saç dökülmesinin yarattığı psikolojik sorunlar (stres)dır. Saçı dökülen insanlarda yapılan çeşitli psikolojik ölçümler benlik duygusu, vücut imajı, öz saygı, kendine güven gibi duyguları etkilediği ortaya çıkmıştır. Madeni para büyüklüğünde, yani 2-2,5 cm çapında dairesel ? oluşan saç dökülmesidir. Her iki cinste oluşabilir. Çoğu vaka kendiliğinden geçer. Bu hastalığın ortaya çıkışında psikososyal streslerinetkili olduğu gösterilmiştir. Özellikle çocuk hastalarda yapılan incelemeler saç dökülmesi öncesi dönemde çocukların negatif yaşam olaylarıyla karşı karşıya kaldıkları tespit edilmiştir. Saç dökülmesi yaşayan kadın ve erkeklerde yapılan çalışmalarda erkeklerde saç kaybının artmasıyla depresyon, içe dönüklük, aşırı sinirlilik, özbenlik duygusunda azalma gibi olumsuz sonuçlar çıkarken, kadınların da günlük yaşamlarını negatif etkilediği ve sosyal problemler yaşadıkları görülmüştür. Erkeklerin aktif olarak bu durumla başa çıkabildikleri ancak kadınlarda saça cinsel kimlik, seksüalite, çekicilik gibi kültürel ve kişisel özel anlamlar verildiğinden başa çıkmaları daha zor olmaktadır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-4431509426637193661?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/4431509426637193661/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=4431509426637193661' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4431509426637193661'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/4431509426637193661'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarin-tedavileri.html' title='SAÇLARIN TEDAVİLERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-3266516392908828630</id><published>2008-02-09T07:59:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T08:05:03.823-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIN GÜZELLİKLERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; SAÇLARIN GÜZELLİKLERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Dolgun Saçlar için...SAÇ KESİMİSaçı daha iyi gösteren belli saç kesimleri vardır ama önce iyi saçın ne olduğunu anlamak gerekir, çünkü bilinenin aksine iyi saçın ince olması şart değildir. “İyi”, bir saç telinin çapına işaret eder. Bu yüzden, çok olan iyi saçlara sahip olabilirsiniz, çünkü bir santimetre kare’de birçok saç teliniz olabilir.Ayrıca çapı küçük olan ve hatta sayısı da az olan iyi ve ince saçlarınız olabilir. Yaş, diyet, stres, ilaç tedavileri ve diğer etkenler iyi fakat çok saçı inceltebilir ve seyreltebilirler.Saçın iyi veya hem iyi hem de seyrek olması sizin hangi seçimi tercih etmeniz gerektiğini belirler. Genel kural olarak, saç kısa ise ve tek boyda ise, daha dolgun gözükür.Doğal olarak dik dururlar. Saçlarınızı tersten kurutmanız saçlarınızı daha dolgun gösterebilir ancak dikkatli olun bazen bu işlem saçlarınızın elektriklenmesine neden olabilir.
Bu yüzden, her hangi bir iyi saç için en iyi 5 kesim şunlardır:1- Küt kesim - binlerce değişik şekli vardır. Kulak mememesi hizasındaki kısa küt kesim saçı çok sağlıklı ve gerçek sayısından iki kat daha fazla gösterir.2- Kat kat kesim - genellikle saç uçları aynı uzunlukta değildir. Omuz hizasında kesildiğinde iyi, seyrek saçlara hem tarz hem güzel bir şekil kazandırır ve bakımı kolaydır.3- Düz kesim - aynı uzunlukta kesilir. İnce veya oval yüzler için idealdir.4- Kırık kesim - Her hangi kısa bir kesim olabilir. Genç kadınlarda cool bir hava oluşturur. Eğer 45 yaş üzerindeyseniz, çene ve gerdan profilinizde neler değiştirdiğine inanamayacaksınız. Ayrıca kısa ve kırık kesimler dikkati gözlerinizde toplar.5- Orta boy kesim - Saçlarınız omuzlarınız hizasında hatta daha uzun olduğunda çok hoş bir şekil alır. Omuzlarınız üzerinde gezinirken, içindeki hafif katlarla hoş bir hacim kazandırır.
Ayrıca Saçlarınız omuz hizasında veya daha uzunsa, dilerseniz, özenle kesilmiş katlar saçlarınıza dolgunluk ve boyut kazandırır. Ancak, çok fazla kat yapılırsa, şekil bozulur ve iyi saç ince ve mat görünür. Saçınızın şekli başınızın boyutlarıyla uyumlu olsun. Kulak arkanıza ulaşabilen kesimleri tercih edin. Bu saçınızı doğal olarak daha çok gösterir. Eğer uzun görünmesini istiyorsanız, katlı kesimleri tercih edin. İyi saçlarda kısa kesim, biçim kaybetmeye başladığında kötü görünür.
Kaçınılması Gerekenler Hafif ve kaliteli jöleleri tercih edin, ağır jöleler saçınızı sönük gösterir. Saçınızın her iki tarafını da 30 cm uzaklıktan spreylemiyorsanız parlatıcı ve silikon spreylerden kaçının.
Son Birkaç İpucu Kısa saçlar, koyu renklerde daha kalın telli görünür, açık sarı ise daha ince gözükür. Eğer saçınız ince ve açık sarı ise, saçın yüzeyine sürülen parlatıcılar kullanarak, parlaklık ve boyut kazandırabilirsiniz. Kısa saçlarda daha az ısı kullanmanız ve bu yüzden saç kurutma makinenizin maksimum gücünü kullanmamanız gerektiğini duymuşsunuzdur. İşin aslı, saçlara uzun zaman ısı uygulamanızdır. Bu yüzden saçınızı yüksek ısıda ama kısa sürede kurutun. Düşük ısıda uzun süre saç kurutmayın. Bütün bunlar size uzun ve zahmetli geliyorsa piyasada bulunan saçlarınıza hacim kazandıran şampuanlar vardır, bunları alabilirsiniz.
YÜKSEK HACİMLİ SAÇLAR İÇİN KOLAY İPUÇLARIUzun saçlarla ilgili en büyük sorun, çabuk yıpranmasıdır. Kadınlar uzun ve yumuşak saç isterler ama dolgun ve gösterişli olmasını da isterler. İşte bunu elde etmenin birkaç yolu:Dolgunlaştırıcı ŞampuanlarHacim veren şampuanlar saçın her bir teline etki ederler. Saçın her ihtiyacına cevap veren dolgunlaştırıcı şampuanları deneyin.Daha Fazla HacimSaçınız kurur kurumaz hemen sönüyorsa, bir sonraki yıkadığınızda, bir sandalyeye oturun ve saçlarınızı dizlerinizin üstüne bırakın. Saçınızı, parmaklarınızı tarak gibi kullanarak tarayın ve kurumaya yakın saç kurutma makinesini kullanın. Saçlarınızı geriye attığınızda, saçlarınızın iki katı hacim kazandığını göreceksiniz.Köpük YardımıHacim arttırmak için uygun olan şekillendirici ürün köpüktür ve geniş fiyat seçenekleri vardır.Arkaya TaramaSaçlarınızı biraz arkaya taramak, kısa sürede hacim kazandırabilir ama saçlarınıza ne kadar yüklendiğinizin farkında olun. Bu küçük ev hilesiyle saçınızı kendi kendine kurutmanız için biraz zamana ihtiyacınız vardır. Hacim verici şampuanlarla yıkadıktan sonra saçlarınızı düz tarayın, başınızın üstünde toplayın veya uçlarını yumuşak bir şekilde kıvırın. Saçlarınızı basit bir at kuyruk yapabilirsiniz. Bu saçlarınıza hacim kazandırır ve kısa, ince saçları bile bu şekilde kurutmak zaman alır. İki adımda kurutun ve şekil verin. Çünkü fazla yüklenirseniz saç telleriniz zarar görebilir.Çabuk HacimUzun saçlara hacim vermek için, havlu ile kurulayın ve saçlarınızı başınızın üstünde toplayın ve kalın bir lastik ile bağlayın. Saç kurutma makinesi ile kurutun ve daha sonra açın. Bu saçınıza çabucak hacim verecektir.ELLER HER ZAMAN İŞ BAŞINDAÇekici ellerin bakımı da evde başlar. Ama işte de ellerinizi yumuşak ve bakımlı tutmanın birçok yolu vardır.İşe çantanızda ve çekmecenizde bir el kremi bulundurarak başlayabilirsiniz. Gün boyu ellerinizi yıkayıp kuruladığınızı düşündüğünüzde buna her zaman ihtiyaç olduğu muhakkak. Ellerinizin daima kremli olmasında yarar var.Oje renginizi seçerken de dikkatli olmasınız. Koyu renkler diğerlerine göre daha fazla bakım gerektirir. Seçtiğiniz rengin kıyafetinizle uyumlu olmasını da ihmal etmeyin.
Güzelliğiniz İçin...Sürekli makyaj yapan kadınlar için rötuş ipuçları ve diğer güzellik tavsiyeleriHarika bir işiniz var ve işiniz gereği bir yerlere gitmeniz gerekiyor. Fakat küçük bir sorun var: makyajınız bozuluyor, rujunuz siliniyor, saçlarınız dağılıyor ve tırnağınız kırılıyor. Bu her çalışan kadının başına her an gelebilir. Ama bu kaderiniz olmamalı.Dikkatlice yapılmış küçük bir planla en çok yıpranan iş kadınları bile, günün ilk ışıklarından gecenin ilerleyen saatlerine kadar, sakin, hoş ve bakımlı bir görünüşe sahip olabilirler.
SAÇ KORKUNUZU YENİNSaçınızda hangi modeli tercih ederseniz edin, saçınız görünüşünüzde önemli bir rol oynar. Saç bakımı evde başlar. Ama saçı gün boyu formada tutmanın bir çok yolu vardır.Çözüm çok basit. İşe sert ve kısa modellerden uzak durarak başlayın. Saçınız uygun durumda ve parlak olsun ama yağlı olmasın. İnsanlar özellikle hacimli saçlara çok dikkat ederler. İncelik isteyen detaylı şekillerden kaçının. Sizin istediğiniz, yumuşak, kadınsı ve hoş bir saç.Sağlıklı, iyi şekillendirilmiş, yıkanmış ve bakım yapılmış saçlar, gün içinde pek fazla ilgi gerektirmez. Eğer gerekli şekil verilmişse, yapılması gereken pek fazla bir şey yoktur. Düzenli yıkama, formunu ve hacmini korumada yeterli olacaktır.
MAKYAJINIZ SİZE HİZMET ETSİNGüzellik uzmanları, makyajın bakımlı görünmek isteyen kadınlar için bir zorunluluk olduğunu söylüyorlar. Aklınızdan çıkmaması gereken ne zaman yapılması gerektiğini bilmektir. Makyaj tazelemek için özel zamanlar ayırmanıza gerek yok. Çalışma programınızın bir parçası olmalıdır. Yüzünüzü pudralamak, rujunuzu tazelemek sadece birkaç dakika alır ve bunu yaparsanız emin olun ki, gün boyu etrafınıza ışık saçarsınız.Gün içinde düzenli olarak, makyajınızı kontrol edin, gerektiğinde rujunuzu tazeleyin. Kalıcı bir ruj kullanmıyorsanız bir şeyler yiyip içtiğinizde rujunuzu tazeleyin.
GÜLÜŞÜNÜZ HEP IŞIK SAÇSINKim olduğunuz ve ne kadar değerli olduğunuz konusunda dişleriniz çok şey anlatır. Güldüğünüzde bunu kendinize güvenerek yapmak istersiniz. Bunu diş fırçası, diş macunu ve diğer ağız bakım ürünleriyle gün boyu yapabilirsiniz.Günde iki kez fırçalamak dişleriniz ve diş etleriniz için yeterlidir. Ama çalışan kadınlar bu işi özellikle yemekten sonra yapmalıdır. Yemeklerden sonra özellikle diş iplerine kullanarak yapacağınız bakım, dişlerinize inci beyazlığı getirecektir.
HACİM KAZANDIRINSaçınız düz ve yumuşaksa ne yaparsınız? İşte size her yerde işinize yarayacak bir kaç ipucu. Saçınızın dolgun görünmesi, hacim kazanması için en basit yollardan biri saçınızı kurutmaya başınızın yukarısından başlamanızdır. Çünkü saçlar kökten uca doğru kurur. Saç kurutma makinesiyle yüksek ısıda kuruttuktan sonra saçınız % 80 kuru iken şekillendirici kullanın. Şekil vermeye başlamadan önce saçınızı ne kadar çok kurutursanız, verdiğiniz şekil o kadar kalıcı olur ve dolgun gözükür. Daha fazla hacim istiyorsanız, başınız dik bir haldeyken, saçlarınız yuvarlak bir fırça ile düz bir şekilde yukarı kaldırın. Bu başınızı eğip yapmanızdan daha iyidir. Kolayca hacim kazanmasını mı istiyorsunuz? Yılladır saç uzmanları, saçları normalde istediğiniz yönün tersine taramanızı tavsiye etmişleridir. Bu işe yarar çünkü saçları bir yöne kaldırıp kurutursunuz ve daha sonra ters yöne tararsınız.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-3266516392908828630?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/3266516392908828630/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=3266516392908828630' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3266516392908828630'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3266516392908828630'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarin-gzellikleri.html' title='SAÇLARIN GÜZELLİKLERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1864200983346460998</id><published>2008-02-09T07:54:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:56:56.022-08:00</updated><title type='text'>DOĞAL YOLLARLA SAÇ BAKIMI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; DOĞAL YOLLARLA SAÇ BAKIMI
&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;Hintyağı Tedavisi
Yarım çay fincanı hintyağını ısıttıktan sonra baş derinizi ovarak saçınızın yağı emmesini sağlayın. Yavaş yavaş tarayacağınız saçlarınızı kaynar suya batırırıp sıktığınız havluyla sarın. Bu işlemi yaptıktan sonra yarım saat kadar bekleyip şampuanla yıkayın. Bu tedavi, fazla ince, çabuk kırılan, kuru saçlara iyi gelir.
Zeytinyağı ve Bal Tedavisi
Protein Tedavisi
Yumurta ile yapılacak protein tedavisi hemen hemen her tür saç için uygundur. İki yumurtayı çırpın ve içine yavaş yavaş bir çorba kaşığı zeytinyağı, bir çorba kaşığı gliserin, bir çorba kaşığı sirke (mümkünse elma sirkesi) ilave edin. Saçınızı bir kez şampuanladıktan sonra saçlarınıza bu karışımı sürüp 15-20 dakika bekleyin. Saçlarınızı iyice duruladıktan sonra saçlarınızın çok kısa sürede canlandığını fark edeceksiniz.
Kakao Yağı Tedavisi
Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir. Sıcak Yağ Tedavisi Kurumuş ve yıpranmış saçları en iyi canlandırma yöntemi zeytinyağı tedavisidir. Saçlarınıza parlaklık vermek ve beslemek için 2 çorba kaşığı zeytinyağını ısıtın. Bunu yavaş yavaş tüm saç derinize yedirin. Sıcak suda ıslattığınız bir havluyu sıktıktan sonra bir türban gibi başınıza sarın. Havlu soğurken bu işlemi iki veya üç defa tekrarlayarak, başın yağı iyice emmesini sağlayın. Sonra saçlarınızı yıkayarak, iyice durulayın. Bu bakım türü, özellikle çabuk kırılan saçlar için çok yararlıdır. Yarım çay fincanı yeşil zeytinyağıyla bir çay fincanı süzme balı karıştırın. Bu sıvıyı iyice sallayıp çalkalayın ve bir kaç gün dinlenmeye bırakın. Daha sonra bu karışımı baş derisinize ovarak ve tarayarak yedirin. Ancak bu işlemi yaparken tarağın dişlerinin baş derinize batmamasına özen gösterin. Başınıza bir naylon torba geçirerek, başın sıcaklığını muhafaza etmeyi sağlayın. Karışımı başınızda yarım saat beklettikten sonra, saçlarınızı bol suyla durulayın. Bu işlem, koyu renk saçların ışıltılı bir hal alıp parlamasını sağlar.
Mayonez Tedavisi
Kuru saçların en büyük ihtiyacı saç derisinin tıkanmış olmasından dolayı kaynaklanan yağ eksikliğidir. Bu açığı gidermek için mayonez tedavisi uzmanlar tarafından önerilen bir bakım türüdür. Bir yumurtayı, 1 çorba kaşığı sirkeyi, 2 çorba kaşığı bitkisel yağı, işe koyulmadan hemen önce karıştırarak çırpın. Bu karışımı baş derinize ovarak iyice içirin. Ardından saçlarınızı tarayarak bütün karışımın saçlarınıza eşit yayılmasını sağlayın. 15 dakika böyle bekledikten sonra saçlarınızı yıkayarak durulayın. Bu tedavi baş derisine nem kazandırılmasına yardım eder, kuru saçın yağla beslenmesini sağlar.
SAÇ DÖKÜLMESİ ve DEFNE SABUNU
Defne mucize bitki diye de anılmaktadır. Defne meyvelerinden elde edilen (garlı) çok faydalı bir yağdır. Antiseptik özelliği vardır. Bu yağdan defne sabunu yapılmaktadır.
Saç dökülmesi, kepeklenmeye karşı etkilidir. Ayrıca cilde çok faydalıdır. Antiseptik özelliğinden dolayı tüm vücut parazitlerine ve mantar hastalıðına karşı faydalı bir üründür. Har sabununun faydaları:
1)  Kepeklere karsi korur 2) Antiseptik oluşu sayesinde derideki bir çok hastaliğa, egzamaya ve mantara iyi gelir. 3) Varisleri rahatlamada etkilidir. Defne sabunu açık kahve rengi-yeşil arasında bir renktedir. Romatizma ağrılarını giderir, cilt mantarlarında ve saç dökülmesini yavaşlatmak için faydalıdır. Belde halkı bu sabunu genellikle kendi ihtiyaçları için üretmektedir.
4) Ergenlik sivilcelerine, saç diplerindeki yara ve tahriþlere karsi çok etkilidir.
5) Derideki gözenekleri açar ve rahatlatir.
6) Dogal kokusu ve antiseptik olusundan dolayi ve evdeki dolaplarda kullandiginizda hasere barinmasini engeller.
Zeytin yağı ve Defne(Har) yağının karışımından yapılan Har Sabunu köyümüzde içerisine hiç bir katkı maddesi konulmadan geleneksel yöntemlerle üretilmektedir. Köyümüzde üretilen ürünler sınırlı miktarda ve özel sipariş üzerine üretilmektedir. Yoğun emek isteyen bu sabun %100 ekolojik defne(har) yağı ile üretilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1864200983346460998?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1864200983346460998/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1864200983346460998' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1864200983346460998'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1864200983346460998'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/doal-yollarla-sa-bakimi.html' title='DOĞAL YOLLARLA SAÇ BAKIMI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-3607589080165106421</id><published>2008-02-09T07:50:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:52:58.431-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIN BAKIMI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt; SAÇLARIN BAKIMI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu durumda saçların dip taraflarıyağlı, öteki kısımları ise kurudur. Yağbezlerinin az yağ üretmesi durumunda ise, kafa derisi kuru olduğuiçin kepekler etrafa uçuşur. Bu durumda, saçlar da genellikle cansızve kırılgan olur.
-Yağ şampuanı, kurusaçlar için
2 yemek kaşığıdolusu susam yağı, bademyağı veya ayçiçek yağı ve3-4 yemek kaşığı dolusu nohut unu hazırlanır.Saçlar yıkanmadan önce, seçilen yağla kafa derisine masajyapılır. Sonra, artan yağ ile nohut unu, belki biraz dasıcak su eklenerek, akışkan bir lapa haline getirilir. Bu lapaile saçlar iyice şampuanlanır ve sonunda durulanır.
-Lavanta şampuanı, tümsaç tipleri için
100ml hazır bitkiselşampuana 4 damla lavanta ve 4 damla okaliptüs yağı eklenir veçok iyi çalkalanır.
Limon şampuanı,yağlı saçlar için  
5 yemek kaşığı dolusuince kıyılmış ısırganotu yaprağıyarım litre soğuk suya eklenir, kaynama derecesine kadarısıtılır, 15 dakika demlendikten sonra süzülür. Bu arada, 1limonun suyu sıkılır. Ayrıca, 2 yumurta sarısıçırpılır. Limon suyu, yumurta sarısı, 5 damla limon yağıve 1 tatlı kaşığı dolusu hazır bitkiselşampuan, ısırganotu çayına eklenerek iyice çalkalanır.Saçlar bu şampuanla yıkanır ve iyice durulanır.
Yağ friksiyonları
Yağ friksiyonları her saçtipi için yararlıdır, ama özellikle hırpalanmış vekuru saçlar, uçlarına kadar bu bakımdan yararlanırlar.Şifalı bitki çayları ile birlikte de kullanılabilendeğerli bitki yağları, saçlara canlılık, esneklik veparlaklık kazandırır, zararlı çevresel etkilerden korur,perma, çok sıcak fön çekme ve sürekli boyanın olumsuz etkilerinekarşı dayanıklılık kazandırır.Yüz derisinde olduğu gibi kafaderinde ve saçlarda, bünye özelliklerine göre değişiklikler sözkonusudur. Hemen hemen her iki kişiden birinin kafa derisindeki yağbezleri normalin üstünde yağ üretir. Sonuç, yağlı saçlar!Yüzünün derisi yağlı olanların genellikle kafa derisi deyağlıdır. Herkesin kafa derisinde kepeklenme olur; derininkendini yenilemesinin bir sonucudur bu durum. Altında yeni derioluştuğunda, eski  deri canlılığını yitirirve kepek halini alır.  Bu kepeklenme ise, iki durumda problem halinegelir: Derinin fazla yağ üretimi nedeniyle kepekler bir kabuk gibi kafaderisine yapışır.
-Yağ friksiyonu, kuru vehırpalanmış saçlar için
25ml bademyağı(veya kabakçekirdeği yağı) ve 25ml zeytinyağıkarıştırılır ve saçlara friksiyon yapılır.Daha sonra saçlar bir havlu ile örtülerek, birkaç saat veya gece boyuncaetkilemeye bırakılır.3-4 hafta boyunca her gün, bir avuçdolusu ince kıyılmış ısırganotu kökü 8-10 saatboyunca 1-2 litre soğuk suda bekletilir, sonra 3-4 avuç incekıyılmış ısırganotu yaprağı eklenir,kaynama deresine kadar ısıtılır, 10 dakika boyuncademlenmeye bırakılır ve süzülür. Bu suyla kafa derisi ve saçlarbeş dakika boyunca yıkanır ve kafa derisine masajyapılır. Ama her yıkamadan önce, kafa derisine, İsveçŞurubu ve ısırganotu tentürü ile dönüşümlü olarakfriksiyonlar yağılır. Daha ilk haftada saç dökülmesi durur vetedavi süresinin sonuna doğru yeni saçlar çıkmaya başlar. Dahasonra bu tedavi 3-4 günde bir uygulanırsa, saç dökülmesi uzun vadedeönlenmiş olur ve saçlar esneklik, parlaklık kazanarak,sağlıklı bir görünüme de sahip olurlar. Bu tedavi, kepeklenmeyekarşı da çok etkilidir.
-Etkili yağ kürü, çokhırpalanmış saçlar için
40ml hintyağı ve 20ml soyayağı bir cam şişede veya kavanozda iyicekarıştırılır. 2’şer tatlıkaşığı dolusu ısırganotu, biberiye, ve kekikeklenir. Çok iyi çalkalanarak 2 gün bekletildikten sonra süzülür. Bu yağsaçlara emdirilir ve 40 dakika etkilemeye bırakılır.
Yağ friksiyonu, yapısalzarar görmüş saçlar için (örneğin boya veyaperme sırasında)
40ml tatlı bademyağıve 20ml hintyağı iyice karıştırılarak saçlara veözellikle de saç uçlarına iyice yedirilir. Bir saat süreyle etkilemeyebırakılır.
Yağ friksiyonu, kepeğekarşı
10 damla okaliptüs yağı, 15damla biberiye yağı ve 50ml jojoba yağı, sıcak subanyosunda ısıtılarak iyicekarıştırılır, kafa derisine ve saçlara uygulanır.
-Yağ friksiyonu,yağlı saçlar için
12 damla bergamotyağı(turunç kabuğu yağı), 13 damla lavantayağı ve 50ml jojoba yağı, sıcak su banyosundaısıtılarak iyice karıştırılır vesaçlara yedirilir.
Durulama Suları – Hızlı veEtkili
Yıkamadan sonraki  durulamasuları, özellikle yağlı ve kepekli saçlarda mucizeleryaratabilir. Kuru veya kaşıntılı kafa derisi de, bitkiselkatkılı durulamalarla veya elma sirkesi ile rahatlatılabilir.Durulamalar, yıkanmadan sonra uygulanır ve saçlar artıkbaşka bir biçimde yıkanmaz.
     -Sirkedurulaması, parlaklık ve esneklik kazandırıcı
1 yemek kaşığıelma sirkesi ve 5 damla hintyağı, 1-2 litre sıcak suyakarıştırılır. Saçlar bu suyla durulanır ve kafaderisine masaj yapılır.
-Limon durulaması,yağlı saçlar için
1 limonun ince rendelenmişkabuğu ve 1 tatlı kaşığı dolusu incekıyılmış ıhlamur, yarım litre soğuk suyaeklenir ve kaynama derecesine kadar ısıtıldıktan sonra 10dakika demlenmeye bırakılır ve süzülür. 8 limonun suyu ilebirlikte, hepsi bir şişeye veya kavanoza aktarılır veçalkalanarak 2 gün bekletilir. Saçlar yıkandıktan sonra, 1 litreılık durulama suyuna, şişedeki sıvının 1/8bölümü eklenir ve durulama yapılır.
-Isırganotu durulaması,kafa kaşıntısına karşı
¼ litre elma sirkesi kaynamaderecesine kadar ısıtılır(ama kaynatılmaz) ve içinebir avuç dolusu ince kıyılmış ısırganotuyaprağı eklenir ve soğuyana kadar demlendikten sonra süzülür.Saçlar durulanırken kafa derisine de masaj yapılır.
Saç dökülmesine karşıetkili bir reçete.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-3607589080165106421?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/3607589080165106421/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=3607589080165106421' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3607589080165106421'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3607589080165106421'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarin-bakimi.html' title='SAÇLARIN BAKIMI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2180032940470068810</id><published>2008-02-09T07:47:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:49:10.199-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARDAKİ KEPEKLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇLARDAKİ KEPEKLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bir kişinin tüm vücut yüzeyi devamlı olarak ölü hücrelerini atar. Cilt her yirmi dört günde bir yüzeyini yeniler. Kepek, kafa derisindeki ölü deri hücrelerin anormal oranlarda kuruyarak atılması durumudur. Bu durum kaşındırıcı, sıkıntı verici ve çoğunlukla dönemseldir. Yaz aylarında azalır, kış aylarında azar.
Normal bir saç derisinde ölü cilt hücrelerinin atılması ve yenilerinin oluşması süreci normal ve orantılıdır. Kepek sorunu olan bir kişide ise bu oran bozulur, çoğunlukla dökülen hücrelerin tamamı ölmemiştir. Asıl ortaya çıkarılamayan da bu durumun nedenidir.
Kepek probleminin iki ana nedeni vardır:
İçsel nedenler:Hormonal dengesizliklerSağlık sorunlarıFazla terlemeYetersiz temizlik/hijyenAlerjik hassasiyetlerYorgunlukDuygusal stresFazla oranda şeker, yağ, nişasta tüketimiDengesiz/yanlış beslenme
Dışsal nedenler:Abartılı saç spreyi, saç jölesi veya saç jeli kullanmakSaç boya maddelerinin yanlış kullanımıElektrikli bigudilerinin yanlış kullanımıSoğuk hava ve kuru mekan sıcaklıklarıSıkı şapka veya eşarplarSaçın seyrek yıkanması veya iyi durulanmamasıStres, panik, tansiyon
Kepek problemi genellikle kafa derisinin kuruluğu olarak bilinmesine rağmen bu problemi yaşayanların çoğu yağlı deriye sahiptir. Bu arada genel kanını aksine seyreden diğer bir husus da kepeğin kellikle hiç bir bilinen bağının olmamasıdır.
Kepek probleminin en yaygın tedavisi aşağıdaki maddeleri içeren şampuanlardır:
Kömür-katranPyrithione-çinkoSalisilik asitSelenyum sülfitKükürt
Kepek doğal bir süreç olduğundan ortadan kaldırılamaz; ancak kontrol edilebilir. Yoğun problem yaşanmayan durumlarda kepeği düzenli kullanılan kepek şampuanıyla kontrol altında tutmak mümkündür. Soğanlar yüksek oranda kükürt içerir. Ara sıra bir soğanın ezilerek kafa derisine masajla sürülmesi etkili olabilir. Haftada bir de saçınızı mutlaka kükürtlü bir şampuanla yıkamalısınız.Alternatif tedaviler: Kepeğin bazı homeopatik tedaviye, akupunktura, bazı özel masajlara cevap verdiği de kanıtlanmıştır. Bu mümkün olmadığı taktirde doktor tavsiyesiylealınabilecek ilaçlı şampuanlar kullanılabilir.Kepek sorunu neredeyse gizemli bir konu.Şöyle ki, henüz hiç bir araştırma sonucu kepeğin tam olarak neden kaynaklandığı konusunda tatmin edici değil. Dolayısıyla bulunmuş tam bir tedavisi de yok. Yaygınlığı % 90`lar seviyesinde olan bu sorun genellikle 12 yaş ve üstünde görülmeye başlıyor.Kepeğin "konak" adı verilen bir türü de bebeklerde görülebiliyor.Gerçek şu ki, koyu bir giysinin omuzlarında beliren kepeğin görüntüsü çok rahatsız edici ve çirkin.Konunun detayları ve önerilenler bu sorunu yaşayanlara sınırlı oranda olsa da öneriler getiriyor.
Her iki durumda da şampuan sonrası saçın çok iyi durulanması gerekir. Saç yıkama sıklığının yani hijyenin kepek ile doğrudan ilişkisi olduğundan sık ve iyi yıkanmanın önemi unutulmamalıdır.
Kepek problemi olan kişide saç derisi dışında kaş, şakak, alın gibi bölgelerde kızarıklıkla birlikte oluşan kepeğimsi döküntüler varsa, bu kişinin kepekten ayrı bir problemi olabileceğinden doktora başvurması doğru olur.
Kepek probleminin ortadan kaldırılması mümkün olmasa da bazı önlemlerle kontrol altına alınması mümkün:
Beslenme: Beslenmenin kepek üzerinde büyük etkisi var. Kepeğin oluşmasına imkan sağlayacak yararsız karbonhidrat ve yağ asitlerine karşı bol B vitamini tüketin.Şampuan: Piyasada bulunan iyi kepek şampuanlarından kullanın. Saçınızı sık yıkayarak iyi durulayın.
Alternatif uygulamalar: Kafa derisinin pH değerlerini dengelemesi açısından yıkanırken iki şampuan arası elma sirkesi kullanımı faydalı sonuçlar vermiştir.
Sarımsak ve kekik de kepeğe karşı iki iyi silah sayılır. Bunların tablet veya doğal yollarla tüketimi kepek probleminde yardımcı olacaktır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2180032940470068810?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2180032940470068810/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2180032940470068810' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2180032940470068810'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2180032940470068810'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salardaki-kepekler.html' title='SAÇLARDAKİ KEPEKLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8669884752777567340</id><published>2008-02-09T07:39:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:43:37.407-08:00</updated><title type='text'>SAÇ VE RENKLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇ VE RENKLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Kadınların, içinde bulundukları bunalımlı dönemden çıkabilmek için, çoğunlukla saçlarında bir takım değişiklikler yapma ihtiyacı hissettiklerini de belirten Üre, şunları söyledi: "Eğer kişinin gelir düzeyi yüksekse kitap yazmayı deneyebilir veya yeteneklerini bir filmde oynayarak göstermeyi amaçlayabilir. Kadınlar saç şekillerinde yaptığı değişiklikle psikolojik olarak rahatlarken, erkeklerin ise otomobillerini, saatlerini veya cep telefonlarını değiştirerek aynı ihtiyacı karşıladıklarını belirten Üre, "Yapılan araştırmalar, imaj yenileyen kişilerin beyinlerinde salgıladıkları (Serotonin) adlı mutluluk hormonunun yükseldiğini ortaya koyuyor" dedi. Üre, kişilerin bazen farkında olmadan yapmak istedikleri bu değişimlerin gerekli olduğunu ve olumlu etkilerinin bulunduğunu belirterek, günlük hayatta yapılmak istenen bu değişikliklerin kişilerin beğenilerine göre belirlendiğini sözlerine ekledi. Böylelikle başkalarının takdirini kazanmış olacaktır. Saç kestirme, modelinde değişiklik yapma veya yeni bir renge boyatma tanınma, farkedilme, dikkat çekme ve takdir edilme ihtiyacından kaynaklanıyor. Selçuk Üniversite'si Eğitim Fakültesi Dekanı ve Eğitimde Psikolojik Hizmetler Uzmanı Prof. Dr. Ömer Üre, kişilerin psikolojik olarak kendilerini iyi hissetmedikleri dönemlerde ihtiyaç duydukları en önemli şeyin "tanınma" ve "onaylanma" isteği olduğunu söyledi. Kişilerin bu amaçla zaman zaman fiziki görünüşlerinde değişiklik yapma yoluna gittiklerini anlatan uzmanlar, özellikle kadınların kendileri üzerinde yaptıkları en kolay değişimi makyajla gerçekleştirdiklerini belirtiyor. Kişi böyle yaptığı zaman, bilinç altında başkalarının dikkatini çekebileceğini düşünüyor." Ancak, farklı kültürlerde yaşayan kadınların aynı davranışı göstermelerinin mümkün olmadığını da belirten Üre, "Köyde yaşayan bir kişi, alacağı tepkiler nedeniyle bu tür değişimleri kolaylıkla yapamayabilir" diye konuştu. Erkekler de otomobil ve saat değiştiriyor Farkedilme ve tanınma isteğinin sadece kadınlara özgü bir durum olmadığını belirten uzmanlar, erkeklerde de bu tür durumlarının değişik şekillerde kendini gösterdiğine dikkat çekiyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8669884752777567340?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8669884752777567340/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8669884752777567340' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8669884752777567340'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8669884752777567340'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/sa-ve-renkler.html' title='SAÇ VE RENKLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-670951670062735326</id><published>2008-02-09T07:35:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:38:16.634-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIMIZ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇLARIMIZ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Hastalık riski olduğunda klor oranları da yükseltilir. Bazı bölgelerde klor miktarı daha fazladır. Sudaki mineraller sağlık açısından tehlikeli değildir. Yararları da vardır. Ama aşırı klor sağlık açısından yararlı değildir. Saçların klorlu sularla yıkanması saçlarda renk bozulmalarına, kolay kırılganlığa ve matlığa neden olur. Minerallerden zengin sularda saçlarda matlaşmalara neden olur" ifadelerini kullandı. Saçların yıkanmasında saf su kullanan kişilerin, çok olumlu sonuçlar alabildiği ifade edildi. Uzmanlar, saçların yıkanmasında saf suyun ideal olduğunu ifade ederek, "Ancak kolay bulunmaması ve pahalı olması nedeniyle yaygın olarak kullanılmazlar. Yağmur suyu saf su olarak düşünülebilirdi. Hava kirliliklerinden sonra yağmurlarda asit ve kimyasal partiküller taşıyan bir yapıya büründü. Bu şekli ile günümüzde çok önerilmezler. Bazı uzmanlar 'İçmediğiniz suyu, saçınıza asla kullanmayınız' diye konuyu özetlemişlerdir. İçme suları daha az mineral içerirler ve saf suya daha yakın haldedirler. Ayrıca ısı karşısında ciltteki por (delikler) genişler ve saçların cilt altındaki derinlikleri minimuma iner. Bu durumda dayanıklılıkları azalır. Banyo sonrası sert bir kurulamada, veya fırçalamada saçların kopmasına neden olabilir. Günümüzde kolaylıkla bulunan temizleyici şampuanların dayanacağınız en serin su ile uygulanması saçlarınıza güç verecektir." Şişelerde satılan sular saç yıkamada da kullanılabilir. Belki biraz maliyet getirecekse de sonuçlar yüz güldürecektir. Suların değişik filtrelerden geçirilmesi de daha yüksek kalitede suların eldesini sağlar" açıklamasında bulundu. Uzmanlar, suyun ısısının da önemine değinerek, şunları söyledi: "Saçların yıkanmasında oda sıcaklığındaki suların kullanılması önerilir. Belki de bazı kişiler saçlarını iyice temizleyebilmek amacıyla dayanabilecekleri en yüksek ısıda sular kullanıyorlardır. Bu çok yanlıştır.Uzmanlar, biraz maliyet getirecekse de şişelerde satılan suların saç yıkamada kullanılabileceğini ve bunun sağlıklı olduğunu belirtti. Eskiden yağmurlu günlerde kadınların kovalar içersinde yağmur suyu biriktirip, saçlarını o su ile yıkadıklarını ifade eden uzmanlar, şimdi ise evdeki musluktan 24 saat su aktığını ve bunun büyük bir kolaylık olduğunu belirtti. Çaydanlıkların dibi ve çevresine yapışarak kalınlaştıran ve kireç bağlatanın, suyun içindeki mineraller olduğunu ifade eden uzmanlar, "Sular mikroplardan arındırılmak amacı ile klorlanırlar.  Saçlı deriye sıcak suların uygulanması bu bölgede bulunan, derinin nemini ve cildin bütünlüğünü koruyan yağların daha kolay uzaklaştırılmasına neden olur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-670951670062735326?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/670951670062735326/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=670951670062735326' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/670951670062735326'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/670951670062735326'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarimiz.html' title='SAÇLARIMIZ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8633739309851178611</id><published>2008-02-09T07:17:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:23:48.161-08:00</updated><title type='text'>SAÇ DÖKÜLMESİ NEDEN OLUR?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇ DÖKÜLMESİ NEDEN OLUR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
 Bunun yanında diğer başlıca saç dökülme nedenlerini şunlardır: saç folikülündeki dejenerasyon ve inflamasyon, serbest oksijen radikalleri, yaşlanma, düzensiz beslenme, uzun süren diyetler, stres, mevsimsel değişiklikler, doğum öncesi ve sonrası, saç kıran, kullanılan çeşitli ilaçlar, menopoz öncesi ve sonrası, yanlış kozmetik uygulamalar ve eksik saç hijyeni.2) Tüm saç dökülme nedenleri arasında androgenetik alopesia oranı nedir?Erkeklerde görülen saç dökülmelerinin %90’ ının nedeni, kadınlarda görülen saç dökülmelerininse %50’ si andorojenlerin neden olduğu erkek tipi saç dökülmeleridir. 3) Shen Min tablet nasıl kullanılır?Shen Min tablet aç veya tok olarak sabah bir tablet akşam bir tablet bir miktar sıvı ile yutulur. Etkin bir sonuç için üç ay kullanımı önerilir. 4) Shen Min saç tableti sadece bayanlar için midir?Shen Min iki ayrı formdan oluşmaktadır; Shen Min Women bayanlarda, Shen Min Men ise erkeklerde kullanılır.5) Shen Min tableti kimler kullanabilir? Shen Min tableti saçlarında dökülme, seyrelme ve zayıflama sorunu yaşayan ya da saç sağlığına önem veren ve zahmetsiz bir kullanım arayan her yaş grubundaki yetişkinler kullanabilir.6) Shen Min tablet kullanıma başlandığında saçta ne gibi değişmeler olur? Saç dökülmesinde artma olur mu?İlk zamanlar saç dökülmesi artabilir. Bu yaşam döngüsünü tamamlamış saç kıllarının vücuttan dışarı atılmasıdır. İlerleyen zamanlarda saç dökülmesi azalır, zayıf ve ince saçlar kalınlaşır, dökülmüş olan saçlar yeniden çıkmaya başlar.7) Shen Min tablet ne kadar sürede etki eder?Shen Min tabletin etkisi birinci ayda başlar ve 3. ayda istenilen etkiye ulaşılır. Vücudun diğer bölgelerdeki kıl foliküllerini etkilemez. 16) Shen Min tablet vücutta istenmeyen bir etkiye neden olur mu? Bilinen bir yan etkisi yoktur.17) Shen Min tablet uzun süre kullanıldığında yan etki yapar mı?Hayır, istenmeyen herhangi bir yan etkisi yoktur. Tamamen doğal özlüdür.18) Shen Min tablet bir vitamin karışımı mıdır?Dolaşım düzenleyici, 5-alfa redüktaz blokeri, antioksidan ve antiinflammatuar etkili bileşenlerinin yanında saç destekleyici vitamin ve minerallerde içerir.19) Shen Min tableti kullanımı durumunda saç folikülünü beslemek dışında bilinen bir yararı var mıdır?Saç beyazlamasını yavaşlatır, saçların orijinal renklerine dönmesine ve sivilcelerin azaltılmasına yardımcı olabilir. Daha uzun süre kullanımında da herhangi bir sakınca bulunmamaktadır. Kullanıp bıraktıktan sonra istendiğinde yeniden başlanabilir. 8) Shen Min tabletten üç ayda sonuç alamazsam kullanmaya devam etmem gerekir mi? Shen Min kullanımının tavsiye edilen dozda 3 ay devamı başarılı bir sonuç için gereklidir. Ancak saç gelişimi yavaş ilerleyen bir süreç ve kişilerin genetik yapısına bağlı olduğundan bu süre bazen daha da uzayabilir. Sağlıklı ve daha güçlü saçlar için saç destekleyici olarak zaman zaman kullanılmaya devam edilebilir.9) Günlük 2 tablet dozu bir defa da almak mümkün müdür?Hayır, sabah bir akşam bir tablet alınmalıdır.10) Shen Min Men veya Shen Min Women tabletin kullanımında alınacak başarı nedir?Yapılan klinik çalışmada %91,6 başarı elde edilmiştir.11) Shen Min tableti hangi yaş grubu kullanamaz?Gelişimini tamamlamamış çocukların kullanımı tavsiye edilmez.12 Gebe bayanlar Shen Min Women tablet kullanabilir mi?Hayır kullanamazlar. 13) Emziren bayanlar Shen Min Women tablet kullanabilir mi?Kullanılması tavsiye edilmez.14) Shen Min tablet uzun süre kullanılabilir mi?Doğal özlü olduğundan ve herhangi bir yan etkisi olmadığından uzun süre kullanılabilir.15) Shen Min tablet sadece saça mı etki eder? Vücudun diğer bölgelerinde tüylenmeye neden olmaz mı?Shen Min tabletler sadece saçlı derideki kıl foliküllerini etkiler.Saç dökülmesinin başlıca nedenleri nelerdir?Erkeklik hormonu olarak bilinen testosteronun 5-alfa redüktaz enziminin etkisiyle dihidrotestosteron’ a dönüşmesi sonucu hem erkeklerde hemde kadınlarda görülen androgenetik alopesia adı verilen durum en sık saç dökülmesi nedenidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8633739309851178611?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8633739309851178611/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8633739309851178611' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8633739309851178611'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8633739309851178611'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/sa-dklmesi-neden-olur.html' title='SAÇ DÖKÜLMESİ NEDEN OLUR?'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-927145977327352146</id><published>2008-02-09T07:09:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:12:10.302-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIN DÖKÜLMESİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇLARIN DÖKÜLMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
İlk olarak tüm saç kaybı türlerinin %80’ ini oluşturan erkek tipi saç kaybını ele alacağız. Bu bölümün sonunda saç kaybının nasıl ortaya çıktığını sadece erkekleri değil aynı zamanda kadınları da nasıl etkilediğine göz atacağız. Saç kaybının en sık görülen türü Alopeciadır ve farklı pek çok sebepten kaynaklanmaktadır. Alopecia Androgenetica: Genellikle erkek tipi kellik olarak bilinir ve pek çok erkekte görülür. Bu tür kellik erkekte rastlanan kelliğin %95’ ini oluşturur. Kafanın tepe kısmında geri doğru çekilen saç çizgisiyle kendini gösterir. Bu durum ergenliğin sonuna gelmiş gençlerde olduğu gibi ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir ancak sıklıkla otuzlu yaşların sonuna doğru ortaya çıkar. Alopecia Androgenetica da saç anajen evreyi kısa süreli yaşar ve saç kısa ve iyi görünümlü olur. Zamanla foliküller tamamen saç üretimini durdururlar ve tüm kafa bölgesi kel olur. Bu durumun köklü sebepleri kimyasal reaksiyonlardır. Testesteron ve sebum arasındaki reaksiyon sonucu dihydrotestosterone (DHT), olarak bilinen bir türev üretir ve bu doğal olarak deri tabakasındaki yağın gizlenmesine sebep olur. DHT saç folikülüne girer ve genetik olarak saç kaybına uygun olmasa bile kimyasal reaksiyonuyla saç folikülünü ve kökünü imha eder. Geniş olarak alınan 5 ? reduktaz enzimi; yüksek oranda testesteronun dihydrotestosterona (DHT) dönüşmesini sağlıyor. Yüksek düzeydeki ( DHT ) hormonu saçtaki androjen reseptörüne bağlanıyor ve bu saç folikülünün gelecekteki yaşam döngüsünün sürdürülmesine yönelik fonksiyonlarını yerine getirmesini engelliyor. Bu problemle başa çıkmanın üç yolu aşağıda sıralanmıştır: 1. DHT oluşumunu kontrol etmek. 2. DHT saç folikülünün içine nüfuz etmeden onu saç derisinden uzaklaştırmak. 3. DHT saç folikülüne herhangi bir zarar vermeden önce onu folikülün içinden temizlemek. İlaçlar birinci durumda kullanılmaya son derece uygundur (Shen Min Men ve Shen Min Woman Tablet) ve çoğu zaman oldukça iyi sonuç verirler.. Alopecia Areata: Bu tür saç kaybı saçın döküldüğü bölgelerde yamalar şeklinde ortaya çıkar. Bu bölgedeki kellik bazen azalabilir bazen de daha geniş alanlara yayılabilir. Bazen kafanın herhangi bir bölgesinde ani olarak ortaya çıkabilir ve bu bölgede çok hızlı bir kellik oluşumuna neden olabilir. Bazen bu bölgelerde çok hızlı bir saç büyümesi de görülebilir. Saç Kaybı TürleriSaç iyi çalışan fonksiyonları olan bir besleme ve dolaşım sistemine bağlıdır ve bu sistemlerin herhangi bir şekilde fonksiyonlarını yerine getirememesi durumunda saç büyümesi olumsuz etkilenir. Kişinin genel sağlık durumunun iyi olmasının saç büyümesi üzerinde olumlu etkisi vardır. Aşağıda saç kaybı türlerinden önemli olanlara değinilmiştir.Saç dökülmesi Mevsimlere ve kişilere göre değişken olup günlük olarak 60 ile 100 saç telinin dökülmesi normal kabul edilmektedir. Saç kaybı türleri: Tıbbi adı Alopecia olan saç kaybının pek çok türü vardır. Bu durum her yaşta ortaya çıkabilir ve genellikle genç yaştakiler de daha sık görülür. Herhangi bir cins ayrımı yoktur, hem kadında hem de erkekte eşit oranda görülme ihtimali vardır. Genellikle kafa derisinde ortaya çıkar ancak vücudun kıl çıkan herhangi bir bölgesinde görülebilir. Vakalar genellikle genetik olarak, stresle ilişkili veya herhangi bir hastalığın bünyeyi zayıf düşürmesiyle ilişkilendirilmektedir ve dolayısıyla doktor muayenesinde esas öncelik probleme sebep olan şeyi tanımlamaktadır. Alopecia Totalis &amp;amp; Universalis: Alopeciadan muzdarip bir kısım insan yama şeklinde dökülmüş bulunan saçlarına hiçbir tedavi uygulamadan yaklaşık bir yıl gibi bir süre zarfında tekrar kavuşmaktadırlar. Diğer durumlarda tüm saçlar veya tüm vücut kılları dökülebilir. Kişinin saçlarını kaybedeceği konusunda hiçbir sebep yokken aşırı kaygılanmasıyla ortaya çıkar. Alopecianın sık görülen diğer türleri: Cicatricial Alopecia (yaralardan dolayı), Alopecia Adnata (doğuştan), Alopecia Follicularis (folikül yanması), Alopecia Senilis (yaşlılık), Alopecia Neurotica (sinir bozukluğu) dır. Bu kadar geniş çaplı saç dökülmesinin bilinen bir sebebi yoktur ve saç folikülleri derinin altında yaşamaya devam ederler ve herhangi bir zamanda saç büyümesi imkanı vardır. Diffuse Alopecia (Kadın Tipi Kellik): Diffuse Alopecia kadınlarda yıllar geçtikçe saç tellerinin incelmesi ile ortaya çıkar. Buna neden olan geniş bir çok sebep mevcuttur ve spesifik olarak tanımlanmış probleme tıbbi önerilerde bulunulabilinir. Bu türde saç kaybında saç tellerinin incelmesi yıllar içinde gelişir fakat kafa derisinin bazı bölgelerindeki saçlar çok zayıfladığından,yıkama ve tarama yaparken kel bölgeler apaçık seçilmeye başlandığında dikkatli olmak gerekir. Saç kurumaya bırakıldığında son derece iyi görünür ve saç şeklinin nasıl olduğu önemli bir sorun değildir. Stres ve hormonal dengesizliğin bu duruma yol açan faktörler olduğu düşünülmektedir. Bu tür alopesi genellikle sıtma, dizanteri, tifo, cüzam gibi hastalıklardan sonra ortaya çıkar. Kimyasalların saçımız üzerinde olumsuz etkileri olabileceğini okumak sürpriz olmamıştır. Psychosomatic Alopecia: Bu tür saç kaybı stres ve travma ile ilişkilendirilmektedir. Özellikle perma ve boyama gibi bazı saç şekillendirmelerinin ve yanlış kullanılan kozmetik ürünlerinin saç gövdesinin büyümesi üzerinde olumsuz etkileri vardır. Traction Alopecia: Traction Alopecia kadınlarda çok fazla stresin saç üzerinde oluşturduğu baskı nedeniyle ortaya çıkar. Ayrıca sık saç taramanın, takılan tokaların, kıvırıcıların ve saç kurutma makinesi ile saç kurutmanın sonucu olabilir. Toxic Alopecia: Yüksek teknolojinin kullanıldığı bir çağda yaşıyoruz ve çevremize sinsice sokulan kimyasalların pek çoğundan haberdar bile olamıyoruz. Toxic Alopecia bazı kimyasalların veya ilaçların alınması sonucu ortaya çıkabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-927145977327352146?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/927145977327352146/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=927145977327352146' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/927145977327352146'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/927145977327352146'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarin-dklmesi.html' title='SAÇLARIN DÖKÜLMESİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-8435307398021697929</id><published>2008-02-09T06:25:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T07:07:56.714-08:00</updated><title type='text'>SAÇLARIN  YAPISI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇLARIN  YAPISI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
İnsan vücudundaki diğer proteinler gibi keratin de amino asit olarak adlandırılan küçük moleküllerin birleşmesinden oluşmuş büyük bir moleküldür. Kreatin stoplazma içinde oluşur ve yapısında sistein, arginin ve serin gibi bir çok amino asit vardır. Bu amino asitler peptit bağlarıyla birbirine bağlanarak uzun zincirler oluştururlar.Derinin altındaki kısım keratinize olmamıştır.Saçın Yapısıİnsan saçı keratin denen bir proteinden oluşur. Keratin tırnakta da bulunan kopmaya ve aşınmaya dayanıklı bir proteindir.Peptit bağlarından başka kimyasal bağlarda vardır. Bunlar: Hidrojen bağları, Yan bağların yaptığı tuz köprüleri, Disülfit bağları ve Van der Waals bağlarıdır. Disülfit bağlarının herhangi bir nedenle kopması saçı zayıflatır. Ancak diğer tuz köprüleri var olduğu sürece kıl parçalanmaz. Saçın yapısında keratin proteininden başka lipidler (fosfolipidler, kolesterol ve yağ asitleri), eser elementler ve % 20 oranında su bulunur. Saç kılları derinin altında ve üstünde bulunur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-8435307398021697929?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/8435307398021697929/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=8435307398021697929' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8435307398021697929'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/8435307398021697929'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/salarin-yapisi.html' title='SAÇLARIN  YAPISI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7393603472486626544</id><published>2008-02-09T05:58:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T05:59:30.549-08:00</updated><title type='text'>SAÇ  ŞEKİLLERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SAÇ  ŞEKİLLERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Yıpranmış Saçlar güçlü nemlendirici özelliği olan ve kuru saçlarda kullanılabilecek İpek ürünleridir.Saçlarınızı şampuanlama işleminden sonra çok iyi şekilde durulamaya dikkat edin. İyi durulanmış saçınıza bakım özelliği içeren kremler veya şekillendirme ürünleri kullanırsanız, saçlarınızın daha canlı ve parlak görünüm kazandığına şahit olabilirsiniz.İpek Özel Bakım Kompleksi-Kuru ve Mat Saçlar için şampuanlamadan sonra kullanmanızı önerdiğimiz bir özel bakım kremidir. İpek Şekillendiricileri ile de saçınızı nemlendirip beslerken isteğiniz gibi şekillendirebilirsiniz.
Normal Saç’ın güzelliğini ve sağlığını korumak için düzenli bir bakım yeterlidir.Yağlı SaçlarGenetik özellikler dışında hormon düzensizlikleri, dış faktörler ve stres gibi durumlar yağ bezlerinin fazla çalışmasına ve dolayısıyla yağlı saçlara neden olabilir. Saçlarınız yağlıysa, onları ılık suyla ve yağlı saçlara uygun bir şampuan kullanarak yıkayın. Önerimiz, İpek’in Yağlı saçlar için üretilmiş özel formüllü şampuanı İpek Şampuan – Yağlı Saçlar ’dır.Yıkama sırasında saçlı deriye hafif masaj uygulayın ve saçlarınızı ılık suyla iyice durulayın. Saçlarınızı fönün ılık ayarı ile kurutun.Ayrıca, yağlı saçların çok sık taranması doğru değildir. Sık tarama, bezleri harekete geçirerek yağlanmayı arttırır.
Kuru Saçlar :Saçta kuruluk derideki yağ bezleri ve dış etkilere bağlıdır.Çok sık fön kullanmak, rüzgar ve ısı değişimleri, perma veya boya, saç ve saç derisine olumsuz etkiler yaparak kuru saçlara neden olur.Kuru saçlar parlamaz, bakımsız ve mat bir görünüme sahip olurlar.
Kuru Saçlar iyi bir bakım yapmak ve düzenli yıkama gerektirir. Şampuanınızı seçerken nemlendirici özelliği olmasına dikkat edin. İpek Şampuan – Kuru ve Boyalı Saçlar ve İpek Şampuan – Saç ve saçlı derideki yağ bezlerinden salgılanan sebum (yağ) miktarına göre saçlar; normal, kuru ve yağlı saç tipi olarak sınıflandırılırlar. Genetik özellikler de saç tipini belirler.Normal Saçlar :Normal Saç, saçın yapısını teşkil eden tüm maddelerin (nem, sebum, protein) dengede olduğu parlak, canlı ve sağlıklı bir saç türüdür.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7393603472486626544?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7393603472486626544/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7393603472486626544' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7393603472486626544'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7393603472486626544'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/sa-ekilleri.html' title='SAÇ  ŞEKİLLERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1298784884776352186</id><published>2008-02-09T05:51:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T05:53:10.330-08:00</updated><title type='text'>ALLERJİLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ALLERJİLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Tüm esansiyel aminoasitlerProteinlerin yapıtaşları olan aminoasitlere vücuttatüm hücrelerin ihtiyacı vardır. Besinlerden alınanproteinler vücutta aminoasitlere çevrilir ve vücuttarafından ihtiyaç duyulan spesifik proteinleriüretmek üzere tekrar kombine edilir, iki tip aminoasitvardır: esansiyel mutlak gerekli ve non-esansiyelmutlak gerekli olmayan aminoasitler.Vücut non-esansiyel aminoasitleri üretebilir ancak esansiyelaminoasitleri aldığımız besinlerden karşılar.Esansiyel aminoasitler Lösin,izolösin, Valin, Metiyonin, Triptofan, Lisin, Treoninve Fenilalanindir. Tüm esansiyel aminoasitlerProteinlerin yapıtaşları olan aminoasitlere vücuttatüm hücrelerin ihtiyacı vardır. Besinlerden alınanproteinler vücutta aminoasitlere çevrilir ve vücuttarafından ihtiyaç duyulan spesifik proteinleriüretmek üzere tekrar kombine edilir, iki tip
Aminoasitler kas, tendon, cilt, hormonal bezler,tırnaklar ve saçın yapısında ve onarılmasındaönemli rol oynarlar.Solgar Amino 75, esansiyelaminoasitlerin farmasötik kalitedeki serbestformlarından triptofan hariç 75er mg içeren yüksek potansiyelli aminoasitkarışımıdır. Özellikle çocuklarda büyüme fonksiyonları ve doku onarımıiçin gerekli yarı-esansiyel Histidin de formülde 75 mg bulunur.
aminoasitvardır: esansiyel mutlak gerekli ve non-esansiyelmutlak gerekli olmayan aminoasitler.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1298784884776352186?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1298784884776352186/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1298784884776352186' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1298784884776352186'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1298784884776352186'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/allerjiler.html' title='ALLERJİLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-9100682668216643974</id><published>2008-02-09T05:48:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T05:50:14.128-08:00</updated><title type='text'>BESİNLER VE FAYDALARI</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BESİNLER VE FAYDALARI&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Avrupa, Amerika veJaponyada ise kültürleri yapılmaktadır.Aloe Veradan pek çok etken madde izole edilmiştir.Kılcal damarların genişlemesine ve yanıklardabölgeye kan akımının artmasına yardımcı olanmaddeler de bulunur.Japonyada Aloe Vera fazla mide asidi salgısına ve mide tahrişlerinekarşı yardımcı olarak kullanılmaktadır. Aloe Vera ın tipik kullanımlarındarbiri de bağırsak yumuşatıcı olması sayesinde laksatif olarak kullanımıdır.Aloe Vera ın hamileler ve emziren kadınlar tarafından kullanılmastavsiye edilmez.
Aloe Vera yanıklarda güneş yanığı dahil, ufakyaralanma ve kesilmelerde, böcek sokmalarındakullanılır. Bunun yanında daha ciddi yaralanmalardave ameliyat sonrasında ise iyileşme sürecini kısalttığı bilinmektedir.Bunun yanında Aloe Vera çeşitli sindirim sorunlarında da kullanılır.Sağlıklı ve sorunsuz bir cilt içinAloe Vera ın kullanımı M.Ö.1500leredek uzanır,Eski Mısır papirüslerinde cilt problemleri içinkullanıldığı yazmaktadır. Bitkinin anavatanı GüneyAfrikadır, Afrika ın diğer bölgeleri veMadagaskarda yetişir&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-9100682668216643974?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/9100682668216643974/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=9100682668216643974' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/9100682668216643974'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/9100682668216643974'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/besinler-ve-faydalari.html' title='BESİNLER VE FAYDALARI'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-3382200845368648122</id><published>2008-02-09T05:29:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T05:46:57.306-08:00</updated><title type='text'>BESİNLER</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BESİNLER&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Her tablet 200 mg Glukozamin hidroklorür,200 mg Glukozamin sülfat, 100 mg N-Asetil Glukozamin ve 100 mgL-prolin içerir. L-prolin kollajen içinde bulunan ve doku onarımı içingerekli bir amino asittir.
Bunun tersineGlukozamin sülfat, GAG bozulmasının da hızınınsınırlanmasına yardımcı olur. Glukozamin, GAGoluşumunun temel taşıdır.Solgarın Advanced Glucosamine Complexi;Glukozamin hidroklorür, Glukozamin sülfatve N-Asetil Glukozamini NAG içeren, tam birglukozamin kaynağıdır. Eklem ve kıkırdaklar için temel besin takviyesiGlukozamin, eklem ve bağ dokusunu korumadakirolüyle tanınır. Yapılan çalışmalarda Glukozaminin,kıkırdağın onarımına, eklemdeki acıyı ve şişmeyiazaltmaya yardımcı olduğu saptanmıştır.Eklemve kıkırdak sorunlarında standart ağrı kesici ilaçtedavisi, acı ve iltihaplanmayı yok eder, ancakGAG sentezim ve kıkırdak onarımım önleyerek,hastalığın ilerlemesine yol açabilir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-3382200845368648122?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/3382200845368648122/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=3382200845368648122' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3382200845368648122'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/3382200845368648122'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/besinler.html' title='BESİNLER'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2516371009878234738</id><published>2008-02-09T03:36:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T04:23:31.964-08:00</updated><title type='text'>KARNI GERDİRME</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;KARNI GERDİRME&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Eğer abdominoplasti uygulatmayı düşünüyorsanız...Ancak bu ameliyatın, orijinal probleme ve onu düzeltmek için gerekli olan ameliyata bağlı olarak, bir kalçadan diğer kalçaya kadar uzanabilen kalıcı bir yara izi oluşturduğunu unutmayın.
Eğer abdominoplasti uygulatmayı düşünüyorsanız bu yazı size prosedür, hangi durumda faydalı olacağı, nasıl gerçekleştirildiği ve hangi sonuçların beklenebileceği konusunda temel bilgi sağlayacaktır.
Bir çok husus hastaya ve cerraha bağlı olduğundan bu yazı tüm sorularınıza yanıt veremez. Lütfen anlamadığınız herhangi bir şey konusunda cerrahınıza danışınABDOMİNOPLASTİ İÇİN EN UYGUN ADAYLARAbdominoplasti için en uygun adaylar nispeten iyi bir fiziki görünüme sahip olan ancak diyete ya da egzersize yanıt vermeyen büyük bir yağ birikiminden ya da karın bölgesindeki cildin gevşekliğinden yakınan erkekler ve kadınlardır.Ameliyat çoğul gebelikler sonucunda karın kasları ve karın bölgesindeki ciltleri normale dönemeyecek ölçüde gerilmiş olan kadınlar açısından özellikle faydalıdır. Yaşlı hastalarda hafif obeziteyle birlikte sıklıkla ortaya çıkan cilt elastikliği kaybında da düzelme sağlanabilir.Çok miktarda kilo kaybetmeyi amaçlayan hastalar ameliyatı ertelemelidir. Aynı zamanda, ameliyat sırasında sıkılaştırılan karındaki dikey kaslar gebelik sırasında yeniden açılabileceğinden, gelecekte gebe kalmayı planlayan kadınlar da beklemelidir.Daha önce karın bölgenizden geçirmiş olduğunuz bir ameliyat nedeniyle bu bölgenizde yara izi varsa, doktorunuz abdominoplasti yapılmamasını önerebilir ya da yara izlerinin olağan olmayan şekilde belirgin olabileceği konusunda sizi uyarabilir.Abdominoplasti görünümünüzde iyileşme sağlayabilir ve özgüveninizi arttırabilir ancak görüntünüzü idealinizdeki görüntüye uygun hale getirmesi ya da insanların size farklı davranmasına neden olması yönünde bir kesinlik yoktur. Ameliyatı yaptırma kararı almadan önce beklentileriniz hakkında dikkatlice düşünün ve cerrahınızla konuşun.TÜM AMELİYATLAR BAZI BELİRSİZLİKLER VE RİSKLER TAŞIRHer yıl binlerce abdominoplasti ameliyatı başarılı bir şekilde gerçekleştirilmektedir. Vücut şekillendirme konusunda eğitim almış kalifiye bir cerrah tarafından gerçekleştirildiği taktirde sonuçlar genellikle olumludur. Bununla beraber, her zaman cerrahiyle ilişkili riskler ve bu prosedürle ilgili belirli komplikasyonlar mevcuttur.İnfeksiyon ve kan pıhtıları gibi operasyon sonrası komplikasyonlar enderdir ancak yine de bu tür komplikasyonlar meydana gelebilir. Enfeksiyon drenaj ve antibiyotiklerle tedavi edilebilir ancak hastanede kaldığınız süreyi uzatacaktır. Ameliyattan sonra mümkün olduğunca erken hareket etmeye başlayarak kan pıhtısı riskini en alt seviyeye indirebilirsiniz.Göze çarpan yara izleri oluşmasına neden olan yetersiz iyileşme ikinci bir operasyon yapılmasını gerektirebilir. Sigara kullanımı komplikasyon riskini artırabildiğinden ve iyileşmeyi geciktirdiğinden sigara içenlere sigara kullanımını bırakmaları yönünde tavsiyede bulunulmalıdır.Özellikle de fiziksel aktiviteye ne zaman ve ne şekilde yeniden başlayacağınız konusunda cerrahınız tarafından verilen talimatları ameliyattan önce ve sonra sıkı şekilde takip ederek komplikasyon meydana gelmesi konusunda taşıdığınız riski azaltabilirsiniz.AMELİYATINIZIN PLANLANMASIİlk konsültasyon sırasında cerrahınız sağlığınızı değerlendirecek, karın bölgenizdeki yağ birikimlerinin boyutunu belirleyecek ve cilt tonüsünüzü dikkatli bir şekilde değerlendirecektir. Sigara kullanıyorsanız ve herhangi bir ilaç tedavisi, vitamin ya da başka ilaçlar alıyorsanız bunları mutlaka cerrahınıza söyleyin.Cerrahınızla beklentileriniz konusunda konuşurken açık olun. Cerrahınız da sahip olduğunuz alternatifleri ve her birinin risklerini ve sınırlı yanlarını anlatmak konusunda size karşı aynı şekilde açık sözlü olmalıdır.Örneğin eğer sahip olduğunuz yağ birikimi göbeğinizin altındaki bölgeyle sınırlıysa, kısmi abdominoplasti denen ve genellikle ayakta tedavi bazında uygulanabilen, daha az karmaşık bir prosedüre ihtiyaç duyuyor olabilirsiniz.Diğer taraftan, daha iyi vücut hatları elde etmek için, kalçalardaki yağ birikimlerinin alınmasına yönelik yağ emme liposuction operasyonuyla birlikte uygulanması durumunda kısmi ya da tam abdominoplastiden daha fazla fayda görebilirsiniz. Ya da belki de tek başına yağ emme operasyonu en iyi sonucu ortaya çıkarabilir.Her durumda, cerrahınız size uygun ve arzu edilen vücut hatlarına en yakın sonucu ortaya çıkaracak prosedürü önermek konusunda sizinle birilikte çalışmalıdır.Aynı zamanda konsültasyon sırasında cerrahınız kullanacağı anestezi şeklini, ameliyatın gerçekleştirileceği tesisin tipini ve oluşacak maliyeti de açıklamalıdır. Çoğu durumda sağlık sigortası poliçeleri abdominoplasti masraflarını kapsamaz ancak emin olmak için poliçenizi kontrol etmelisiniz.AMELİYATINIZ HAZIRLIĞICerrahınız ameliyata nasıl hazırlanacağınız konusunda size yeme, içme, sigara kullanımı ve alınması ve kaçınılması gereken belirli vitaminler ve ilaçlar gibi konuları kapsayan özel talimatlar verecektir.Sigara kullanıyorsanız ameliyatınızdan en az bir ya da iki hafta önce bırakmak ve ameliyattan sonra en az bir ya da iki hafta yeniden başlamamak yönünde plan yapın. İyileşme yeteneğini kötü yönde etkileyeceğinden, ameliyattan önce güneşe aşırı maruz kalmaktan kaçının, özellikle karın bölgenizi aşırı şekilde güneşe maruz bırakmayın ve sıkı bir diyet uygulamayın. Eğer soğuk algınlığına ya da herhangi bir enfeksiyona yakalanırsanız ameliyatınız muhtemelen ertelenecektir.Ameliyatınız ister ayakta ister yatarak tedavi bazında gerçekleştirilsin, sizi ameliyatınızdan sonra arabayla eve götürmesi ve hastaneden çıktıktan sonraki bir iki gün sizinle ilgilenmesi için birini bulmalısınız.AMELİYATINIZIN GERÇEKLEŞTİRİLECEĞİ YERBirçok cerrah hem kısmi hem de tam abdominoplastiyi ayakta tedavi uygulanan bir cerrahi merkezinde ya da muayenehane bazlı bir tesiste gerçekleştirecektir. Diğerleri hastalarının birkaç gün kalabileceği hastane ortamını tercih eder.AMELİYATTam abdominoplasti genellikle, gerekli olan işlemin boyutuna bağlı olarak, iki ila beş saat sürer. Kısmi abdominoplasti bir ya da iki saat alabilir.Çoğu zaman, cerrah pubik bölgenin hemen üzerinden, bir kalça kemiğinden diğerine uzun bir kesi yapar. Göbeği çevreleyen dokudan ayırmak için ikinci bir kesi yapılır. Kısmi abdominoplastide kesi çok daha kısadır ve göbek hareket ettirilmeyebilir, bununla birlikte cildin sıkılaştırılıp dikilmesiyle çekilerek doğal olamayan bir şekil alabilir.Ardından, cerrah cildi kaburgalarınıza kadar karın duvarından ayırır ve karnınızdaki dikey kasları ortaya çıkarmak için geniş bir cilt bölümünü kaldırır. Bu kaslar çekilerek birbirlerine yaklaştırılıp yeni pozisyonlarında dikilerek sıkılaştırılır. Bu işlem karın duvarının daha sıkı olmasını ve bel çevresinin daha dar olmasını sağlar.Ardından kaldırılmış olan cilt bölümü aşağı doğru çekilir ve fazla cilt çıkarılır. Göbeğiniz için yeni bir delik kesilir ve ardından yerine dikilir. Son olarak, kesiler dikilecek ve bandajlar uygulanacaktır ve ameliyat bölgesinden fazla sıvıların boşaltılması için geçici bir tüp yerleştirilebilir.Kısmi abdominoplastide yalnızca kesi çizgisi ile göbek arasındaki cilt ayrılır. Ayrılan cilt bölümü aşağı doğru çekilir, fazla cilt çıkarılır ve kaldırılmış olan cilt yerine geri dikilir.AMELİYATINIZDAN SONRAİlk birkaç gün karın bölgeniz muhtemelen şiş olacaktır ve ilaçla kontrol altına alınabilen bir rahatsızlık ve ağrı hissetmeniz olasıdır. Ameliyatın boyutuna bağlı olarak, birkaç saat içinde taburcu edilebilir ya da iki veya üç gün hastanede yatmak zorunda kalabilirsiniz.Doktorunuz duş almak ve bandajlarınızı değiştirmek konusunda size talimatlar verecektir. En başta dik duramasanız bilseniz bile mümkün olduğunca erken bir şekilde yürümeye başlamalısınız.Yüzeydeki dikişler beş ila yedi gün içinde alınacaktır, uçları cildin yüzeyine doğru çıkan derindeki dikişler ise iki ila üç hafta içinde çıkacaktır.Beklentileriniz gerçekçiyse ve kalıcı yara izi sonuçlarına ve iyileşme sürecinin uzunluğu konusunda hazırlıklıysanız, abdominoplasti sizin için doğru çözüm olabilir. Kesi üzerindeki bandaj destekleyici bir giysi ile değiştirilebilir.NORMALE DÖNMEKKendinizi eskisi gibi hissetmeniz haftalar ya da aylar alabilir. Fiziksel durumunuz en üst seviyedeyken, güçlü karın kaslarıyla işe ve hareketliliğe başlamanız durumunda abdominoplastiden sonra iyileşmeniz çok daha hızlı olacaktır. Bazı kişiler iki hafta sonra işlerine dönerken bazılarının dinlenmesi ve sağlığına kavuşması üç ya da dört hafta sürecektir.Egzersiz iyileşmenize yardımcı olacaktır. Daha önce hiç egzersiz yapmamış olan kişiler bile şişkinliği azaltmak, kan pıhtısı oluşması ihtimalini düşürmek ve kas tonüsünü arttırmak için bir egzersiz programına başlamalıdır. Bununla birlikte, rahat bir şekilde gerçekleştirebilecek bir hale gelene kadar, ağır egzersizlerden kaçınmalısınız.İlk üç ila altı ay yara iziniz iyileşirken aslında kötüleşiyor gibi görünebilir ancak bu normaldir. Yara izlerinizin düzleşmesi ve renklerinin açılması dokuz ay ila bir yıl sürebilir. Hiçbir zaman tamamen kaybolmayacak olmakla birlikte, karın bölgesindeki yara izleri çoğu kıyafetin, hatta mayoların bile altında kalacak ve görünmeyecektir.YENİ GÖRÜNTÜNÜZAbdominoplasti, ister kısmi ister tam olsun, karın kasları zayıflamış olan ya da karın bölgelerindeki ciltte fazlalık bulunan hastalarda mükemmel sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Ve dengeli şekilde beslenir ve düzenli egzersiz yaparsanız, sonuçlar çoğu durumda uzun sürelidir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2516371009878234738?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2516371009878234738/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2516371009878234738' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2516371009878234738'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2516371009878234738'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/karni-gerdirme.html' title='KARNI GERDİRME'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7006400707137344812</id><published>2008-02-09T03:18:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T03:33:57.018-08:00</updated><title type='text'>BOTOX</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BOTOX&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Tedavi sonrasında herhangi bir rahatsızlık hissettiğiniz durumlarda Tylenol alınız. Aspirin almayınız.
Yüzümüzün mimiklerini ve hareketlerini yapmamızı sağlayan kaslar, üstlerindeki deriye bağlıdırlar. Yıllar süren kullanım sonucu, kaslar gözle görülür çizgiler ve kırışıklıklar oluştururlar.
Deriye bağlı yüzeysel kasları gevşeterek, kırışıklıkları rahatlatmak ve yumuşatmak mümkündür. Kasların gevşemesi sayesinde daha fazla kırışıklık oluşması engellenir. Sonuç olarak elde edilen görüntü, daha düzgün, huzurlu ve genç bir görünümdür.
Büyük bir operasyon geçirmeden, \ kaş kaldırma\ operasyonunda elde edilen sonuçlar elde edilebilir.En çok tedavi edilen bölgeler arasında alın , göz çevresi ve kaşların arasını sayabiliriz. Botox enjeksiyonları ile göz kenarlarındaki kırışıklıklar yumuşatılır, kaşların arasındaki çatınma çizgisi azaltılabilir ve alındaki kırışıklıklar daha az belirgin bir düzeye indirilebilir. Botox, ayrıca boyun çizgileri ve kaşların zaman içinde düşmesinde tedavi amacı ile de kullanılmaktadır. Ancak belki de en önemli özelliği, zaman içinde giderek daha uzun süreli etkiye sahip olarak yüzün üst kısmındaki yaşlanmayı tamamen durdurmasıdır.Sulandırılmış ilacın çok küçük bir miktarı tedavi edilen yöredeki kaslara enjekte edilir. Bu prosedür tedavi odasında, siz dik bir pozisyonda otururken çok hızlı bir şekilde uygulanır. Tedaviden sonra 1-2 saat süreyle dik bir pozisyonda kalmak Botox ilacının zerkedilen yerde kalmasını sağlamak açısından çok önem taşır. Ayrıca bu süre boyunca ilacın uygulandığı kaslara egzersiz uygulanmalıdır.Bazı hastalar Botox enjeksiyonlarının yapılması sırasında sızlama hissedebilirler. Ancak, tedavi sonrasında acı hissedilmesine çok nadir rastlanır. Bu ilaçlar kanama olasılığını ve/veya çürümeyi arttırabilir.Uygulama öncesi bir hafta süre ile alkol almayınız.Bu ilaçlar kanama olasılığını ve/veya çürümeyi arttırabilir.Uygulama öncesi bir hafta süre ile alkol almayınız.Uygulama sonrası için talimatlarTedavi sonrasında 1-2 saat süreyle dik pozisyonda kalınız ve enjeksiyon bölgesi kaslarını çalıştırınız.24 saat süreyle zorlayıcı egzersiz hareketlerinden uzak durunuz.Uygulama sonrası için talimatlarTedavi sonrasında 1-2 saat süreyle dik pozisyonda kalınız ve enjeksiyon bölgesi kaslarını çalıştırınız.24 saat süreyle zorlayıcı egzersiz hareketlerinden uzak durunuz.Tedavi sonrasında herhangi bir rahatsızlık hissettiğiniz durumlarda Tylenol alınız. Aspirin almayınız.Tedavi öncesi enjeksiyon uygulanacak yörelere anestezik etkili kremler kullanmak, enjeksiyonlara ilişkin rahatsızlıkları azaltacaktır.Pek çok kişi için sonuçların 3 ile 6 ay arasında bir süre için kalıcı olduğu söylenebilir. Daha büyük yüz kaslarına sahip olan hastalarda erkekler gibi veya yüz kaslarını daha fazla kullanan, çok mimikli kişilerde tedavinin daha sık aralıklarla uygulanması gerekebilir. Genellikle, botox enjeksiyonları sonucu yüz kasları fazla hareket etmemek konusunda adeta \eğitilirler. Zaman içerisinde, çizgileri rahatlatmak için daha az Botox kullanmak gerekli olur. Temel kural olarak başlangıçta 4 ayda bir, birinci yıldan sonra 6 ayda bir uygulamaktır..Botox enjeksiyonlarının etkileri kalıcı olmadığı için önemli yan etkileri yok kadar azdır. Enjeksiyon yapılan noktalarda çürüme ve kırmızılık görülebilir. Baş ağrısı da sözü edilen bir yan etkidir. Hamile olan veya bebek emziren kadınlar enjeksiyonları yaptırmak için beklemelidirler. Nöromüsküler rahatsızlıkları, veya kanama problemleri olanlar, tedavi yapılması istenilen bölgede deri hastalıkları olanlar Botox enjeksiyonları için aday olamazlar.BOTOX ENJEKSİYONLARI:Uygulama öncesi için talimatlarAspirin veya aspirin içeren ilaçları almayınız, non-steroidal anti-enflamatuar ilaçları uygulamadan 10 gün önce kesiniz.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7006400707137344812?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7006400707137344812/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7006400707137344812' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7006400707137344812'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7006400707137344812'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/botox.html' title='BOTOX'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-990170047498955344</id><published>2008-02-09T03:15:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T03:16:54.817-08:00</updated><title type='text'>BOTOX VE MUCİZELERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;BOTOX VE MUCİZELERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Birçok kişinin kırışıklık tedavisinde en çok tercih ettiği yöntem olan botox, estetik amacıyla da son yıllarda yaygın olmasına karşın, yanlış bilinen birçok noktası var.Botox, zamanla yüzde oluşan derin ve yeni başlamış mimik kırışıklıklarında, çizgilerde uygulanan cerrahi olmayan bir uygulamadır. Clostridum Botulinum adlı bakteriden üretilen doğal, saflaştırılmış bir proteinin kırışıklığa yol açan kaslara çok ince uçlu bir enjektör iğnesi ile düşük dozlarda verilmesiyle uygulanır diyen Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu botox hakkında şu bilgileri verdi.-Botox Sadece Kozmetik Amaçlı Bir İlaç mıdır?İlacın ilk kullanım alanı estetik değildir. Pek çok nörolojik hastalık , serebral palsi, göz tikleri ve şaşılıkta kullanılmıştır, kullanılmaya devam edilmektedir. Bu uygulamalar esnasında fark edilmiştir ki; kaş arasında ve göz çevresindeki kırışıklıklar yok olmuştur. Bunun üzerine araştırmalar yapılarak estetik ve kozmetik alanlarda kullanımı başlamış ve alınan sonuçların son derece iyi olmasından dolayı yaygınlaşmıştır.-Botox Felce Sebep Olur mu?Enjekte edilen kasta sinir hücreleri aracılığıyla kasılma emri veren iletiyi geçici süre durdurmaktır. Yani felç eder bilgisi yanlıştır. Uygulanması son derece basittir. 5 dakika içerisinde yapılır. Etkisi ise 1 haftada tam olarak görülür. İlk uygulamada süresi 4 ay iken daha sonraki uygulamalarda süre 6 ay olur. Kırışıklığa yol açan kaslara serum fizyolojik ile seyreltilerek enjekte edilmektedir, enjeksiyondan sonra kas içinde yayılarak dağılır. Uygulama alanları alın, kaş arası, göz çevresindeki kaz ayağı dediğimiz çizgiler, üst dudak ve boyundaki çizgilerdir. Aynı zamanda koltuk altı, el ve ayak terleme probleminde de tedavi maksatlı uygulamalar yapılabilir. -Donuk ve İfadesiz Bir Görüntüye Neden Olur mu?Donuk surat ifadesi ise yanlış bilinen bir duyumdur. Bu hastanın isteği ve hekimin arasındaki diyoloğa bağlıdır. Her insanın beklentisi ve doktorun kabiliyeti farklıdır. Örneğin bir hasta kaş çatmaktan memnun değilken bir diğeri işi yada çevresi gereği bu mimiğin kalmasını isteyebilir. Ya da biri için kaz ayaklarının yok olması bir diğeri kaşlarının kalmasını isteyebilir.Önemli olan hastanın isteği ve doktorun bunun bilincinde olarak uygulamayı ve dozu doğal görünümü bozmadan ayarlamasıdır.-Botox Yapıldığı Belli Olur mu?Botox uygulamasını yaptıranlar genellikle anlaşılmasını istemezler. Bu yüzden doğal teknikler gelişmiştir. Dozları düşük tutup bir yere enjekte etmektense birkaç kasa azar azar enjekte ederek hem doğal görüntüyü koruyup hem de kırışıklıkların yok olmasını sağlayabiliyoruz. Sizde yaptırmayı planlıyor ve belli olmasından endişe ediyorsanız, kaşlarınızın çok kalkmasını istemezseniz sonuç tam istediğiniz gibi olacaktır.-Botoxun Yeni Kırışıklıklara Neden Olduğu Doğru mu?Botox un bazı kırışıklıkları yok edip başka yerlerde yeni kırışıklara neden olduğu söylenmekte, olan ise; yatay çizgiler yok olduğundan dikey çizgilerin göze çarpmasından ibarettir. Yani yeni olduğu söylenen kırışıklıklar zaten var olan fakat diğer çizgiler daha derin olduğu için göze batmayan çizgilerdir. Bir de hastanın isteğine bağlı olarak yapılan kaş kaldırma işleminde uygulandığında alın çizgileri oluşabilir. Bunun haricinde yeni kırışıklıklara neden olduğu bilgisi yanlıştır.-Yan Etkileri Var mı?Botox un bilinen hiç yan etkisi yoktur. Botox, tüm dünyada amaç ve sonuçları öğrenildikçe kullanımı artan, en kolay kırışık yoketme yöntemi olarak biliniyor. Ancak ismi sık duyulsa da ve her zaman gündemde olsa da botox hakkında bilinmeyen çok şey var.Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Prof. Erol Kışlaoğlu botox hakkında bilinmeyenleri, merak edilenleri ve dikkat edilmesi gerekenleri anlattı.Kısa bir zaman öncesine kadar pek çok nörolojik hastalığın tedavisinde kullanılan botox, son yıllarda estetik amacıyla kullanılmaya başlandı.Etkisi sadece uygulama bölgesiyle sınırlıdır, 24 saat içerisinde vücuttan atılır ve en önemlisi maksimum etkisi yani kaslardaki gevşeklik 6 aydır. Uygulama anında iğneye bağlı kızarıklıklar ise gündelik hayatta kullandığımız makyaj malzemeleriyle kolayca kapatılabilir. Etkisi geçtikten sonra yeniletmenizde hiçbir sakınca yoktur ve herhangi bir sınırlama olmaksızın ömür boyu kullanabilirsiniz.-Dudak ve Yüz Dolgunlaştırmada Kullanılır mı?Botox un işlevi kas hareketlerini zayıflatmak olduğundan dolgu maddeleriyle kıyaslamak yanlış olacaktır. Dudak üzerindeki ince çizgilerde kullanılmakta ancak dolgu maddesi gibi dudak ya da yüz dolgunlaştırmakta kullanılmamaktadır. Yani botox insanı şişirir demek tamamen yanlıştır.-Sahte Botox Var mı?Botox la ilgili en önemli konulardan biri de botox un belli bir kalitesi ve dozunun olmasıdır. Piyasada bazı uzakdoğu ürünü kopya ilaçlar olduğunu ve bunların çok ucuza yapıldığını duymakla beraber bu ürünleri doktorların kullandığını düşünmüyorum. Her ne kadar basit bir işlem gibi görünsede Botox uygulayabilmek için muhakkak anotomi bilgisi gerekmektedir. Sadece ve sadece bu işin uzmanı olan doktorlar tarafından uygulanmalıdır.-Bazı Kremlerin Botox Etkisine Sahip Olduğu Doğru mu?Son dönemde botox etkisine sahip olduğu söylenen pek çok krem ve benzeri ürün görmekteyiz. Nitekim botox kesinlikle kremlere katılabilecek ve yüze sürülerek etki edecek bir madde değildir. Botox verilen bir bölge şişmez. Botox dolgu maddesi değildir. Dolgu maddeleri ayrı bir gruba giriyorlar.6. Botox doğal değil ve sağlığa zararlı.Bilinen hiçbir yan etkisi ve zararı yok. Aspirin ne kadar doğal değilse botox da o kadar değil. Ya da yılan zehiri doğal olmasına karşın bir insanı öldürebilir. Her doğal iyi, her doğal olmayan kötüdür denemez!7. Botox yaptıranlar şeytan gibi görünüyor.Bu da tamamen ilacı veren kişiye bağlı. Botox kaşları kaldırabilir ama bu kontrollü bir şekilde olur.Tamamen doktorun elindedir.Kaslara enjekte edilmelidir, oysa kremler tamamen cilt yüzeyine uygulanırlar, dolayısıyla sadece yüzeysel ince cilt kırışıklıklarında etkili olabilirler. Botox ise dinamik kaslara bağlı derin kırışıklarda etkilidir. Bunlarda alındaki, göz çevresindeki, dudak ve boyundaki kırışıklıklardır. Kısaca söylemek gerekirse hiçbir krem botox un etkisini sağlayamaz.-Bağımlılık Yapar mı?Tüm bunlara ilaveten botox un insanların üzerinde son derece olumlu etkileri vardır. İnsanlar uygulamanın ardından yavaş yavaş kırışıklıklarının yok olduğunu, sinirlenseler de kaşlarını çatamadıklarını fark ederler. Ve sonuçta çok daha iyi hissederler ve sürekli yaptırmakta hiçbir sakınca olmadığından 6 ayda bir yenilemektedirler.Botox la İlgili Yanlış Bilinenler1. Botox yılan zehridir.Botox bakteriden elde edilen sıradan denebilecek bir ilaç. Neredeyse bütün antibiyotikler aynı yöntem ile elde ediliyorlar ve hepsi bakterilerin kendilerini korumak için salgıladıkları maddeler. Yılanlar ile bir alakası yoktur.2. Botox felç yapar.Felç ile bir kasın hareket yeteneğini sonsuza kadar kaybetmesini ifade ediyorsak yanlış. Botox verilen kaslar dört ile altı ay arasında sinirlerden uyarı alamaz ve hareketsiz kalır. Daha sonra hiçbir şey olmamış gibi eski hareketlerine devam ederler.3. Botox ifadesiz bir yüz yapar.Botox büyük ölçüde alında uygulanıyor. Buradaki hareketsizlik de sadece kaşlarınızı çatmanıza engel olur ki bu sadece ifadenizi yumuşatır. Karakter rolleri oynayan bir aktör ya da aktris değilseniz ifadenizdeki bu değişiklik kimseyi rahatsız etmez.4. Botox sadece güzellik amacıyla kullanılan kozmetik bir ilaçtır.Çok yanlış. Botox yıllarca felçli hastaların tedavisinde kullanıldı. Estetik amaçlar ile kullanılması çok yeni. Türkiye de kullanılan ilaç miktarının hala 70 i gerçek hastalara kullanılıyor.5. Botox bir dolgu maddesi gibi dudakları yüzü şişiriyor.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-990170047498955344?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/990170047498955344/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=990170047498955344' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/990170047498955344'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/990170047498955344'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/botox-ve-mucizeleri.html' title='BOTOX VE MUCİZELERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-5287015589740603604</id><published>2008-02-09T03:09:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T03:11:52.794-08:00</updated><title type='text'>SEKS VE AĞIZ KANSERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SEKS VE AĞIZ KANSERİ &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu virüsü taşıyan kadınların yüzde 95i bu enfeksiyondan bir yıl içinde kurtulur. Ancak bu bile niçin bu kadar az sayıda insanda kanserin geliştiğini açıklayamıyor.Bu son bulgular ağız kanseri tedavisini de kolaylaştıracak. Dolayısıyla virüs kaynaklı ağız kanserli hastalara antiviral ilaçlar vermek iyileşme olasılığını artırabilir. Bu arada önlem olarak aşı üzerinde çalışmalar yapılıyor. Aşıların ağız enfeksiyonunun yanı sıra jenital enfeksiyonlara da iyi geleceği umut ediliyor.
Bu virüsün servikal kansere rahim boynu kanseri yol açtığı biliniyor. Bazı araştırmalar bu virüsün ayrıca ağız ve anal kanserlerine de neden olabileceğine işaret ediyor.Fransa, Lyondaki Uluslararası Kanser Araştırmaları Kurumu da çalışan bilim adamları ağız kanserine yakalanmış l670 deneği, l732 sağlıklı denekle karşılaştırdı. Hastalar Avrupa, Kanada, Avustralya, Küba ve Sudanda yaşıyordu. Servikal kanserlerde görülen HPV-l6 olarak bilinen virüs, ağız kanserlerinde de tespit edildi.HPV-16 virüsü taşıyan ağız kanserli hastaların arasında oral seks yaptığını açıklayanların sayısı, tümörlerinde HPV-16 virüsü bulunmayan hastalara oranla 3 misliydi. Virüsün kanserlere nasıl yol açtığı konusunda kadın ve erkekler arasında bir fark saptanmadıOral seks, ağız tümörlerine yol açabiliyor. Son yapılan bir araştırmaya göre insan papilom meme başı gibi çıkıntılar yapan selim tümörler virüsü ağız kanserine yol açabiliyor. Bilim adamları uzun süredir papilom virüsünün ağız kanserine neden olduğundan kuşkulanıyordu.İyi haber bu riskin çok küçük olması. Ağız tümörü her yıl 10.000 kişiden birinde görülüyor. Ve bu vakaların pek çoğu sigara ve içkiye bağlı olarak ortaya çıkıyor.İnsan papilom virüsü HPV cinsel yolla geçen virüslerin en yaygını. Bu enfeksiyonların yalnızca yüzde 10u kansere yol açan türdendir..Söz konusu araştırmanın sonuçları Journal of the National Cancer Institute isimli bilim dergisinin aralık sayısında yayınlandı.. Bu sonuçlar HPV ile ağız kanseri arasındaki ilişkiyi kesinleştirdi.Jenital cinsel organ HPV enfeksiyonu çok yaygındır. ABDdeki 25 yaşındaki kadınların yaklaşık üçte birinde bu virüs mevcuttur.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-5287015589740603604?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/5287015589740603604/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=5287015589740603604' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5287015589740603604'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/5287015589740603604'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/seks-ve-aiz-kanseri.html' title='SEKS VE AĞIZ KANSERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2007140425714056035</id><published>2008-02-09T03:05:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T03:06:50.721-08:00</updated><title type='text'>DOĞUMDAN SONRA CİNSEL İLİŞKİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DOĞUMDAN SONRA CİNSEL İLİŞKİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu dönemde cinsel istekte azalma görülebileceğini belirten Anadolu Sağlık Merkezi nden Kadın Sağlığı Uzmanı Opr. Dr. İbrahim Sözen, doğum sonrasında kadın cinselliği ile ilgili merak edilenleri anlattı...GÜVENİLİR DOĞUM KONTROL YÖNTEMİSüt emzirmenin yumurtlama üzerindeki baskısı nedeniyle belli bir oranda doğum kontrolü sağladığını söyleyen Opr. Dr. İbrahim Sözen, Ancak bu kesinlikle güvenilir bir korunma yöntemi değildir. Birçok anne bir sonraki bebeklerine işte bu korunduklarını sandıkları dönemde hamile kalırlar. Bu nedenle özellikle, emzirmenin yoğunluğunun ve sıklığının azaldığı doğumu izleyen 6. aydan sonraki süreçte mutlaka güvenilir bir doğum kontrol yöntemi seçilmeli diyor.Bu tür bir yöntemin doğumu izleyen 6. haftadan itibaren uygulanmasını öneren Sözen, yüzde 99 koruyuculuğu olan 3 yöntemi rahim içi araç yani spiral, doğum kontrol hapları ve 3 ayda bir kastan verilen doğum kontrol iğneleri olduğunun altını çiziyor.KURULUK SORUNUNA KAYGANLAŞTIRICI JEL2007 yılında Journal of Sexual Medicine adlı dergide yayınlanan bir çalışmaya göre doğum yapan annelerin yüzde 90 ında cinselliğe ilişkin bir endişe söz konusu oluyor. Cinselliğe tekrar ne zaman başlanabileceği bunlardan biri. Cinselliğe doğumu izleyen 6. haftadan sonra başlanabilir. İlk başlarda vajende eskiye oranla bir kuruluk görülebilir. Bunun nedeni azalmış östrojen hormonudur. İlişkiyi kolaylaştırmak için kayganlaştırıcı jeller kullanılabilir.VÜCUT İMAJINDAN MEMNUNİYETSİZLİKDoğum sonrası ortaya çıkan problemlerden biri erkeğin kadından daha fazla cinsel istek içinde olmasıdır. Erkeğin bu anlamda kadın fizyolojisini kavrayarak anlayışlı olması gerekmektedir. Annenin kendi vücut imajından memnuniyetsizliği de cinselliği etkileyen önemli bir faktör. Bu da doğumu izleyen 6. haftadan sonra ciddi bir egzersiz programı ve emzirmeyi takiben uygulanacak sıkı bir diyet ile çözülebilir.GEBELİĞİN BAŞINDAKİ CİNSEL AKTİVİTE ÖNEMLİ2006 yılında İngiliz tıp dergisi BJOG da yayınlanan bir çalışmada, doğumdan bir yıl sonraki cinsel aktivite miktarını belirleyen en önemli faktörün, gebeliğin başındaki cinsel aktivite miktarı olduğu saptandı. 2006 yılında yayınlanan bir Alman çalışmasına göre, bu tür bir travma nedeniye doğum sonrası devam eden ağrılı cinsel ilişki de cinselliği olumsuz etkiliyor.Doğumdan sonraki 6. ayda da devam eden ağrılı cinsel ilişki görülme sıklığı normal ve vajinal yırtık olmaksızın doğuranlar ile sezaryan ameliyatı ile doğuranlarda yüzde 3-4 iken, ileri düzeyde vajinal yırtık veya kesi ile doğum yapanlarda yüzde 11-14 olarak bulunmuştur. Bu nedenle anneye göre iri bebekleri olanlarda, normal doğumu ileri düzeyde yırtıklara neden olacak şekilde zorlamamak ve bu bilgileri doğum öncesi anne adayıyla paylaşmak gerekiyor.Yani, gebeliğinin başından beri cinselliğini yaşamayı sürdüren kadınlar, doğumdan 1 yıl sonra da cinselliği aktif yaşarken, gebeliğin başından itibaren bu sıklığın azaldığı kadınlar, doğum sonrası en çok problem yaşayan grup oldu. Gebelikte özel durumlar dışında cinselliğin tıbben kısıtlanması söz konusu değil. Doğum sonrasında özellikle emziren kadınlarda yüksek miktarlarda salgılanan prolaktin adlı süt hormonu, libidoyu yani cinsel isteği azaltıcı bir etkiye sahip. Bu yüzden doğum sonrası cinsellikten uzaklaşma yaşanabiliyor...Bu dönemde yüksek prolaktin etkisiyle yumurtalıklardan normalde salınan ve cinsellikte rol oynayan estrojen ve androjen hormonları baskılanır. Emzirme dönemi bittikten sonra prolaktin hormonu düzeyi normal düzeylere iner, yumurtalıkların ve yumurtlamanın baskılanması ve cinsellikte önemli hormonların yumurtalıklardan salınması üzerindeki baskı kalkar ve libido normal düzeylere çıkar.Geçici olarak kısıtlanan kadınlar gebelikte vajinal kanama ile erken doğum tehdidine yol açan rahim kasılmaları yaşayanlar.İsveç te yapılan ve 2005 yılında Journal of Sexual Research dergisinde yayınlanan bir çalışma çiftlerin doğumdan 6 ay sonraki cinselliğini inceliyor. Buna göre en sık görülen cinsel aktivite miktarı ayda 1 veya 2 olarak bulunmuş. Buna en büyük neden olarak çiftler ve özellikle kadınlar cinsel aktivite için çok yorgun olduklarını gösteriyor. Bebeğin bakım ihtiyaçları azaldıkça, uykusu düzene girdikçe cinsel aktivitenin de normale dönmesi bekleniyor.AĞRI CİNSELLİĞİ OLUMSUZ ETKİLİYORDoğum sonrası cinselliği etkileyen faktörlerden bir diğeri de normal doğum sırasında vajen bölgesinde ileri düzeyde yırtılma veya kesi olup olmadığı.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2007140425714056035?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2007140425714056035/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2007140425714056035' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2007140425714056035'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2007140425714056035'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/doumdan-sonra-cinsel-iliki.html' title='DOĞUMDAN SONRA CİNSEL İLİŞKİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2587492999027700520</id><published>2008-02-09T02:59:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T03:02:31.419-08:00</updated><title type='text'>EPİLASYON VE TEDAVİLERİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;EPİLASYON VE TEDAVİLERİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu sıvının oluşması beklendiğinden seanslar klasik iğneli yönteme göre daha uzun sürer. Epilasyondan sonraki ilk 24 saat içinde cilde su ve fondoten, ilk 48 saat içinde de sabun değdirilmemesi gerekmektedir. Hamilelere, vücudunda platin taşıyanlara, yüksek tansiyon hastalarına ve regl dönemindekilere uygulanmaz.Verilen yüksek frekans nedeniyle kıl kökünde bir çeşit sıvı oluşarak kılı öldürür. İstenmeyen kılların yok edilmesindeki diğer klasik yöntemlerin kısa etkili ve acı verici olması lazer epilasyon yönteminin günümüzde popüler olmasına neden olmuştur. Artık tıpta pek çok alanda kullanılan lazerler, epilasyon amaçlı yani istenmeyen kılları yok etmek için de büyük bir başarı ile kullanılmaktadır.
CBu şekilde kıl kökü tahrip edilmiş olur. Jilet ya da tüy dökücülerle alınarak kalınlaşmış tüylere daha fazla elekrik verilmesi gerektiğinden, bu durumda daha fazla acı hissedilir. Lazer Epilasyon/Foto Epilasyon imkanı olmayan kişiler veya kıl rengi Lazer Epilasyon ya da Foto Epilasyon uygulamalarına müsait olmayan kişiler beyaz-sarı kıllar veya Lazer Epilasyon/ Foto Epilasyon dan arta kalan beyaz kıllar için bu epilasyon yöntemi uygulanabilir.Bio-Aktif Sistem: epilasyon işleminden önce 3 gün üst üste bitkisel ağırlıklı solüsyon sürülür ve su ile temas olmaz. Seans sırasında solüsyon sayesinde yumuşamış bölgedeki tüyler sır ağda ile alınır ve tekrar solüsyon sürülür. Sonra epilasyon makinasının bob adı verilen başlığı ile bu bölgeye 15 dakika kadar masaj yapılır. Bu yöntemin esasını oluşturan solüsyonun amacı kılları zayıflatmaktır.Radyo Frekansı ile Epilasyon: Bu yöntem ses dalgalarının kıl kökünde ısıya dönüşerek kıl kökünü yakmasına dayanır.Foto Epilasyon : Foto epilasyon, lazer gibi ışığın yoğun biçimde deriye verilerek kıl köklerinin yakılmasıdır. Ancak ışığın dalga boyu lazerinkinden daha düşüktür. Epilasyon yapılacak bölge acıyı hafifletmek ve oluşabilecek kızarıklıkları engellemek için önce buz ile soğutulur.Blend Yöntemi : İğneyle kıl köküne girilerek elektrik verilerek epilasyon yapılır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2587492999027700520?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2587492999027700520/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2587492999027700520' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2587492999027700520'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2587492999027700520'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/epilasyon-ve-tedavileri.html' title='EPİLASYON VE TEDAVİLERİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6309650456363159799</id><published>2008-02-09T02:55:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T02:57:36.654-08:00</updated><title type='text'>EPİLASYON VE KILLARIN BÜYÜMESİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;EPİLASYON VE KILLARIN BÜYÜMESİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Lazer tekniği ile kıyaslandığında çok uzun zaman alan, ağrılı ve pahalı olan elektroliz yöntemi, bir iğnenin tek tek kıl köklerine batırılarak düşük seviyede elektrik akımı verilmesi prensibiyle çalışmaktadır.Yaş, etnik sbepler, ilaçlar, hormon seviyesi ve vücudun bölgesel özellikleri bunlardan bazılarıdır. Bu faktörler, kılın uzunluğunu, kalınlığını, sıklığını ve rengini etkilerler. Kılların tamamı aynı sırada uzamazlar. Kılın büyümesinin üç aşaması vardır; anajen büyümüş ve aktif, katajen geçiş ve telojen pasif.
Lazer epilasyon, istenmeyen tüylerin çözümünde en önemli teknolojik atılım olmuştur. Lazer epilasyondan önce bu sorun, ağda, cımbız, traş gibi yöntemlerle geçici olarak çözümlenmekteydi.
Halen kullanılan bu yöntemlerin yanında elektroliz iğneli epilasyon kalıcı bir çözüm sunmaktadır.  Kıl renginin en koyu olduğu aşama, anajen safhadır.
Lazer epilasyon sisteminin çalışması is selective photothermolysis prensibine dayanmaktadır. Üretilen lazer ışını, cilt üzerinden zararsızca geçerek kıl köklerindeki pigmentlere nüfus eder. Kıl kökü tarafından emilen bu enerji, ısıya dönüşerek kıl kökünü tahrip eder. Lazer ışını sadece anajen aktif aşamadaki kıl köklerini tahrip ettiği için etkili bir sonuç ancak birkaç seans uygulama sonrasında elde edilmektedir.Lazer epilasyon tekniğinin elektrolize göre üstünlükleri; uygulama süresinin çok daha kısa olması, ağrısız olması ve toplam uygulama maliyetinin daha düşük olmasıdır. Elektroliz tekniğinde her kıl kökü için ayrı işlem yapılırken, lazer uygulamasında aynı anda birçok kıl kökü tahrip edilmektedir.Kliniklerimizde Sharplan Epitouch 5100 Alexandrite scannerlı cihazlarımızla tüm cilt tiplerine güvenle uygulama yapılmaktadır.Kılın büyümesiVücutta kıl oluşumunu etkileyen birçok unsur vardır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-6309650456363159799?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/6309650456363159799/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=6309650456363159799' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6309650456363159799'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6309650456363159799'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/epilasyon-ve-killarin-bymesi.html' title='EPİLASYON VE KILLARIN BÜYÜMESİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-810588566248217843</id><published>2008-02-09T02:47:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T02:51:29.303-08:00</updated><title type='text'>LAZER  EPİLASYON</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;LAZER  EPİLASYON&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Uygulamadan sonra da 8 gün güneşlenmeyin.- Çok açık veya çok koyu tenliyseniz karar vermeden önce bir uzman doktorla görüşün.- Seanslardan sonra ciltte kızarıklıklar oluşabilir ama bunlar kısa sürede yok olur.- Lazerli epilasyon bir uzmanlık işidir, mutlaka iyice araştırın ve uzmanlara yaptırın.
Uygulamadan sonra da 8 gün güneşlenmeyin.- Çok açık veya çok koyu tenliyseniz karar vermeden önce bir uzman doktorla görüşün.- Seanslardan sonra ciltte kızarıklıklar oluşabilir ama bunlar kısa sürede yok olur.- Lazerli epilasyon bir uzmanlık işidir, mutlaka iyice araştırın ve uzmanlara yaptırın.Uygulama Alanları:* Lazer Epilasyon* Fotorejuvenasyon* 4 mm ye kadar kalınlığı olan mavi derin damarlar* Talenjekteziler* Nevus Flammeus* Cherry hemanjiomlar* İnce Yüzeyel kılcal damarlar* Örümcek damarlar* Akne sivilceleri.* Ablatif uygulamalar melazma, santalazma* Akne skarları* Ufak keloidler* Seboreik keratozlar* Güneş lekeleri* Benin lezyonlar* Cilt soyma* Cilt yenileme smooth mod
Lazerli epilasyon vücudun her bölgesindeki tüyleri acısız ve cilde zarar vermeden yok eden kalıcı bir yöntemdir.Özel olarak seçilen dalga boyundaki lazer ışınları kıl kökünde bulunan melanin pigmentini hedef alır.Uygulama Alanları:* Lazer Epilasyon* Fotorejuvenasyon* 4 mm ye kadar kalınlığı olan mavi derin damarlar* Talenjekteziler* Nevus Flammeus* Cherry hemanjiomlar* İnce Yüzeyel kılcal damarlar* Örümcek damarlar* Akne sivilceleri.* Ablatif uygulamalar melazma, santalazma* Akne skarları* Ufak keloidler* Seboreik keratozlar* Güneş lekeleri* Benin lezyonlar* Cilt soyma* Cilt yenileme smooth modLazerli epilasyonla uygun gelişmişlikteki tüyler yok edildiği için bu evreye gelmeyen tüyler için uygun evre beklenir. Bu da seans sayısını artırabilir. En hızlı ve başarılı sonuç, cilt rengi açık, tüyleri koyu olan insanlarda alınır.Hamilelerin uygulamaması gereken bir yöntemdir.Uygulama önerileri:- Uygulamadan önce güneşlenmeyin, bronzlaşmış cilde lazer uygulamak sakıncalıdır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-810588566248217843?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/810588566248217843/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=810588566248217843' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/810588566248217843'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/810588566248217843'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/lazer-epilasyon.html' title='LAZER  EPİLASYON'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-928961192347236424</id><published>2008-02-09T02:29:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T02:31:11.737-08:00</updated><title type='text'>ALKOL VE BÖBREK</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;ALKOL VE BÖBREK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Belirli miktarda alkol kullanmanın, böbrek kanseri riskini azaltabileceği saptandı.Sonuçları British Journal of Cancer dergisinde yayınlanan araştırmada, Stockholm deki KarolinskUzmanlar, böbrek kanseri riskinin azalışıyla light bira, orta sertlikte bira, sert şarap ya da likör tüketimi arasında bir ilişki saptamadı.Araştırmacılar, ölçü birimi olarak, bir bardak bira 200 mililitre, bir bardak şarap 100 mililitre, bir bardak sert şarap ya da likör 40 mililitre baz aldı. Bu ölçülerdeki içkilerin de, farklı oranlarda alkol içerdiği göz önünde bulunduruldu.Ayda 620 gram civarında etanol etil alkol tüketenlerde de kanser oranının, hiç içmeyenlere oranla yüzde 40 daha az olduğu belirtildi.Uzmanlar, şarap ve bira tüketimiyle kanser oluşumunun azalması arasındaki bağlantının, bu içkilerdeki antioksidan ve antimutajenik maddelere bağlı olabileceğini, ancak üç farklı çeşit içkinin ve toplam etanol alımının riski azalttığının saptanması nedeniyle belli bir içki türünün değil, alkolün kendisinin etkili olduğunun söylenebileceğini kaydettiler.
Alicja Wolk ve ekibi, İsveç te geniş çaplı bir tarama yaptı.Araştırma kapsamında, böbrek kanseri hastası 855 ve kanser olmayan 1204 kişinin, farklı çeşitlerdeki içki ve toplam alkol tüketimleri incelendi.
Tarama sonucunda, haftada 2 bardaktan fazla kırmızı şarap içmenin, riskin azalmasıyla bağlantılı olduğu, aynı etkinin, haftada iki bardaktan fazla beyaz şarap ve sert bira içenlerde de saptandığı kaydedildi.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-928961192347236424?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/928961192347236424/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=928961192347236424' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/928961192347236424'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/928961192347236424'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/alkol-ve-bbrek.html' title='ALKOL VE BÖBREK'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-1447122512333208555</id><published>2008-02-09T02:23:00.000-08:00</published><updated>2008-02-09T02:26:46.374-08:00</updated><title type='text'>DOĞUM</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;DOĞUM &lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Emekli Sandığına bağlı çalışan gebeler yanlarında kurumlarından aldıkları hastaneye sevklerini gösteren kağıtlarını, SSKlı gebeler ise vizite kağıtlarını ve karnelerini yanlarında getirmelidirler.4857 sayılı iş kanunun 74. maddesine göre hamile kadınlar 8 haftası doğumdan önce 8 haftası da doğumdan sonra olmak üzere toplam 16 hafta doğum izni kullanabilmektedirler. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.İsteği halinde kadın işçiye, onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından veya çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir. Bu süre, yıllık ücretli izin hakkının hesabında dikkate alınmaz.Yine doktor raporu ile doğuma 3 hafta kalana kadar çalışabilmekte ve izinlerinin geri kalan kısmını doğum sonrasına aktarabilmektedirler.Bunlardan en önemlisi hamileliğinizin 32. haftasında doktorunuzdan alacağınız rapor ile bağlı olduğunuz SSK hastane ya da polikliniğine başvurarak raporu onaylatmanız ve çalıştığınız kurumdaki personel bölümüne iletmenizdir. Daha sonraki işlemler ile ilgili olarak personel biriminizden bilgi alabilirsiniz.Çalışan anne adaylarının doğum izinleri hakkında bilinçli olması, gerekirse doktorunu zamanı geldiğinde uyarması son derecede önemlidir.Bir takım dalgınlıklar sonucu doğum izin gününüzün geçmesi kanuni olaral izinli olduğunuz dönemin yanmasına sebebiyet olabilir. Yani, çalışan gebeler dilerlerse gebeliklerinin 32. haftasında doktorlarından aldıkları 37. gebelik haftasına kadar daha 5 hafta süre ile çalışmasında gebeliği yönünden sakınca bulunmamaktadır şeklindeki benzer raporlarla doğum öncesi kullanmadıkları 5 haftalık izni doğum sonrasına aktarabilirler Aktarma. Bu durumda doğum sonrası 8+5= 13 hafta 91 gün süre ile kanuni olarak izin kullanma hakkına sahip olurlar.Birden fazla bebek bekleyen anne adaylarında ise doğum öncesi izni 8 yerine 10 hafta olarak kullanılabilmektedir.Doğum şekli ister sezaryen ister normal doğum olsun, doğum öncesi ve sonrası izinlerini etkilemeyecektir.Bu konu ile ilgli kanun maddesi şu şekildedir:MADDE 74. Kadın işçilerin doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam on altı haftalık süre için çalıştırılmamaları esastır. Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta süre eklenir. Ancak, sağlık durumu uygun olduğu takdirde, doktorun onayı ile kadın işçi isterse doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı süreler doğum sonrası sürelere eklenir.Yukarıda öngörülen süreler işçinin sağlık durumuna ve işin özelliğine göre doğumdan önce ve sonra gerekirse artırılabilir. Bu süreler hekim raporu ile belirtilir.Hamilelik süresince kadın işçiye periyodik kontroller için ücretli izin verilir.Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam bir buçuk saat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında ve kaça bölünerek kulllanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.Ancak yasal hakkınız olan bu izni kullanabilmek için yapmanız gereken işlemler vardır. Emekli sandığı ve SSKlı çalışan gebelerde doğum öncesi ve sonrası izinler aşağıda belirtilmiş olup, mağdur olmamanız için yapmanız gereken yalnızca o tarihlerde Sağlık Bakanlığına bağlı bir Devlet Hastanesine uğramanız ve gerekli formaliteleri yerine getirmenizdir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-1447122512333208555?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/1447122512333208555/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=1447122512333208555' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1447122512333208555'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/1447122512333208555'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/doum.html' title='DOĞUM'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6034491487095023244</id><published>2008-02-08T12:24:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:27:04.989-08:00</updated><title type='text'>MENEPOZ HAKKINDA HERŞEY</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;MENEPOZ HAKKINDA HERŞEY&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Gün geçtikçe yumurtalık fonksiyonlarının daha iyi tanınması ile,menopozun fizyolojik cephesi gün ışığına çıkartılmıştır.Türkiyede ortalama yaşam süresinin bayanlar için 67 olduğunu kabul edecek olursak, yaklaşık hayatının 1/3lük bölümünü menopozal dönemde geçirecek bayana iyi bir yaşam kalitesini sunmak biz hekimlerin önemli bir görevidir.Menopoza girmiş bir bayanı sadece Kadın-Doğum hekiminin değil,ayrıca Dahiliye - Psikiyatri - Fizik Tedavi ve Diyetisyenin birlikte değerlendirmesi gerekir.Günümüzde menopoz adetten kesilen bayanın eskiden olduğu gibi birtakım şikayetlerine alışmakla geçirdiği bir dönem değildir.Menopozu yaşlılığın başlangıcı yada hayatın sonbaharı olarak görmekte artık gerilerde kalmıştır.Menopoz, adetlerin kalıcı olarak kesilmesidir.Bu olaydan sonra en az bir yıl içinde bayanın adet kanamaları olmamışsa menopozal döneme girmiş sayılır.Yurdumuzda menopoz yaşı ortalama 45-49 yaşları arasında değişmektedir.Vücuttaki hormonların özelliklede östrojenin sistemler üzerindeki etkileşmesi ve yan etkileri geniş araştırmalar sonucunda ortaya koyulmuştur.Menopozdaki yıllarını doktor kontrolü dışında geçiren bir bayanı bekleyen genitoüriner sistem atrofileri, kemik erimesi, kardiyo-vasküler sistem hastalıkları ve psikiyatrik şikayetler ciddi boyuta ulaşabilir.Bu konular tek bayanların değil, ailelerin,iş çevrelerinin ve toplumun problemi olabilmektedir.Ortaya çıkan şikayetler görev başındaki bayanın iş gücünü, yönetim kararlarını ve verimliliğini, veya aile içinde çocuklarına, eşine karşı olan davranışlarını etkiliyebilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-6034491487095023244?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/6034491487095023244/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=6034491487095023244' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6034491487095023244'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6034491487095023244'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/menepoz-hakkinda-herey.html' title='MENEPOZ HAKKINDA HERŞEY'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-7707833268300985966</id><published>2008-02-08T12:21:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:22:30.223-08:00</updated><title type='text'>KADINDA MENEPOZ DÖNEMİ</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;KADINDA MENEPOZ DÖNEMİ&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Günümüzde bir kadının ortalama yaşam süresi beklentisi 79.7 yıl, erkeğin 72.9 yıldır. Bu rakamlar gelişmiş ülkelerin verdiği rakamlar olup ülkemizde daha düşüktür.İsveç ve İsviçre ortalama yaşam süresinin en uzun olduğu ülkelerdir.Dünya genelinde insanın ortalama yaşam süresinin giderek artacağı ancak şu an için henüz öngörülmeyen bir rakamda sabitleneceği düşünülmektedir.
Menopoz tıpta nispeten yeni tanınmaya başlanan bir olgudur. Bu tabloda kadının yaşam süresinin yıllar boyunca belirgin bir şekilde artmasına karşın menopoza girme yaşının sabit seyrettiği görülmektedir.
Gerçekten de tıbbi yayınlar ilk adet görme yaşının yıllar boyu düşme eğiliminde olmasına karşın menopoza girme yaşının değişmediğini doğrulamaktadır.İnsanın Ortalama Yaşam SüresiMilattan Önce M.Ö. 1000 yılında insan yaşam süresinin ortalama 18 yıl olduğu bildirilmektedir. M.Ö. 100 yılında 25 yıla ulaşan ortalama yaşam süresi 1900 yılında Amerikada 49 yaşına çıkmıştır. Kadının menopoz dönemini yaşayacak yaşa ulaşması 19. yüzyılın sonlarına doğru mümkün olmuştur. Bu nedenle çağlar boyu menopoza girme yaşı yaklaşık 150 yıllık bir dönem boyunca incelenebilir durumdadır.Aşağıdaki resimde yükselen eğri kadının ortalama yaşam süresindeki artışı gösterirken, yatay çizgi menopoza girme yaşını göstermektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-7707833268300985966?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/7707833268300985966/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=7707833268300985966' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7707833268300985966'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/7707833268300985966'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/kadinda-menepoz-dnemi.html' title='KADINDA MENEPOZ DÖNEMİ'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6927007734082015485</id><published>2008-02-08T12:18:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:19:45.315-08:00</updated><title type='text'>HIZLI GEBELİK</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;HIZLI GEBELİK&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Sabah erken saatlerde cinsel ilişkiye girmeye çalışın.Sabahları sperm kalitesi en iyi durumda olmaktadır.Cinsel ilişkiyi bir ev ödevi olarak görmeden isteyerek eşinizle birlikte olun.Orgazm olmak vagina salgısının ph derecesini değiştirmekte ve spermin rahim ağzından daha hızlı geçmesini sağlamaktadır.Gereğinden fazla, sık cinsel ilişkiye girmekten kaçının.Daha önce gebelikten korunmak için değişik yöntemler kullanmışsanız bunların olası etkileri için doktorunuza danışın.Adet düzensizliği var ise gereken tedavi ile adet düzenini sağlayın. Servikal mukus gereğinden koyu ise inceltici özel ilaç kullanmak gerebilir.Günlük beslenmenize dikkat edin.Dengeli ve düzenli beslenin.Süt ürünlerinin içindeki galaktose ismi verilen madde yumurtlama fonksiyonunu arttırmaktadır.Bol miktarda süt,süt ürünü ve yoğurt tüketin.Enginar ve taze fasulyeyi tüketmeyi unutmayın.Aşırı kırmızı et ve yağlı yemek tüketmeyin ,östrojen düzeyini olumsuz etkileyebilir.Aşırı olmamak şartıyla hafif eksersiz yapın.Doktorunuzun haberi olmadan hiçbir ilaç kullanmayın.Adetlerim düzensiz,yumurtlamam ne zaman olmakta?Bu soruyu bir çok kadın kendi kendine veya hekimine sormaktadır. Ne zaman yumurtlamam oluyor? Yumurtlama gününü anlamak için bazal vücut ısısı ölçümü yapılabilinir,düzenleyici ilaçlar kullanılabilinir, bitkisel içerikli haplar alınabilinir veya yumurtlamayı gösteren özel testler yapılabilinir.Adet düzensizliği var diyebilmek için adetlerin 7 günden fazla bir süre erken veya geç olması gerekmektedir.Başka bir ifade ile 21 günden daha sık veya 35 günden daha seyrek olması adet düzensizliği anlamına gelir.Her 10 kadından 2 tanesinde adet düzensizliği görülmektedir.Adet düzensizliğinin en sık sebepleri kötü beslenme ,kontrolsüz diyet,kronik yumurtlama bozukluğu,hormon bozuklukları,guatr ve bazı böbrek üstü bezi hastalıkları,polikistik over,yumurtalıkover kistleri varlığı,aşırı eksersiz ve kontrolsüz spor vs.dir.Adetleriniz düzensiz ise ve gebe kalmayı planlıyorsanız kolay gebe kalabilmek için doktorunuzla görüşüp öncelikle adetlerinizi düzene sokun.Bazal vücut ısısının ölçümü ile yumurtlama zamanı tespit edilir mi?Bazal vücut ısınızı ölçerek yumurtlama gününüzü tespit edebilir, luteal fazın ne kadar sürdüğünü saptayabilirsiniz.Vücut ısısı yumurtlamanın oluşmasıyla birlikte yükselmektedir.Bu şekilde adet düzeninizdeki yumurtlama gününüzü tespit edebilirsiniz.Kendinize dijital iyi bir termometre alın.Rahat olun,strese girmeyin .Gebe kalamayacağınız korkusuna kapılmayın.Adet düzeninizi takip edin, gebe kalabileceğiniz muhtemel günlerde cinsel ilişkide bulunmaya özen gösterin.Eşinizin sigara ve alkolü bırakmasını sağlayın,hayatını düzenlemesine yardım edin.Eşinizin kalın ve sıkı pantolon,iç çamaşırı giymesini engelleyin.Sauna ve sıcak banyolardan kaçınmasını tavsiye edin.İlişkiden 2 saat önce eşinizin sert bir kahve içmesi sperm hareketlerini uyaracaktır.En uygun pozisyonda cinsel ilişkiye girin.İlişki sonrası belinizin altına yastık koyup bir saat yataktan kalkmayın,yatak odasının fazla sıcak olmamasını sağlayın.Uyanır uyanmaz yataktan daha çıkmadan vücut ısınızı ölçün, çünkü hareket etmeniz ısıyı yükseltir ve bu yanıltıcı olur.Adetinizin ilk günü itibariyle ölçüme başlayın.Gebe kalmayı zorlaştıran faktörler nelerdir?Kadının 35 yaşından büyük olmasıDüzensiz adetlerEndometriyozis hastalığıCinsel ilişki ile geçen hastalık hikayesiGenital organlarda geçirilmiş ağır iltihabi hastalık öyküsüAşırı kilolu veya aşırı zayıf olmakDevamlı değişik nitelikte ilaç kullanımı,sigara ve bağımlılık yapan alışkanlıklarKronik hastalıkların varlığı kalp ,karaciğer şeker ve guatr hastalığından herhangi birinin olmasıEpilepsi ve psikolojik rahatsızlıklarErkeğin testislerinden kaza geçirmiş veya ameliyat olmuş olması.Her gün aynı saatte ölçüm yapmaya özen gösterin.Ölçümden elde ettiğiniz değeri kartınıza işaretleyin.Isıda ani bir artış 0.4-0.6 derece gibi olur ise bu yumurtlamanızın 24 saat içinde olacağını gösterir.Bu ısı artışından sonra ölçmeyi bırakmayın, devam edin ve yeni adet ile tekrar yeni kartınıza işaretlemeye başlayın.Aynı işlemi 3-4 ay yaptıktan sonra yumurtlama gününüzü keşfedecek ve luteal faz dönemizin uzunluğunu hesaplayacaksınız.Eğer yapamıyorsanız mutlaka doktorunuzdan size öğretmesi için yardım isteyin.Progesteron gebe kalmayı kolaylaştırır mı?Progesteron bir kadınlık hormonu olup birden fazla etkisi vardır.Rahmi, rahim ağzını, vaginayı ve tiroid bezlerini direkt olarak etkilemektedir.Hamile kalmayı kolaylaştırmakta ,bebeğin gelişimine ve büyümesine katkı sağlamaktadır.Progesteron seviyesindeki düşüklük luteal faz ıyumurtlamadan sonraki 14 günlük süre bozup hamile kalmayı zorlaştırmaktadır.Progesteron kremleri,vaginal tabletleri vücudun günlük ihtiyacını karşılayıp östrojen dengesini düzenlemektedir.Kadınlarda yumurtlama esnasında 2 tane hormon yapılmaktadır.Bunlar östradiol ve progesterondur.Bu iki hormon birlikte bir denge içinde hamile kalmayı ve gebeliğin devamını sağlamaktadır.Progesteronun en büyük etkisi yumurtlama sonrası mukus u rahim ağzı salgısıdeğiştirmek ve rahim içini döllenmiş yumurtanın yerleşmesi için hazırlamaktır.Bu esnada progesteron etkisine bağlı olarak vücut ısısı da artmaktadır.Kısa sürede gebe kalamayan veya daha önce düşük yapmış hastalarda sağlıklı bir gebelik başlangıcı için yumurtlama tarihi itibariyle doktorunun tavsiye ettiği şekil ve sıklıkta kullanmaları faydalı olabilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-6927007734082015485?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/6927007734082015485/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=6927007734082015485' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6927007734082015485'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/6927007734082015485'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/hizli-gebelik.html' title='HIZLI GEBELİK'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2869792261563252187</id><published>2008-02-08T12:14:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:16:13.890-08:00</updated><title type='text'>HAMİLELİKTE GUATR</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;HAMİLELİKTE GUATR&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Bu safhadan sonra hamilelik planlanmalıdır.EĞER HAMİLEYSENİZ En kısa sürede kadın doğum uzmanınızla görüşüp serbest T3, serbest T4 ve TSH isimli hormonlarınızın ölçülmesini talep edin. Bunlarda bir anormallik varsa guatr konusunda deneyimli bir uzmanla görüşün.HAMİLELERDE HANGİ TİROİD HASTALIKLARI GÖRÜLÜR? Daha önce mevcut olan tiroid hastalıkları hamilelik sırasında daha belirgin bir hale gelir ve daha gürültülü seyreder. Bu da hem hamilenin hem de bebeğin sağlığını ve hatta hayatını tehdit edebilir. Bu nedenle tiroid hastalıkları hamilelik öncesinde tedavi edilip kontrol altına alınmalıdır. Ayrıca, tiroid hastalığı olduğu bilinen bir kadın hamile kaldığında kadın doğum uzmanı tarafından en kısa sürede bir deneyimli bir guatr uzmanına yönlendirilip hasta hamilelik boyunca guatr ve kadın doğum uzmanlarınca yakından takip edilmelidir. Yine de hamilelerde daha önce mevcut olmasa da her türden tiroid hormon bozukluğu ortaya çıkabilir.HAMİLELERDE ZEHİRLİ GUATR Hamilelerde tiroid hormonları aşırı düzeyde üretilirse bu duruma zehirli guatr hipertiroidizm diyoruz. Bu hastalık hamileliğin erken döneminde ortaya çıkarsa bebeğin anne karnında ölümü ve düşük görülebilir. Eğer hastalık hamileliğin son aylarında ortaya çıkarsa annenin hayatı bebekten daha fazla tehlikeye girer. Yine de doğum olursa çok özel tedbirler ve guatr konusunda deneyimli bir uzman işbirliği ile doğum veya sezeryan gerçekleştirilmelidir. Bu durumda bebeğin zeka düzeyinin düşük olması çoğunlukla mümkün değildir.HAMİLELİK PLANLIYORSANIZ TİROİD MUAYENESİ OLUN! Hamile kalmaya karar verdiyseniz veya hamile kaldığınızı anladığınız zaman ilk olarak yaptırmanız gereken kan tahlillerinde biri açlık kan şekeri, diğeri de tiroid hormonları ölçümüdür.Eğer tiroid hormonlarında anormallik varsa guatr konusunda deneyimli bir uzman tarafından muayene edilip daha ileri tetkikler yapılmalıdır. Böylece mevcut tiroid hormon bozukluğunun nedeni ortaya çıkarılıp doğru ve yeterli tedavi yapılır.Bu hamilelerde tedavi oldukça zor olup sonucu da çoğunlukla hastayı da hekimi de tatmin etmez. Bu hastalarda ameliyat çoğunlukla yapılmaz, çünkü yüksek tiroid hormonları varlığında anestezi vermek çok risklidir. Bu hastalarda radyoaktif iyot RAI tedavisi kesinlikle uygulanmaz. Bu hastalarda sadece tiroid karşıtı ilaçlar kullanılır ancak bu ilaçlar hem çok etkili olmaz hem de bebek üzerine zararları olabilmektedir. Zehirli guatrı hafif düzeyde olan hamilelerde pasif takip yani ilaçsız yakın takip yapmak ve gerekince ilaçla müdahale etmek de mümkündür.HAMİLELERDE TİROİD HORMON YETMEZLİĞİ HİPOTİROİDİZM Hamilelerde tiroid hormonlarının düşük, TSH ın yüksek olduğu durumlar ciddi alarm belirtisi olup yakından izlemek gereken bir tablodur. Bu durum tiroid hormon yetersizliği yani hipotiroidizm belirtisidir. Ancak bazen TSH normal iken dahi kandaki tiroid hormonları düşük olur. Bu durumda tedaviye derhal başlanmalıdır. Aksi halde hem annenin tiroid bezesi büyür, gereğinden fazla kilo alır, kabızlık başlar, hem de anne rahmindeki bebeğin zihinsel ve fiziksel gelişimi bozulabilir. Bu hamilelerde yeterli tiroid hormonu verildiğinde bebeğin normal zeka ve fiziksel gelişimi sağlanır.Hamilelerde tiroid hormon yetersizliği sanıldığından çok daha yaygındır.Tiroid de bu değişimlerden nasibini almaktadır. Bu çerçevede vücudun iyot ihtiyacı ve tiroid hormonu ihtiyacı artmaktadır. Bu nedenle hamilelerde tiroid hormonlarının her 3 ayda bir ölçülmesi gerekir; zira her üç aylık dönemlerde tiroid hormon ihtiyacı değişiklik göstermektedir. En önemlisi, hamilelik öncesinde tiroid hastalığı olanların, hamilelik süresince bir kadın doğum uzmanına ilaveten bir de guatr uzmanınca yakından takibi gerekir. En önemlisi de ne yazık ki bu yetersizlik çoğunlukla ne kadın doğum uzmanının ne de hastanın aklına gelmemektedir. Bir de üstelik henüz ülkemizde yeni doğan bebeğe tiroid taraması yapılmadığı için tiroid hormon yetmezliği doğum sonrasında da tedavi edilmeyip bebeğin zeka fiziksel gelişimi daha da bozulmaktadır. HAMİLELERDE TİROİD NODÜLÜ Hamilelerde her tür nodül saptanabilir. Bu nodüllere yönelik tedavi doğum sonrasına ertelenmelidir. Çünkü hamilelerde tiroid kanseri çok nadir bir durumdur. Hatta hamilelerde bütün kanserler nadirdir. Hamilelerde tiroid sintigrafisi uygulanmaz. Nodüle ince aspirasyon biyopsisi yapılması da tavsiye edilmez.HAMİLELERİN TİROİD HASTALIKLARI YÖNÜNDEN TAKİBİ Hamilelerde hormonal sistemlerin tümünde ciddi değişim olması kaçınılmazdır. Bu nedenle hamilelerdeki nodüller ultrasonografi ile incelenmeli, aynı anda tiroid hormonları yüksek zehirli guatr yoksa başka bir işlem yapılmadan pasif takip yapılmalıdır.HAMİLELERDE NE TÜR TİROİD TETKİKİ YAPILMALIDIR? Diğer insanlardan farklı olarak, tarama amacıyla sadece TSH ölçümü hamilelerde yeterli olmaz! Çünkü TSH cevabi bir hormon olup hamilenin hızla değişen tiroid hormon düzeyine cevap olarak ancak aylar sonra yükselmeye başlar ki bu dönemde bebek tiroid hormonsuz kalabilir. Bu nedenle hamilelerde TSH, serbest T3, serbest T4 hormonları ölçülmelidir.Hamilelerde bazen TSH çok düşer. Bu ciddi bir klinik durumdur. Çünkü bu hamilelerin gerçekten bir tiroid hastalığı nedeniyle mi örneğin zehirli guatr yoksa normal bir gelişim nedeniyle mi örneğin hamilenin kanında normalde artan beta HCG etkisiyle TSH düşüklüğü olduğu anlaşılmalıdır. Zira çoklu hamileliliklerde örneğin ikiz ve üçüz kanda artmış olan gonodotropinler TSH düşüklüğü nedeni olabilir. Bu çoğunlukla yanlış anlaşılıp hamilede zehirli guatr var şeklinde yorumlanıp hamileliğin sonlandırılmasına kadar giden karalar verilmektedir.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2869792261563252187?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2869792261563252187/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2869792261563252187' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2869792261563252187'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2869792261563252187'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/hamilelikte-guatr.html' title='HAMİLELİKTE GUATR'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-2886419952539252733</id><published>2008-02-08T12:08:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:11:38.635-08:00</updated><title type='text'>NORMAL DOĞUM NASIL OLMALIDIR?</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;NORMAL DOĞUM NASIL OLMALIDIR?&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
 Doktorunuzu arayınız ve onun talimatları doğrultusunda evde ağrılarınızı bekleyiniz ve su gelişini bir pet koyarak kontrol ediniz.Doğumun başladığını gösteren, düzenli ağrılar, nişan gelmesi veya suların gelmesi gibi işaretlerle müracat eden gebelerde doğum hazırlığı yapılmalıdır. Genel vücut temizliği duş, saçların toplanması, genital bölgenin temizlenmesi kılların traş edilmesi sağlanır. Lavman bağırsak temizliği yapılır, idrar torbası boşaltılır. Genital bölge antiseptik bir solüsyon veya sabun ile yıkanır ve steril bir pet ile kapatılır. Çamaşırlar değiştirilir.
İstirahat ile ağrıların geçmemesi, ağrılarında şiddetlenme olması ve ağrı süresinin uzaması gerçek doğum ağrılarının başladığının işaretidir. Bu durumda yapılması gereken, doktorunuzu aramak ve doğum yapmayı düşündüğünüz hastaneye gitmektir. Açılmanın tam olabilmesi için, doğum kanalıyla, baş genişliği ve baş hareketleri arasında tam bir uyum olması gerekir. Aksi durumlarda açılma zor olur ve bu süre uzar. Tam açılma, ilk gebeliklere 14 saatte, doğum yapmışlara 10 saatte bitmemişse bir problem olduğu düşünülmelidir.2-İndifa Devri Expulsion ;Açılmanın tamamlanması ve su kesesinin açılmasıyla başlar. Bu devrede ağrıların karakterinde bir değişme olur. Her ağrıyla beraber irade dışı bir ıkınma hissi başlar. Diyafragma ve karın kaslarının kasılmalarının, rahim kasılmalarına iştirak etmeleri sonucu olarak, çocuğa itici güç artar expulsion Hastanede yapılacak rahim ağzı muayenesi ve rahim kasılmalarını monitörize eden cihaza bağlanma ile daha kesin karar verilecektir.2-Nişan Gelmesi;Rahim ağzının açılmasıyla beraber etrafında bulunan kılcal damarların çatlaması ve bunların sümüksü bir kan şeklinde dışarı atılmasıdır. Her zaman kesin bir belirti değildir. Rahimağzı normalden 1-2 hafta önceden de açılmaya başlayabilir. Ancak sıklıkla görülen, nişan geldikten birkaç saat sonra düzenli rahim kasılmalarının başladığı ve doğumla sonuçlandığıdır.Ne Yapılmalıdır : Nişanı gelen kadın aynı şekilde sakin olup, sol tarafına yatarak istirahat etmeli ve ağrılarını beklemelidir. Bazen ağrılar fazla olmadan kanamalar fazla olabilir. Büyük olasılıkla rahimağzı iyice açılmıştır. Doktorunuzu arayınız ve hastaneye gidiniz. 3-Suların Gelmesi ;Doğuma yakın dönemde suların gelmesi gebelerin genellikle 10-15inde ilk belirti olabilir. Suların gelmesi, zamanından önce bile olsa doğumun başladığının göstergesidir. Birkaç saat içinde ağrılar başlar ve doğumla sonuçlanır.Ne Yapılmalıdır : Suların gelmesi çocukta acil bir sıkıntı yaratmayacaktır. Sakin bir şekilde, doğuma götüreceğiniz malzemelerinizi belirleyin ve doktorunuzu bilgilendirerek, hastaneye gidiniz. Su gelişi bazen idrar kaçırmayla karıştırılabilir. Gerçekten suyu gelen gebede bir anda ayaklarında sıcak ve yoğun bir ıslanma olur. İdrar kaçırmada ise özellikle oturur pozisyonda ve sıkışma esnasında ıslanma olmuştur. Bazı laboratuar tetkikleri yapılarak gebenin genel durumu hakkında bilgi sahibi olunur kan sayımı, kan grubu, sarılık testi vb..Doğum Takibi travay ;Hastaneye gelen gebenin, ağrılarının ne zaman başladığı veya suyunun , nişanının ne zaman geldiği öğrenilir. Suyu gelen gebenin en geç 12 saat içinde herneşekilde olursa olsun doğurtulması gerekir enfeksiyon riski. Daha sonra vaginal muayene ile rahim ağzı açılması kontrol edilir ve fetal monitör cihazı ile kasılma özellikleri ve bebeğin kalp atışları yakın takip edilir. Maksimum yarım saat kadar sürer. Beslenme organının çıkarılmasıyla beraber rahim ağzı ve doğum kanalı kontrol edilir, herhangi bir yırtılma durumunda dikiş atılarak kanamalar durdurulur. Epizyotomi yapılmış ise dikiş atılarak tamir edilir. İşlem sonunda antiseptik madde ile temizlik yapılarak hasta yatağına alınır.Doğuma yakın günlerde başlayan, belde çekilmeler, karında gerginlik hissi şeklinde duyulan kasılmalar, tedricen devamlı ve daha güçlü bir karakter alarak, hakiki doğum ağrılarına dönüşürler.Düzenli aralıklarla ve her 10 dakikada bir gelen, belden başlayıp kasıklara doğru yayılan ve gittikçe şiddeti artan ağrılar, rahim ağzının açılma devresinin başlangıcı olarak kabul edilir. Açılma ağrılarının araları süratle 3-4 dakikaya iner ve 30-60 saniye kadar devam eder.Açılma ağrılarında, rahim içi basınç 60 mmHgye kadar çıkar. Ancak, bazen doğuma yakın zamanlarda özellikle yoğun fiziksel aktivite sonrasında gerçek olmayan rahim kasılmaları hissedilebilir. Bu tür ağrıların tipik özelliği istirahatle geçmesidir.Ne Yapılmalıdır : Ağrısı başlayan her kadın, öncelikle sakin olmalı, evinde sol tarafına yatarak yarım saat kadar istirahat etmelidir. Doğum sonrası önemli bir nokta, annede kan uyuşmazlığı durumunda ilk 72 saatte anneye koruyucu Anti D adlı iğnenin yapılmasıdır. Aynı şekilde Hepatit B taşıyıcısı gebelerin bebeklerini korumak için ilk 6 saatte aşı ve immünoglobin tedavisi yapılmalıdır.Ağrılar süresince bebekte herhangi bir sıkıntı olması durumunda veya annede problem olması durumunda bazı tedbirler almak gerekir.DoğumDoğum 3 döneme ayrılır ;1-Açılma Devri Dilatasyon ;Ağrıların başlamasıyla beraber rahim ağzında açılma ve incelme başlar. Başlangıçta yavaş seyreden açılma, ağrıların şiddetlenmesi ve uzun sürmesiyle hızlanır. İlk bebeğine hamile gebelerde bu süre ortalama 8-10 saat, doğum yapmış kadınlarda ise bu süre 6-8 saat kadardır. Su kesesinin kendiliğinden açılması veya doktor tarafından açılması bu süreyi hızlandırabilir. Rahim ağzının çocuk başının geçişine müsaade etmesi için yaklaşık 10 cmye kadar genişlemesi gerekir.. Açılma döneminde 60-70 mmHg olan ağrılar bu dönemde 120 mmHgye kadar çıkar. Bu dönemde baş, rotasyon ve bükülme hareketleri yaparak doğum kanalının son kısmını geçer. Çocuğun başının geçişini kolaylaştırmak ve perine denilen dış kısmın yırtılarak zarar görmesini engellemek amacıyla genellikle ilk gebeliklerde epizyotomi denilen 2-3 cmlik kesi bakınız epizyotomi yapılır ve çocuk başı doğurtulur. İndifa devri ilk gebeliklerde maximum bir saat doğum yapmışlarda maximum yarım saattir. 3-Halas Devri ;Çocuğun doğumundan , beslenme organının çıkmasına kadar geçen zamana denir. Beslenme organının çıkışı, bir ıkıntı hissiyle beraber veya doktorun yapacağı bir manevra ile tamamlanır.&lt;div class="blogger-post-footer"&gt;&lt;img width='1' height='1' src='https://blogger.googleusercontent.com/tracker/1863442826400068165-2886419952539252733?l=fiziktedavisi.blogspot.com' alt='' /&gt;&lt;/div&gt;</content><link rel='replies' type='application/atom+xml' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/feeds/2886419952539252733/comments/default' title='Kayıt Yorumları'/><link rel='replies' type='text/html' href='http://www.blogger.com/comment.g?blogID=1863442826400068165&amp;postID=2886419952539252733' title='0 Yorum'/><link rel='edit' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2886419952539252733'/><link rel='self' type='application/atom+xml' href='http://www.blogger.com/feeds/1863442826400068165/posts/default/2886419952539252733'/><link rel='alternate' type='text/html' href='http://fiziktedavisi.blogspot.com/2008/02/normal-doum-nasil-olmalidir.html' title='NORMAL DOĞUM NASIL OLMALIDIR?'/><author><name>serseri_aziz01@hotmail.com</name><uri>http://www.blogger.com/profile/00497801911272896902</uri><email>noreply@blogger.com</email><gd:image rel='http://schemas.google.com/g/2005#thumbnail' width='16' height='16' src='http://img2.blogblog.com/img/b16-rounded.gif'/></author><thr:total>0</thr:total></entry><entry><id>tag:blogger.com,1999:blog-1863442826400068165.post-6156999717732943817</id><published>2008-02-08T12:03:00.000-08:00</published><updated>2008-02-08T12:07:09.328-08:00</updated><title type='text'>SEZERYAN İLE DOĞUM</title><content type='html'>&lt;strong&gt;&lt;span style="color:#ff0000;"&gt;SEZERYAN İLE DOĞUM&lt;/span&gt;&lt;/strong&gt;
Tedaviye dirençli vajinismus olgularında son çare olarak sezaryana başvurulur. Vajinismus dışında anne adayında normal doğumu engelleyecek psikiyatrik bozukluklar, anne adayının normal doğumdan aşırı korkması ve ikna edilememesi sezaryan ile doğum kararı verilmesinde etkili olur.Diğer bir grup elektif sezaryan ise, kesin ve bilimsel bir gerekçe olmamasına karşın doktorların bebek sağlığı için daha uygun olacağı hissini taşımalarıyla uygulanan sezaryanlardır.
Elektif acil olmayan sezeryan adını alan ve randevu verilerek gerçekleştirilen bu uygulama aşağıdaki durumlarda tercih edilir.Placenta PreviaPlasentanın serviksi tümüyle ya da kısmen kapatmasıdır. Kısmi kapatma durumlarında doğum eylemi esnasında serviks açılırken aşırı kanama olabileceğinden, tümüyle kapatma durumunda ise bebek hiçbir şekilde kanala giremeyeceğinden doğum mutlaka sezeryanla gerçekleştirilir. Tanı 36. gebelik haftasından sonra yapılan ultrason incelemesiyle konur. Bazı gebelerde gebeliğin erken dönemlerinde yapılan ultrasonlarda plasentanın servikse yakın yerleştiği, bazen de serviksi tümüyle kapattığı gözlenebilir. Bu dönemlerde sezeryan kararının hemen verilmesi doğru değildir, zira gebeliğin sonlarına doğru 36. gebelik haftasına kadar plasenta uterusun büyümesiyle yukarı çıkarak normal yerleşimine ulaşabilir.Bebeğin ters ya da yan durmasıFetuslar gebeliğin erken dönemlerinde sıklıkla yan ya da makat pozisyonunda baş yukarıda dururlar ve pozisyonlarını sık sık değiştirirler. Belli bir gebelik haftasından sonra, özellikle de 36. gebelik haftasından sonra bebek yeri daraldığından pozisyonunu değiştirmesi zorlaşır. 36. gebelik haftasından sonra bebeğin uterus içinde enlemesine durması sezaryan için mutlak bir neden teşkil eder. Makat ile gelen fetusların dikkatli bir inceleme sonrasında vajinal doğumuna izin verilebilir. Ancak önde gelen kısım yani doğum kanalına ilk giren kısım ayak ise doğum mutlaka sezeryan ile gerçekleştirilir. İlk doğumunu yapacak anne adaylarında makat gelişi ile doğum mümkün olmakla beraber bebeğin doğumu esnasında oluşabilecek muhtemel riskler yüzünden sezeryan ile doğum sıklıkla uygulanmaktadır.İribebekDoğumu yakın olan bir bebeğin ultrason ve klinik incelemelerle 4500 gramdan daha ağır olduğunun saptanması durumunda sezeryan ile doğum tercih edilir. Ortalama bir boyda ve kiloda olan bir anne adayında iri bebekte doğum eyleminin birinci ya da ikinci evresinde anne adayı ya da bebekte istenmeyen bazı durumlar oluşabilir. Bunlar arasında en sık görülenler doğumun ilerlememesi ve ikinci evrenin sonunda omuz takılmasıdır. Bu risklerin gerçekleşmesini önlemek için sezeryanla doğum tercih edilebilir.Pelvis Darlığı çatı darlığıBu duruma genellikle anne adayının çocukluk çağında geçirdiği ve kemik pelvis yapısını bozan hastalıklarda rastlanır. Hangi durumlarda sezeryan ile doğum kararı verilir?Sezeryan ile doğum kararı gebelik muayeneleri esnasında verilebileceği gibi, doğumu induksiyon suni sancı ile başlatma girişimi başarısız olduğunda, ya da doğum eylemi başladıktan sonra birinci ya da ikinci evrede verilebilir.Sezeryan kararı en sık doğum eylemi başladıktan sonra doğumun ilerlememesi ve fetal distres geliştiği durumlarda verilmektedir.Şu unutulmamalıdır: Bebeğin vücudu çıkana kadar herhangi bir dönemde normal doğumdan vazgeçilerek bebeğin sezeryan ile doğması kararı verilebilir!Gebelik muayeneleri esnasında sezeryan kararı verilmesi :Doğumu sezeryanla gerçekleştirme kararı henüz doğum eylemi başlamadan önce, antenatal incelemelerin herhangi birinde verilebilir.Şüpheli durumlarda antenatal dönemde yapılan dikkatli bir pelvik muayene ile tanı koyulur. Pelvis yapısı uterus içindeki bebeği doğurmaya uygun değilse sezeryan ile doğum kararı verilir.Herpes Simpleks EnfeksiyonuHerpes simpleks virüsü HSV enfeksiyonunun bulaştırıcılığının devam ettiği dönemde anneden bebeğe doğum esnasında virüs bulaşma riski vardır. HSV bebekte ciddi santral sinir sistemi enfeksiyonuna neden olabileceğinden doğum sezeryan ile gerçekleştirilir. Ancak bazen sezeryan bile bulaşmayı engelleyemeyebilir.Daha önce sezeryanla doğum yapmış olanlarDaha önce sezeryan ile doğum yapmış olanlar neden tekrar sezeryan ile doğum yaparlar?Sezeryan esnasında uterusa bir kesi yapılır. Bu kesi bebek çıkarıldıktan sonra usulüne uygun bir şekilde dikilerek kapatılır. Ne kadar iyi kapatılırsa ve ne kadar mükemmel iyileşirse iyileşsin kesi bölgesinde uterus kasının bütünlüğü bozulmuştur. Daha sonraki gebeliklerde uterus ve bebek tekrar büyümeye başladığında bu eski kesi yerinde bir gerginlik oluşur. Bu gerginlik kesi bölgesinin kendi kendine açılmasıyla dehisans ya da bölgede yırtık oluşmasıyla uterus rüptürü sonuçlanabilir. Böyle bir durum kanamaya yol açarak ve plasentanın işlevlerini bozarak anne adayı ve bebek için ciddi bir tehlike oluşturabilir.Sezeryan ile doğum yapmış olanlarda şimdiki gebelikte uterusta dehisans ya da rüptür oluşma riski nedir?Bu sorunun cevabını verebilmek için uterustaki kesinin yerini bilmek gerekir: Sezaryanda uterusa duruma göre iki ayrı kesi türünden biri uygulanır. Birinci ve en sık uygulanan, uterusun serviksle birleştiği alt kesime alt segment uygulanan yatay kesidir. İkinci kesi şekli ise uterusun yukarısında gövde kısmına uygulanan dikey kesidir. Klasik insizyon kesi adı verilen bu dikey kesi bebeğin alt segment kesisinden çıkmasının zor olduğu durumlarda uygulanan nadir bir kesi şeklidir. Alt segment yatay kesilerde gebelik esnasında uterusun gebelik ya da doğum eylemi esnasında bu kesi yerinden yırtılma olasılığı binde 2 civarındadır. Klasik insizyonda ise uterus gövdesi ciddi hasar gördüğünden oran tam olarak bilinmemekle beraber çok yüksektir.Sezaryan ile doğum yapmış olanlarda şimdiki gebelikte vajinal yoldan doğum yapma şansı varmıdır?Önceki doğumunu sezaryanla yapmış olanlarda şimdiki doğumun da sezaryanla gerçekleştirilmesi uygundur, ancak şart değildir. Özel koşullar yerine getirildiğinde önceden sezaryanla doğum yapmış bir anne adayı normal doğum yapabilir Bu özel koşullar arasında en önemlisi doğum eylemi esnasında acil olarak ameliyata alınmaya uygun şartların varlığıdır. İstisna oluşturabilecek tek durum önceki sezaryan operasyonunda klasik insizyon kullanılmış olmasıdır. Bu durumda sonraki doğumların hepsinin sezaryanla gerçekleştirilmesi çok daha uygundur. Sezaryanla doğum yapmış annelerin ameliyatlarının ne şekilde yapıldığını bilmeleri ve taburcu olurken bu konuda bir belge almaları daha sonra vajinal yolla doğum yapmak isteyebileceklerinden önemlidir.Doğum kanalını tıkayan myomlar ya da kanalda yer alan diğer kitlelerDoğum kanalına yerleşmiş büyük miyomlar ya da diğer kitleler, nadiren de perinede yer alan HPV enfeksiyonuna bağlı büyük kondilom lezyonları bebeğin kanaldan geçişine ve doğumuna engel teşkil edebilir.Anne adayının doğumun ikinci evresinde ıkınmasının sakıncalı olduğu durumlarBazı kalp ve beyin hastalıkları olan anne adaylarında kafa ve karın içi basıncını artıran ıkınmalar sakınca teşkil eder. Bu durumda anne adayı hastalığın uzmanı ile konsulte edildikten sonra doğum sezaryan ile gerçekleştirilir.Bebekteki bazı anormalliklerBebekte yaşamla bağdaşan ancak doğum kanalından geçişi engelleyecek omfalosel, hidrosefali gibi fiziksel kusurlarda sezaryan tercih edilir. Doğan bebeğe ilgili uzman doktor tarafından kısa zamanda müdahale yapılır.Diğer durumlarYukarıda sayılanlar henüz doğum eylemi başlamadan önce sezaryan kararı verilen durumların tümüne yakınını kapsar. Bunun dışında bebekle ya da anne adayıyla ilgili gebeliğin seyrininde sezaryan kararı verilen nadir durumlar da mevcuttur. Vajinismus vajina girişinin kasılarak penisin girişine izin vermemesi-bu durum vajinal muayene ile doğumun gidişatını takibi imkansız kılacağından sezaryan için bir neden teşkil eder bunlardan biridir. Uzun süren bir kısırlık döneminden sonra IVF tüp bebek ya da diğer yöntemlerle gebe kalan, daha önceden çok sayıda düşük ya da erken doğum kayıpları nedeniyle çocuk sahibi olamayan, daha önce gebelik ya da doğum eylemi esnasında bir ya da daha fazla sayıda bebeğini kaybeden anne adaylarına çoğunlukla sezaryan ile doğum önerilmekte ve bu öneri anne adayı tarafından da genelde olumlu karşılanmaktadır. Burada temel düşünce anestezi ve sezaryanın anne adayına getirdiği riskin normal doğumdan çok
